EKOL Hastanesi'nden Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Erdem Özbek, toplumda her on kişiden birinde ömrünün herhangi bir aşamasında taş oluştuğunu ancak özellikle beslenme, yaşam tarzı ve çevresel etkenlerdeki bozulmaların, hastalığın daha sık görülmesine sebep olduğunu söyledi. İlk ve genellikle sık görülen belirtinin yakınma şiddetli ağrı olduğunu belirten Opr. Dr. Özbek, "Yaşayabileceğiniz en ağrılı durumlardan biridir ve doğum sancısına benzer. Ağrı çoğu zaman ani başlar ve karında, sırtta veya kasıkta hissedilir. Ağrıya sıklıkla bulantı, kusma, terleme ve titreme eşlik eder. Taşın idrar yolunda hareket etmesi nedeniyle oluşan kolik tarzda ağrılara taş mesaneye yaklaştıkça idrarda yanma, devamlı idrar yapma ihtiyacı eşlik eder" dedi.
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
TAŞ kırma yöntemi (ESWL): Vücut dışında oluşturulan şok (basınç) dalgalarının böbrekteki taşlar üzerine odaklanması ile taşların kırılması esasına dayanan tedavi şeklidir.
LAZERLE Taş Kırma (Fleksible URS): Doğal idrar kanalından böbreğe kadar çıkılarak böbreğin odacıkları içindeki taşlar lazer yöntemiyle kırılmaktadır. Başarı oranı ise yüzde 95'lerdedir. İyileşme ve hastanede kalış süresi de çok kısadır. Bu, tamamen endoskopik bir yöntemdir.
PERKÜTAN Taş Cerrahisi: Günümüzde artık böbrek taşlarının çok az bir kısmı (yüzde 1) açık ameliyat yöntemi ile alınır. Taş kırma yöntemi ile tedavi edilemeyen veya kırılsa da dökülemeyecek büyüklükte olan taşların çoğunda hastalara açık ameliyat yapmadan, böbreğe tek bir kanaldan girilerek (kapalı yoldan) tedavi yapılabilmektedir.

