Birçok tiyatro oyunu ve televizyon dizisinde rol alan 1972 doğumlu başarılı oyuncu Tardu Flordun, kısa zamanda izleyicinin kalbinde taht kurmayı başardı. Evdeki Yabancı, İki Oda Bir Sinan, Aşk Oyunu ve Davetsiz Misafir gibi dizilerin ardından, izlenme rekorları kıran Binbir Gece dizisinde işadamı Kerem İnceoğlu karakteriyle kariyerinin üst sıralarına turöanan oyuncu son olarak da atv'nin iddialı yapımlarından olan Parmaklıklar Ardında'nın kadrosuna katıldı. Dizide cezaevi şartlarını araştırmaya gelen Dr. Metin karakteriyle izleyenlerin karşısına çıkan Flordun, canlandırdığı karakterin izleyenlerin kafasında 'Bu adam iyi biri mi yoksa kötü mü?' şeklinde soru işaretleri oluşturacağını söylüyor. Tardu Flordun'la Parmaklıklar Ardında'yı ve oyunculuk sektörünü konuştuk.
* 'Parmaklıklar Ardında'yı daha önce de izliyor muydunuz?
Evet, dizide çok fazla arkadaşım rol aldığı için daha ilk bölümden itibaren takip ediyorum. Çok cezbedici, gerçekleri net olarak ortaya koyan ve natürel gelişen bir hikayesi var. O yüzden de bu işin içerisinde olmak istedim.
* Çekimler Sinop'ta yapılıyor. Sinop, İstanbul'a göre çok daha küçük bir şehir. Şartlar sizi zorlayacak mı sizce?
Ben orada yaşayabilirim, çünkü öyle lüks takıntım yoktur. Ama zaten şu anda ne kadar yer alacağım da belli değil.
DOĞAÇLAMA DA OLMALI * En çok hangi rolü kendinize yakıştırdınız peki? Mesela 'Evdeki Yabancı' dizisindeki rol size çok yakışıyordu. Evet o rolü be
* Siz doğaçlama rolleri seviyorsunuz galiba?
Evet. Bana kalırsa oyunculuğun keyfi de orada başlıyor. Tabii ki bir senaryo yazılmıştır ve ona uyum sağlamalısın. Ama oyuncu da yönetmenine ya da senaristine "Ben burada böyle bir şey denemek istiyorum" deme hakkına da sahip olmalı bana göre.
PİYASAYA GEÇ GİRDİM * Dizi oyunculuğunu para için yaptığınızı söylemişsiniz...
Bu, nedenlerden sadece biri...
* Peki tiyatrodan yeteri kadar para kazansaydınız, şöhret size yine de çekici gelmez miydi?
Şöhret için yapmıyorum ki bu işi! Eğer öyle olsa 18-20 yaşında atardım piyasaya kendimi. Ben geç girdim bu işlere. Şöhret benim kaçtığım bir şey.
* Şöhretten rahatsız olduğunuzu söylediniz. Yolda rahatça yürüyebiliyor musunuz mesela?
Yoğun ilgi olduğunda rahatsız olabiliyor insan. Ama ben halkla yakın ilişkiler kuran biriyim. Mesela Sinop'u gezerken bakkalla, manavla sohbet ederim.
BOŞUNA EĞİTİM ALMADIK * "Şeytanın Pabucu filmini profesyonel oyuncular olmadığı için reddettim" demiştiniz...
Benim Fatih Ürek ya da Aysun Kayacı'yla alıp veremediğim bir şey yok. Ben onları kendi branşlarında severim, gidersem alkışlarım! Ama söz konusu olan sinema filmiyse kadronun daha dikkatli kurulması gerekli. Dizilerde zaten yeteri kadar şarkıcılar, türkücüler, mankenler boy gösteriyor. Biz kendi hakkımızı kullanamıyorsak, niye o kadar eğitim aldık? Yazık!
* Sizin protest bir duruşunuz da var. Oyunlardaki mesaj sizin için çok önemlimi? Örneğin Sürmanşet oyununda verilen mesajın sizi cezbettiğini ifade etmiştiniz.
Türkiye'nin siyasi kimliğiyle ilgili bir mesaj vardı o oyunda ve bunun da seyirciye ulaştığını düşünüyorum. Hatta gazeteciler "Sizi dizilerden tanıdıkları için mi bu kadar seyirci geldi?" diye soruyordu. Bunu tartışmak manasız; seyirci iyi oyuna gelir.
İyi ya da kötü değil özel oyuncu olmak... * Rahmetli babanız Macit Flordun, "Kötü oyuncu olursan kendini, iyi oyuncu olursan da insanlar seni mahveder! Bu yüzden özel oyuncu olmalısın" demiş yıllar önce. Siz de sevilen bir oyuncusunuz.
* Babanızın bahsettiği özel oyunculuktan kasıt ne?
İyi oyunculuktan ziyade; ben bir oyuncunun stili olması gerektiğine inanıyorum, bir tarzı, bir duruşu olmalı. Şimdi genele baktığımızda biz oyuncuları, 'İşte bu yakışıklı adam, yandan iyi duruyor bunu hep böyle kullanalım, hep dramada oynasın' gibi kalıplara sığdırmayı çok seviyoruz. Ben hep bunu kırmaya çalıştım. Tiyatroda da televizyonda da bir sürü şey denemeye çalışıyorum.
