SESİN yanlış ve fazla kullanımı sonrası ya da nörojenik veya psikolojik nedenlerle ortaya çıkan ses bozukluğunun hayat kalitesini olumsuz etkilediğini belirten Medicana International İzmir Hastanesi Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serap Köybaşı Şanal, ses bozukluklarının, kısık ses, çatallanma, güçsüz ses, nefesli ses, sesin hiç çıkmaması olarak yorumlanabileceğini söylerken, yetişkinlerde 2 haftayı geçen ses kısıklığının arkasında kanser olabileceğinin de akılda tutulması gerektiğini ifade etti.

ŞANAL, "Ses terapisi ses bozukluklarının tedavisinde önemli yer tutar. Ses terapisine uygun olmayan hastalarda mikroskobik ses cerrahisi tedavisi de uygulanabilir" dedi.
MİKROSKOBİK CERRAHİ
Seste yaşanan bozukluk (disfoni) daha çok sesin yanlış veya fazla kullanımıyla ortaya çıkabildiği gibi organik, nörojenik veya psikolojik nedenlerle de gelişebilir. Uzun süreli konuşma, bağırma, çok hızlı ya da inişli çıkışlı konuşma gibi nedenlerin ses tellerine hasar vererek fonksiyonel disfoniye yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Serap Köybaşı Şanal, "Sigara, alkol kullanımı, yeterince su içilmemesi, çok kahve tüketilmesi, boğaz reflüsü eşlik eden üst solunum sistemi enflamasyonları da ses tellerinde disfoni yaratabilir" diye konuştu.
Şanal, "Ses terapisi özellikle fonksiyonel ses bozukluklarında çok önemli bir yer tutar. Kişiye sesini doğru ve verimli kullanması öğretilir. Konuşurken gırtlağa ve ses tellerine bindirilen yükün azaltılması ile ses telleri rahatlatılır. Ses terapisiyle sonuç alınamayan hastalarda ise fonocerrahi olarak adlandırılan mikroskobik ses cerrahisi tedavisi uygulanır" dedi.

