• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608

Uzm. Dr. Ebru Akçakanat: Glutatyon ve alfa lipoik asit vücudun en değerli koruyucuları

Koronavirüs pandemisi sürecinde bağışıklık sistemini güçlü tutmanın önemi bir kez daha anlaşıldı. Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ebru Akçakanat, son dönemde bağışıklığı güçlendirmek için en sık kullanılan desteklerin “glutatyon” ve “alfa lipoik asit” olduğunu açıkladı

Uzm. Dr. Ebru Akçakanat: Glutatyon ve alfa lipoik asit vücudun en değerli koruyucuları

14.09.2021, 14:22

Kliniğinde akupunktur ve tamamlayıcı tıp uygulamaları da yapan Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ebru Akçakanat, hastalıklarla mücadele edebilmek için bağışıklık sistemimizi güçlü tutmamız gerektiğini söyledi: "Bağışıklık sistemimiz güçlüyse, birçok hastalığın kolayca üstesinden gelebiliriz. Koronavirüs pandemisi döneminde insanlar bunun önemini çok daha net anladı. Bağışıklık sistemi için vitamin ve mineraller büyük önem taşıyor. Özellikle C vitamini. Günlük kullanımının bağışıklık sistemi için çok önemli olduğunu uzun zamandır biliyoruz. Artık bilinen bir vitamin daha var; D vitamini. Sadece güneşlenerek almamız gerektiğini düşündüğümüz D vitamini, Türkiye gibi güneşli bir ülkede birçok kişide çok düşük seviyede. Bu eksikliğin dışarıdan takviyelerle tamamlanması gerekiyor. B vitamini ve çinko da zindeliğimiz için önemli."

GLUTATYON SEVİYESİ NE KADAR YÜKSEKSE O KADAR SAĞLIKLIYIZ
Uzm. Dr. Ebru Akçakanat, vücudun kendi ürettiği en güçlü antioksidanlardan biri olan glutatyonun büyük önem taşıdığına dikkat çekti: "Glutatyon bizim sağlık kaynağımız. Glutatyon seviyesi bazal olarak vücudumuzda ne kadar yüksekse, o kadar sağlıklı ve uzun ömürlüyüz diyebiliriz. Glutatyon desteğini ağızdan oral yolla almak mümkün, ancak midede ve bağırsaklarda parçalandığı için, neredeyse yüzde 10-20 oranında emilebiliyor. O yüzden biz kliniğimizde glutatyonu damardan serum yoluyla vermeyi tercih ediyoruz."



İŞTE GLUTATYONUN VÜCUDA FAYDALARI
Dr. Akçakanat, "ana antioksidan" olarak bilinen glutatyonun faydalarını şöyle sıraladı: "Glutatyon, üç amino asitten oluşan küçük bir tripeptit molekülüdür: Glutamat (aka glutamik asit), sistein ve glisin. C vitamini, E vitamini, koenzim Q10 ve alfa-lipoik asit gibi diğer antioksidanların işlevini en üst düzeye çıkarmaya ve geri dönüştürmeye yardımcı olduğu için genellikle 'ana antioksidan' veya 'tüm antioksidanların anası' olarak etiketlenir. Oksidatif stresle mücadeleye yardımcı olur. Enflamasyonu kontrol etmeyi sağlar. Yaşla ilgili sağlık sorunlarını uzaklaştırır. Parkinson ve Alzheimer hastalığının yönetimine destek olur. Enfeksiyonlarla mücadeleyi kolaylaştırır. Kontrolsüz Tip 2 diyabetin etkisini azaltır. Kalp sağlığını iyileştirir. Periferik arter hastalığı olan kişilerin hareketliliğini artırmaya yardımcı olur. Sedef hastalığının tedavisine iyi gelir. Glutatyon ayrıca katarakt, glokom, hepatit ve idiyopatik pulmoner fibroz ve kistik fibroz gibi solunum bozukluklarının tedavisinde de kullanılabilir."

ALFA LİPOİK ASİT PEK ÇOK HASTALIKTAN KORUR
Uzm. Dr. Ebru Akçakanat, hücrelerde bulunan ve vücuda enerji üretilmesini sağlayan yağ asidi alfa lipoik asidin de çok önemli olduğunu, vücuttaki seviyesini artırmak için takviye yoluyla alınabileceğini belirtti: "Alfa lipoik asit desteğini de damardan serum olarak veriyoruz. Alfa lipoik asidin faydaları için şunları söyleyebilirim; kansere karşı koruyucudur. Diyabet tedavisine yardımcı olur. Enflamasyonla savaşır. Yağ yakımına yardımcı olarak kilo verme sürecine olumlu katkılar sağlar. Görme sağlığını iyileştirir. Karaciğer sağlığına destek olur. Migreni tedavi edebilir. Beyin sağlığını destekler ve cilt sağlığını artırır."

SERUM OLARAK UYGULANDIĞINDA BİRBİRİNİN ETKİNLİĞİNİ ARTIRIYOR
Glutatyonun karaciğeri, alfa lipoik asidin de beyni temizlediğini dile getiren Dr. Akçakanat, sözlerini şöyle sürdürdü: "GGT değeri, karaciğerin toksin yükünü gösteren bir karaciğer enzimi. Bu değer, özellikle alkol kullanan, toksin yükü çok fazla olan ya da bir şekilde karaciğeri toksinlerden dolayı yorulmuş olan kişilerde yüksek. Biz glutatyon tedavisinde GGT seviyesinin hızla düştüğünü ve karaciğerin rahatladığını, vücudun dengelendiğini görüyoruz. Glutatyon hem karaciğeri hem de vücudumuzdaki ağır metalleri, toksinleri temizlerken; alfa lipoik asit de yağda eriyen bir antioksidan olduğu için beyne geçip burayı toksik maddelerden, ağır metallerden arındırıyor. Bu, özellikle ileri yaşlarda oluşabilecek Alzheimer, Parkinson gibi hastalıkların önlenmesi açısından çok önemli. Glutatyon ve alfa lipoik asit serum olarak uygulandığında birbirinin etkinliğini artırıyor. Kişilerin günlük enerjileri artıyor, yorgunluk kalmıyor, bağışıklık sistemi güçlü tutuluyor, anti-aging hücresel düzeyde yenilenme sağlıyor ve en önemlisi vücudumuzun toksin yükü düzeltiliyor. Özellikle son dönemde koronavirüsten ve çeşitli enfeksiyon etkenlerinden dolayı bağışıklığını güçlü tutmak isteyenlere glutatyon ve alfa lipoik asit desteğini son derece güvenle önerebilirim."

Uzm. Dr. Ebru Akçakanat: Glutatyon ve alfa lipoik asit vücudun en değerli koruyucuları haberine yapılan yorumlar ( yorum)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.