ŞİRVAN BEKTAŞ
Ünlü Yunan sanatçısı Haris Alexiou, atalarının yaşadığı İzmir'e büyük bir özlem duyuyor. Büyükanne ve büyükbabasının çaldığı İzmir şarkıları ile büyüdüğünü belirten Alexiou, 'Biz İzmirliyiz' demekten de büyük keyif aldığını ifade ediyor. 'Ege Denizi'nde uçaklar savaş için değil, kardeşlik ve barış için uçsunlar' diyen Alexiou'nun adı geçtiğimiz günlerde Gaziemir Belediyesi tarafından bir sokağa verildi. Bu tören için İzmir'e gelen Alexiou ile biz de keyifli bir sohbet yaptık. Sorularımıza samimiyetle yanıt veren Alexiou'nun İzmir ve Türklerle ilgili düşünceleri de aslında iki halkın ne kadar eski dost olduklarını gösteriyor.
- Son günlerde yaşanan Türk-Yunan yakınlaşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
İki ülke arasındaki yakınlaşmayı yıllardır özlemle bekliyordum. Türkiye'ye yıllarca gelip gittim. Birçok dostum var. Başta Sezen Aksu olmak üzere birçok Türk sanatçıyla birlikte şarkı söyledim. Ama bu yeterli değildi. İlişkilerin gelişmesi için Tanrı'ya dua ettim. Bugün dualarımın gerçekleştiğini görüyorum. İki ülke halkı kollarını birbirine daha çok açmaya başladı. Beni onurlandırdılar.
BARIŞ İÇİN - Başbakan Tayyip Erdoğan, Ege Denizi üzerinde savaş uçaklarının uçmasını Türkiye olarak istemediklerini dile getirdi. Siz de buna katılıyor musunuz?
Katılıyorum. Ben iki ülke halkının zaten savaş uçaklarını istemediğini biliyorum. Önemli olan siyasiler. Siyasilerin böyle bir karara sıcak bakması beni heyecanlandırıyor. Ege Denizi'nde uçaklar savaş için değil, kardeşlik ve barış için uçsunlar.
- Atalarınız İzmirli, siz kendinizi nereye ait hissediyorsunuz? Türkiyeli misiniz, Yunanistanlı mı?
Kendimi Yunanlı olarak hissediyorum. Türkler beni böyle kabul ediyor. Bir Yunanlı olarak, beni kendilerinden biri olarak görüyorlar. Büyükbabam Yannis Sarris ve büyükannem Katina Kostancıoğlu bu topraklarda doğdu. Nerdeyse bir asır önce buralardan gitmek zorunda bırakılmışlardı. Küçükken kulaklarıma çalınan doğdukları İzmir'in şarkılarıydı. Gözyaşlarının yerini keyif aldığında kadınlar ayağa kalkıp oynamaya, dansetmeye başlarlar. Erkekler de iç çekip 'Ah İzmirli kadınlar, siz şeytanın çorabısınız' derlerdi. Onların çocukları olarak bugün hala 'Biz İzmirliyiz' diyoruz ve bundan gurur duyuyoruz.
KALKIP OYNAMAK İSTİYORUM - İzmir'in şarkılarını duyunca neler hissediyorsunuz?
Sanki damarlarımda 'meraklidika' türküleri şen şakrak akıp gidiyor. Bir karşılama havası duyduğumda içimden gelen kalkıp oynamak isteği başka türlü nasıl açıklanabilir. Ya da 'amane' duyduğumda gözlerimin yaşla dolması ve yüreğimden kopup gelen bir 'of' ile iç çekişimi başka türlü nasıl anlatabilirim.
- Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu Türk sanatçılarla, Başbakan Tayyip Erdoğan ise Yunan sanatçılarla biraya gelip, barışla ilgili görüş alış verişinde bulunsa nasıl değerlendirirsiniz?
Bizde siyasiler sadece seçim zamanı fikirlerimizi sorarlar. Doğası gereği sanatçılar hep siyasetin dışındadırlar. Sanatçılar dünya barışına katkı koymak için siyasileri beklemezler. Türk ve Yunan sanatçılar, yıllardan bu yana barış ve kardeşlik için çalışıyorlar. Siyasiler ne düşünüyor diye beklemiyorlar. Keşke iki ülke başbakanı, sanatçıların fikirini almak için somut adımlar atsalar. Ama biz yine de hiçbir şey beklemeden barış için çalışacağız
'Neden' diye sordum - Gaziemir Belediyesi tarafından adınız bir sokağa verildi. Neler hissediyorsunuz?
Çok mutlu ve gururluyum. Seydiköy Belediyesi'nin (Gaziemir'in eski adı) burada bulunmamıza neden olan kararını öğrendiğimde kendi kendime sordum, 'Neden, buna layık olmak için ne yaptım ki? Bir yandan sevincimden bir yandan da 'neden' sorusuna yanıt bulamamamdan. Sonra sakinleşip düşündüm. Beni buraya, bu onuru kabul etmeye gönderen büyükannem ve büyükbabamın şarkılarıydı. İzmir şarkılarıydı. Onların kenti onları unutmamıştı ve benim kişiliğimde onları onurlandırıyordu. İki ülke için yeni bir dostluk izi bıraktığımı düşünüyorum.
