Muğla'nın Milas ilçesine bağlı yeşil ormanların eteğinde, tarihi ve tertemiz deniziyle bakir bir turizm beldesi; Ören... Bu cenneti adeta gözü gibi koruyan belde halkı ve yerel yönetim, gürültü ve görüntü kirliliğine de izin vermiyor.

OSMAN AKÇA
Gökova körfezinin kuzeyinde yer alan Ören beldesi, 15.000 dekar bir alana sahip.. Gökava körfezine akan Kemerdere çayının getirdiği topraklarla verimli, zengin Ören ovası oluşmuştur. Verimli topraklara sahip Ören ovasında narenciye, susam, pamuk, tütün, hububat ve çeşitli meyveler yetiştirilmektedir. Ayrıca zemin tarla balıkçılığına da oldukça uygundur.
Ören beldesinde Akdeniz iklimi egemendir. Yıllık ortalama 2O derece civarındadır. Temmuz ve Ağustos aylarında bu sıcaklık 32 ila 34 dereceye çıkmaktadır. Sıcaklık kışın 10 dereceden aşağıya düşmemekle birlikte, kışın yağışlı ve ılık, yazın ise kurak ve sıcaktır. Deniz sıcaklığı ortalama 22 derece civarındadır. Ağustos ve Eylül aylarında ise deniz sıcaklığı 24 ile 26 dereceye çıkmaktadır. Kış ve yaz mevsiminde Gökova körfezinden esen Lodos rüzgarı yazın doğal klima işlevini görmektedir.
YABANİ ORKİDE
Beldede ormanlık alanın çokluğundan dolayı nem onanı minimum düzeydedir, oksijen oranı yüksektir. Bu nedenle, şeker hastası, bronşit, romatizma hastalarına doktorlar Ören'i tavsiye etmektedir.
Beldede Akdeniz bitki örtüsü hakimdir. Zeytinlik, çam ormanı ve makiliklerden oluşmaktadır. Çam ormanlarının bulunduğu bölgelerde ıtırlı bitkiler yoğun olarak yetişmektedir (adaçayı, kekik, elmaçayı, defne vb.). Beldenin bitki örtüsünün önemli özelliklerinden biri de dünyada nadir rastlanan yabani orkide çeşitlerine sahip olmasıdır.
TURİZM VE EKONOMİ
Yöre halkı 1990 yıllarına kadar geçimini tarım (narenciye, susam, tütün, pamuk, hububat), hayvancılık, dokumacılık (halı, kilim, ipek, bez vb.) ile sağlamaktaydı. 1990 yıllarından sonra ekonomiye turizmin katkısı azımsanmayacak kadar artmıştır. Otelcilik, restoran işletmeciliği, yatçılık ve eğlence mekanları gibi turizm işletmeciliği yaygınlaşarak ekonomide önemli bir boyut kazanmıştır.
Gökova Körfezi Türkiye'de en fazla balık çeşidi bulunan bir iç denizdir. Bu nedenle belde halkının bir kısmı geçimini balıkçılıktan sağlamaktadır. Gökova körfezinde; lagos, çipura, sinarit, fangiri, mercan, barbun, levrek, kefal gibi tüm balık çeşitleri yılın on iki ayında avlanabilmektedir. Ören beldesinin ılık bir iklime sahip olmasından dolayı seracılık da yaygın olarak yapılmaktadır. Ören ve çevresinde, çökertme, Günceyiz, Akçakaya, Kırcağız, Bakırköy, Dereköy, Bozalan, Pınar ve Türkevleri köylerinde (halk arasında Gereme köyleri denilmektedir), halı, kilim, ipek, bez dokumacılığı yaygın olarak yapılmaktadır. Özellikle taban halıları dokunmaktadır. Gökova körfezinin önemli noktasından biri olan Ören beldesinde yatçılık ve yat turizmi önemli yer tutmaktadır.
Ören beldesinin merkez nüfusu yaklaşık olarak 4.500 civarındadır. Bu rakam çevre köylerle birlikte yaklaşık 9.000'i bulmaktadır. Yaz aylarında turizm mevsiminin de başlamasıyla merkez nüfusu 30.000'e ulaşır.
SPOR TURİZMİ
Deniz Sporları:
Eşsiz sahile ve mavinin tüm tonlarının dans ettiği denize sahip olan Ören beldesi ve çevresinde bulunan koylarında, yelken, sörf, banana, deniz bisikleti, kano ve buna benzer birçok deniz sporları yapılmaktadır. Her yıl geleneksel olarak Bodrum'dan başlayıp Ören Beldesi ve çevre koylarını kapsayıp belde sınırları içinde yer alan Çökertme köyünde son bulan, yelken yarışları düzenlenmektedir.
Plaj Sporları:
8 km. uzunluğundaki Ören kumsalları, plaj sporları için çok elverişlidir. Bu özelliğinden dolayı her yıl plaj voleybolu ve plaj futbolu turnuvaları düzenlenmektedir.
Kara Sporları:
Futbol, basketbol, tenis, voleybol gibi sporların yanında özellikle kros için çok uygundur.
Doğa Sporları:
Sahilin ve koyların yanı sıra dağ ve ormanın birleşmesiyle, doğa harikası olan Ören doğa sporlarının da yapılmasına olanak sağlamaktadır. Yamaç paraşütü, yamaç tırmanması, treking, bisikletkros, motokros, jeep safari, kanyon, mağara ve buna benzer birçok sporların her yıl düzenlenen turnuvalarla bütün doğa sporcularını biraraya getirmektedir.
Doğa sporu tutkunları yılın her mevsiminde Ören'i ziyaret etmektedir. Ören'de kamp yapmaya uygun tesisler de mevcuttur.
YAMAÇ PARAŞÜTÜ
Yamaç Paraşütü:
Ören beldesinde yüksekliği 640 m. olan Kocadağ zirvesinde paraşüt atlama pistinden yılın on iki ayı yamaç paraşütü sporu yapılmaktadır.
Beldeden yamaç paraşütü atlama pistine ulaşım vasıta ile sağlanmaktadır. Yol asfalt olup 20 dakika mesafededir.
Sıcak hava türbülansının tek taraflı ve güçlü olması kaza riskini en aza indirmekte ve paraşütçünün atlama pistinden yaklaşık 1000 metre daha yükselmesine olanak sağlamaktadır. Ayrıca bu özellik paraşütçünün (dünyada diğer yamaç paraşütü yapılan dağlarda olmayan) atladığı piste tekrar inebilmesini sağlamaktadır. Dünyadaki diğer dağlarda bulunan yamaç paraşütü pistinden atlama yapan profesyonel paraşütçüler havada en fazla 2 ila 2,5 saat kalabilmekteyken, Ören'in Kocadağ'da bulunan yamaçlardaki sıcak hava türbülansının düzenli olması nedeniyle 7 ila 8 saat kalabilmektedir.
Treking:
Ören beldesinde bulunan, yüksekliği 640 m. olan Kocadağ zirvesine Karya uygarlığı döneminde yapılan antik yol kullanılarak ve çam ağaçlarının çepeçevre sardığı tarih kokan antik yolda yamaçlara tırmanarak yürüyüş yapılmaktadır.
Bisiklet ve Motokros:
Ören beldesi ve çevre köylerinin coğrafi yapısı, dağlık yamaç olması nedeniyle belde ve çevre köylerinde bisiklet ve motokros sporları yapmaya uygundur. Bisiklet ve motosiklet sevenler için yarımadayı çepeçevre saran orman vadi içi, dere kenarı dağ bisikletçileri ve motokrosçular için zevkli, heyecanlı bir tur sunmaktadır.
Jeep Safari:
Yılın on iki ayı, dünyanın önde gelen turizm merkezlerinden biri olan Bodrum'dan başlayıp Ören beldesi ve çevre köylerini de içine alan Jeep safari turları düzenlenmektedir.
Ayrıca "Dünya Klasik Otomobil Yarışlarının Birinci Etabı" her yıl Ören'de yapılmaktadır.
Ören'in tarihi
Arkası sarp kayalık dağlara dayanan kentin önünde Kocaçay'ın getirmiş olduğu alivyonlarla oluşan ovası uzanır. Bugünkü Ören Beldesi Antik Keramos kentinin üzerine kurulmuştur. Mitolojide Dionysos'la Ariadne'nin oğlu ve çömlekçilik sanatının kurucusu sayılan Keramos'un adını taşıyan kentin harabeleri bugün modern belde yerleşiminin içinde hala ayakta kalabilmiştir.
Karya dönemindeki ismi olan Keramos Yunancada çömlekçilik anlamına gelmektedir. Bu isim zamanla değişerek Gereme ismini almıştır. (Evliya Çelebi 1 7. yüzyıldaki ziyaretinde Gereme'yi "Mamur, Abadan, Safi bağlık bahçelik" bir köy olarak tanımlar.) Bir dönemde Kemerdere olarak anılması Kocaçay vadisinde bulunan antik su kemerlerinden ileri gelmektedir. Belde bugün harabe anlamına gelen Ören ismini almıştır.
HELENLEŞME DÖNEMİ
Keramos'un Arkaik çağdan başlayarak o zaman Akdeniz'de etkili Helenleşme sürecinin dışında kalmamış olduğunu, Helenleşme sürecinin M.Ö. 7.- 6. yüzyıllarda başlamış olabileceği, ele geçen Yunan tipi Arkaik yontularda görülmektedir. Helenistlik döneminde deniz aşırı ülkelerle örneğin, Mısır ile de doğrudan ve dolaylı ilişkiler kurduğunu özellikle de Romus döneminde adını Asia eyaletinde duyurmuştur.
Keramos kenti M.Ü. 5. yüzyılda üyesi olduğu Attika-Delos deniz birliğine bir buçuk talant vergi ödüyordu. Daha sonra Khrysaor birliğine bağlanan şehir arazi ve köylerinin çokluğundan yararlanarak etkin bir konuma gelmeyi başarmıştır.
M.O. 188'deki Apameia barışı sonucu tüm Karya ile birlikte Keramos da Rhodos'a verilmiştir. Bu tarihten sonra Keramos'un diğer bir kent (muhtemelen Stratonikeia) ile Sympoliteia anlaşması yaptığını ele geçen bir yazıtta ifade edilmektedir. Ancak bu durumdan hoşnut olmayan kent Rhodos'dan yardım istemek zorunda kalmıştır. Bu yardımı isteyen ve gerçekleştiren kişi de söz konusu yazıtta onurlandırılmıştır. Madeni para yapımı M.Ö. 2. yüzyılda başlayarak Roma imparatorluğu dönemine kadar sürmüştür. Keramos'ta sikkelerin üzerinde betimlemeleri görülen genç bir tanrıya ibadet ediliyordu. Kısa etekli genç tanrı, elinde çift ağızlı balta ve kalkan tutardı. Yerel olan bu tanrı zaman zaman kentin baş tanrısı Zeus Khrysaor ile birlikte görüldüğü oluyordu. 0 dönemlerde Olympia'da aynı gün içinde stadyum, diyaloz ve uzun mesafe koşularının hepsini birden kazanan Polites isimli kişi, bilinen ve adı kent sınırlarını aşan en ünlü Keramosludur. Strabon'a göre Keramos M.Ö. 1. yüzyılın sonlarında bağımsız olmayan küçük şehirlerden bir tanesidir. Bizans döneminde bir psikoposluk merkezi olmuştur.
Nasıl gidilir nerede kalınır?
Tarihi, denizi, kumsalı ve doğasıyla şirin belde olan Ören'e karadan ve denizden ulaşım mümkündür. Ören beldesi dünyanın en önemli turizm merkezi olan Bodrum'a 60 km., Milas ilçesine 40 km., Muğla iline ise 58 km. mesafededir. Ören beldesi ile Bodrum-Milas havaalanı arası 49 km.'dir. Her yarım saatte bir Milas'a minibüsler işlemektedir. Ayrıca Muğla ve Bodrum'a da Ören'den günde bir kez gidip gelen araçlarla ulaşım sağlanmaktadır. Milas Ören otelleri, daha çok 2 - 3 katlı tesislerden oluşan butik oteller ya da tatil otelleridir. Oda sayıları ise 15 odadan başlayıp, 50 odaya kadar çıkabilmektedir. Deniz kenarında ya da denize oldukça yakın bir konumda bulunan Milas Ören otelleri harika bir kahvaltı ve akşam yemekleri sunacaklardır siz misafirlere. Milas Ören otellerinin hemen her tarafı bahçe ile çevrili olup adeta yeşillikler içinde bir cennettir. Bu sayede, tesis işletmecileri, kendi sebze ve meyvelerini kendileri yetiştirmekte, daha sonra hazırlayıp sizlere ikram etmektedir.
Milas Ören otellerinde konaklarken, aile sıcaklığı içerisinde neşeli bir tatil geçireceğinizi, annelerin elinden hazırlanmış mis kokulu yiyeceklere doyamayacağınızı ve hiç kirlenmemiş pırıl pırıl denizinden kendinizi alamayacağınızı hemen belirtelim. Hotel Silvans da bu özel otellerden biridir. Ardesi: Yalı Mahallesi Atatürk Bulvarı 3.Cadde No:69 Ören Kasabası
Tel: 0252 532 22 33 Fax: 0252 532 28 88
E-Posta: info@hotelsilvanus.com
