RAHİM ağzı kanserinden ağız ve boğaz kanserlerine kadar birçok ciddi hastalıkla ilişkilendirilen İnsan Papilloma Virüsü (HPV), dünyada cinsel yolla bulaşan en yaygın virüslerden biri olmasına rağmen hâlâ yanlış bilgilerle anılıyor. Ortak tuvaletlerden bulaştığı, HPV tanısının aldatmanın kanıtı olduğu ya da virüsü taşıyan herkesin kansere yakalanacağı yönündeki inanışlar ise uzmanlara göre toplum sağlığını tehdit ediyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nagihan Tan, HPV'nin korkulacak değil, doğru yönetilmesi gereken bir enfeksiyon olduğunu belirterek, en büyük tehlikenin yanlış bilgiler nedeniyle insanların tarama ve aşıdan uzak durması olduğunu söyledi.
HPV KANSER DEĞİLDİR
"Her HPV kanser değildir. Her taşıyıcı da hasta görünmez" diyen uzmanlar, toplumdaki yanlış inanışların virüsün kendisinden daha tehlikeli olduğuna dikkat çekiyor. HPV'nin en önemli özelliğinin yıllarca hiçbir belirti vermeden vücutta kalabilmesi olduğunu söyleyen Tan, birçok kişinin virüsü taşıdığından habersiz yaşadığını ifade etti. Tan, "HPV'nin 200'den fazla tipi bulunuyor. Bunların bir kısmı genital siğillere neden olurken, yüksek riskli tipleri rahim ağzı başta olmak üzere çeşitli kanser türleriyle ilişkilidir. Ancak HPV taşıyan herkes kanser olacak diye bir durum kesinlikle söz konusu değildir" dedi. Toplumdaki en büyük yanlışlardan birinin bulaşma yolları olduğunu vurgulayan Tan, "HPV çoğunlukla cilt ve mukoza temasıyla, yani cinsel temasla bulaşır. Ancak ortak tuvalet, havuz, hamam, klozet, havlu ya da kıyafet deneme kabinlerinden bulaştığını gösteren bilimsel hiçbir kanıt bulunmuyor. HPV enfeksiyonlarının büyük bölümü bağışıklık sistemi tarafından 1-2 yıl içinde temizlenir. Asıl risk kalıcı enfeksiyonlardadır. Düzenli tarama yapılmadığında, yıllar içinde kanser öncüsü hücresel değişiklikler gelişebilir. Rahim ağzı kanserlerinin neredeyse tamamından HPV sorumludur. Ancak düzenli HPV DNA testi ve smear taramalarıyla bu kanser önlenebilir."

