• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C

Agora Meyhanesi'nin şairi artık aşk şiiri yazamıyor

01.02.2010, 18:02

Müzeyyen Senar'den Zeki Müren'e kadar pek çok şarkıcının repertuvarında yer alan ve şarkılara dönüşen Agora Meyhanesi adlı şiirin sahibi Dr. Onur Şenli, "Aşklar eskisi gibi değil artık. İnsanlar sevgiyi ve aşkı kolay harcıyorlar" diyor

GÖKMEN KÜÇÜKTAŞDEMİR

Tam 50 yıl önce yazılmış buruk bir şiir çağırdı bizi uzaklardan dize dize... 50 yıl boyunca başına gelmeyen kalmamış hüzün veren bir şiir... Kimi zaman eksiltilmiş, kimi zaman yeni kelimeler eklenmiş ama hep değiştirilmiş, şairi yanlış bilinmiş ve yazıldığı gibi hiç okunamamış bir aşk şiiri... "Sana bu satırları, bir sonbahar gecesinin felç olmuş köşesinden yazıyorum..." diye bir mektup gibi başlayıp, o zamanlar 19 yaşında olan Dr. Onur Şenli'nin aşkını tüm derinliğiyle anlattığı bir şiir... Şiirken şarkı olmuş, Müzeyyen Senar'dan Zeki Müren'e çok sayıda ünlünün her zaman repertuvarında bulunmuş, plaklarında yer almış bir şiir... Bugün Agora Meyhanesi adlı o şiir, bizi kendisi için nice savaşlar veren şairiyle tanıştırdı, adeta bir vefa borcu öder gibi...
- Kanserle mücadele ettiğinizi öğrendik geçmiş olsun...
Teşekkür ederim... Gürültü patırtıdan uzaklaşmak ve tedavimi sürdürmek için İzmir'in Torbalı ilçesinin dışındaki, küçük bir bahçesi olan evimizde bu köy hayatını tercih ettim. Burada dinleniyorum. Eşim Kıymet Hanım'la birlikte günlerimi burada sağlığıma yeniden kavuşabilmek için geçiriyorum. Bu köy havası bana iyi geliyor.

YAŞANAMAMIŞ BİR AŞK HİKAYESİ
- Şiirleriniz çok meşhur ama bir şiir kitabınız bile yok. Neden?

100 civarında şiirim var. Belki bir şiir kitabım yok ama bestelenen şiirlerim oldu. Kanserle tanışmanın ardından artık şiirlerimi kitaba dönüştürmek ve anılarımı yazmak istiyorum. Ben içinde bulunduğum durum ne olursa olsun ülkemin ve dünyanın gündemini takip ediyorum. Ve yaşananları gördükçe üzülüyorum. Yaşananları görüp aşk şiirleri yazamıyorum artık. Aşklar da eskisi gibi değil zaten. İnsanlar her şeyi çabuk tükettikleri gibi sevgiyi ve aşkı da kolay harcıyorlar.
- 'Burası Agora Meyhanesi / Burada yaşar aşkların en madarası / Ve en şahanesi' diye başlayan şiirinizin ilginç hikayesini bize anlatır mısınız?
Babamın bir arkadaşının lise son sınıfta okuyan çok güzel bir kızı varmış. Bir akşam, babam beni göstererek, 'Bizim çocuğun sesi çok güzeldir, size bir şarkı söylesin' deyince, kızın babası da, 'Bizim kızın da sesi güzeldir, Onur bir şarkı okursa kızımız da size bir tango seslendirir' diye karşılık verdi. 'Gece gündüz aklımdan çıkmayan kızın gözlerinin içine bakarak, sözleri Mustafa Nafiz Irmak'a ait olan Selahattin Pınar'ın bir şarkısını okumaya başladım:
'Anladım sevmeyeceksin beni sen nazlı çiçek/ Hasta gönlüm yine hicranını yalnız çekecek.' O güzel kız da benim gözlerimin içine bakarak okumaya başladı: 'Seni sevmem de haksız/ Sevdim demem de haksız/ Fakat neden insafsız... Şarkılar bitince evde derin bir sessizlik oldu. Ben de çıkıp gittim. Ertesi gün onlar da yazlığa taşındılar. Günlerce evlerinin önünden geçtim ama o bir türlü dönmedi. Sonunda bir gün penceresinin altından geçerken önüme bir kağıt düştü. 'Onur Bey, sizi Gündoğdu'daki Sisi Pastanesi'nde bekliyorum' diyordu. Soluğu pastanede aldım ama randevuya başkası geldi. Bu, sevdiğim kızın komşusuydu. Bana, 'Aylardır sizi seviyorum' deyince şaşırdım. 'Ama ben başkasına aşığım' diye itiraz ettim. Baktım ki onuru kırılıyor, birkaç güzel söz söyleyip, olayı yumuşatarak yanından ayrıldım. Fakat, sevdiğim kız ertesi gün İzmir'e gelmiş ve pastanedeki buluşma kendisine yalan yanlış aktarılmıştı. Ne yapıp ettiysem ikna edemedim. Aşk yarasıyla kıvranırken bir gece meyhaneye gittim.
- Bildiğim kadarıyla o zamanlar Agora isminde bir meyhane yok değil mi?

Evet yok. Ben Agora semtindeki salaş bir meyhanede içip eve gidince de şiirimi yazdım. Ve şiire o günlerde adet olduğu gibi İngilizce bir başlık koydum: "The Night, Wine and Love" yani "Gece, Şarap ve Aşk". Şiir tıp fakültesinde çıkan Neşter adlı dergide yayınlanmadan önce dergiyle ilgilenen Oktay Dikmen, aramızdaki samimiyete dayanarak şiirdeki 'Agora Meyhanesi' tekrarlarından dolayı şiirin ismini değiştirmiş. Bu arada şiiri matbaada Ege Ekspres'in kültür sayfaları editörü Şadan Gökovalı görmüş. Dergi yayına girmeden gazetede yayınlamış. Şiir yayınlandıktan sonra da kulaktan kulağa yayılıp genç kızların hatıra defterlerine girmeye, mısraları duvar yazısı olmaya başlamış.

DAVA AÇIP, 66 BİN TAZMİNAT ALDIM
- Siz o sıralar gazeteciliğe başlamıştınız değil mi?

Tıbbiyeyi tamamen boşlayıp 1968'de Ege Ekspres'te tam gün gazetecilik yapmaya başladım. O günlerde, İstanbul'dan gelen bir yakınım, "Senin şiir şarkı olmuş, Gönül Yazar plağa okumuş ama plakta söz ve müzik İsmet Nedim" yazıyor dedi. Devrin ünlü bestecilerinden biri olan İsmet Nedim'in benim eserimi bestelemiş olması hoşuma gitti. Ama adımdan söz edilmemesine çok içerledim. İki gün sonra Gönül Yazar'ın ağzından verilen gazete ilanına ise çok kızdım. İlanda, "Değerli bestekar İsmet Nedim'in benim için bestelediği, merhum aktör Suphi Kaner'in sözlerini benim için yazdığı Agora Meyhanesi'ni Arya Plakları'na okudum." Gönül Yazar'ın yerine plak şirketinin böyle bir ilanı verdiğini bilsem de sabrım taştı. Gönül Yazar'ı dava ederek 50 bin lira tazminat talebinde bulundum. Ertesi gün çıkan bütün gazeteler davadan söz ediyorlardı.
- Bu arada siz besteciyle görüştünüz mü?
Bir müddet sonra besteci İsmet Nedim İzmir'e geldi. Adımı gizleyerek gazeteci kimliğimle İsmet Nedim'den söyleşi için randevu aldım. Söz dönüp dolaşıp Agora Meyhanesi'ne gelince Nedim, "Ben bunun bir yazarı olduğunu bilmiyordum. Bana bu şiiri eşim getirdi. Bana 'Bu benim gençliğimin şiiri. Bunu bestelemezsen senden boşanırım' dedi, ben de besteyi yaptım. Oysa tıbbiyede okuyan genç bir adamın şiiriymiş" deyince Onur Şenli, "O genç adam benim efendim" diye yanıt verdi. Ama bir uzlaşma sağlamak mümkün olmadı. Dava senelerce sürdü. Mahkeme 1972'de faizleriyle birlikte 66 bin liralık bir cezayı onayladı.

Şiirine isim veren meyhaneyi bulmuş
1959'da şiiri yazarken İstanbul'da Agora Meyhanesi diye bir yer olduğunu bilmiyormuş Onur Şenli. Bu meyhanenin sekiz köşeli olduğundan 1890 yılında açılan ve içinde tam 286 film çevrildiğinden de habersizmiş. İstanbul'da bir toplantı sırasında Aysel Gürel, Balat'taki Agora Meyhanesi'nden söz edince öğrenmiş varlığını ve eşi Kıymet Hanım'la birlikte aynı gün soluğu meyhanede almış. Kapanmış olan meyhanenin anahtarı yandaki dükkandan bulunmuş ve öyle içeri girilmiş. Onur Şenli, karşısında şiirinde anlattığı meyhanenin aynısını bulunca şaşkına dönmüş.

Agora Meyhanesi
Sana bu satırları
Bir sonbahar gecesinin
Felç olmuş köşesinden yazıyorum
Beş yüz mumluk ampullerin karanlığında
Saatlerdir boşalan kadehlere
Şarkılarını dolduruyorum
Tabağımdaki her zeytin tanesine
'Simsiyah Bakışların'ı koyuyorum
Ve kaldırıp kadehimi
Bu rezilcesine yaşamaların şerefine içiyorum.
Burası Agora Meyhanesi
Burada yaşar aşkların en madarası
Ve en şahanesi
Burada saçların her teline bir galon içilir
Gözlerin her rengine bir şarkı seçilir
Sen bu sekiz köşeli meyhaneyi bilmezsin
Bu sekiz köşeli meyhane seni bilir
Burası Agora Meyhanesi
Burası arzularını yitirmiş insanların dünyası...
Şimdi içimde sokak fenerlerinin yalnızlığı
Boşalan ellerimde kahreden bir hafiflik
Bu akşam umutlarımı meze yapıp içiyorsam
Elimde değil
Bu da bir nevi namuslu serserilik
Dışarda hafiften bir yağmur var
Bu gece benim gecem
Kadehlerde alaim-i semaların raks ettiği
Gönlümde bütün dertlerin hora teptiği gece bu
Camlara vuran her damlada seni hatırlıyorum
Ve sana susuzluğumu
Birazdan plaklarda şarkılar susar, kadehler boşalır
Umutlar tükenir, mezeler biter
Biraz sonra bir mavi ay doğar tepelerden
Bu sarhoş şehrin üstüne
Birazdan bu yağmur da diner
Sen bakma benim böyle delice efkarlandığıma
Mendilimdeki o kızıl lekeye de boş ver
Yarın gelir çamaşırcı kadın
Her şeyden habersiz onu da yıkar
Sen mesut ol yeter ki ben olmasam ne çıkar?
Dedim ya burası Agora Meyhanesi
Bir tek iyiliğin tüm kötülüklere meydan okuduğu yer
Burası Agora Meyhanesi
Burası kan tüküren mesut insanların dünyası
(İzmir/Agora, Kasım 1959)
Onur Şenli

Agora Meyhanesi'nin şairi artık aşk şiiri yazamıyor haberine yapılan yorumlar ( yorum)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BİZE ULAŞIN