Mesleğine 1967 yılında Foça Clup Med'de başlayan Mehmet Yavuz, bugün Türkiye ve Fransa'daki tatil köylerinde, etkili bir İzmirli... Yavuz, "Foça, dünya Med kulüpleri arasında ilk sıralardaydı. Maalesef kapandı. Günlerce hıçkıra hıçkıra ağlamıştım. Şimdi Bodrum Palmiye ve Antalya Kemer var" diyor.

BESİM KAZADO
Bu pazar, ki çoğunuz kış sezonunu karşılamak üzere evlerimizde gazeteleri karıştırıyorsunuz, umarım iyi geçen bir yaz mevsiminin arkasından, hani sezon hiç bitmemiş gibi, sizi tatil anlayışının kralına götürmek istedim. Hatırlayın, tatil yörelerinin babası sayılan Fransız Tatil Köyü vardır. Çocukluğum, gençliğim orada geçmiştir. Yüzlerce kez gittiğim,(bir ara her hafta sonu) bu inanılmaz tatil beldeleri, dünyanın dört bir tarafına dağılmış bir renk, coşku aynı zamanda huzur cennetidir. Belçikalı bir aile arkadaşları ile önce arabaları, çoğalıp sığmadıkları için sonradan otobüslerle yakın yörelere tatile gidip geliyorlar. Oralarda yanlarına aldıkları yiyeceklerle ve de kurdukları kamplarla minik minik tatiller geçiriyorlar. Gittikçe büyüyen bir topluluk haline gelince küçücük bir tatil köyü inşa ederek bunu resmileştiriyorlar.
KOLYE ZİNCİRİ
Bir iki derken, dünyanın aklınıza gelecek her yöresine, (ama bu yöreler ülkelerin özelliklerini yansıtan yerler olmak kaydı ile) bu köylerini inşa ediyorlar. Belli bir topluluk geldiği için de kapılarında anahtar bile olmuyor. Zengin bir menüden yola çıkarak ilk açık büfeyi yapıyorlar tatil köyü konsepti ile. Sadece ihtiyacınız olan objelerden oluşan rahat odalar inşa ediyorlar (ki yakın zamana kadar televizyon bile konmuyordu odalara), hepsinde birbirinden zengin barlar yaratıyorlar ki en mühimi barmen, barmaid'in çok kuvvetli olduğu şekli çözüyorlar. Tatil yöresinde üzerinizde para taşımanın ne kadar zor olduğunu gözönüne alarak hepsinin ayrı bir rakam teşkil ettiği kolye anlayışını getiriyorlar. En ama en mühimi de tatil eğlencesi adına hem dünya çapındaki şovları allayıp pullayıp, hem aklınıza gelemiyecek komiklikte skeçleri, hem de sizi ve yakınlarınızı harekete geçirecek gösterileri bu kısacık tatil haftanızda sunuyorlar. işte benim mesleğimi, hayat görüşümü değiştiren bu animasyon mesleği kanıma oralarda girdi. İmkansız gibi görünen bu dalı hep pozitif olarak içimde saklamışım ki ömrümün ikinci yarısında bu meslek yaşantıma girdi ve ben başka bir ben oldum...
HER YERDE CLUB MED
Bu muhteşem konsept maalesef her şeyin sanallaştığı bu dönemde, sadece taklit, ucuz olsun diye kötü sunumlara yerini bıraktı. Taaa Phuket'te yakaladım Club Med'i. Tesadüfen gittiğim Kemer'de aynı eski günlerde olduğu gibi o günleri yaşayacağım aklımın ucundan bile geçmezdi. Konsept bozulmadığı gibi, daha da ilerlemiş hani 'Cirque de Soleil'yi bile ayağınıza getiriyorlar. Gittiğim Palmiye Tatil Köyü'nde 'A butik aynı yerde, a barda ne eğlenirdik, aaa trapez daha da kalabalık, odalar değişmemiş, ama tv ilave edilmiş, bahçeler aynı zenginlikte...' derken kendimi Club Med'de bildiğimden beri objeler aynen olmasına karşın değişen, müdürler, şefler, animatörlerin yanı sıra kalan tek kişi Yavuz, evet bizim Foto Yavuz... Ah Yavuz bir konuşsa dedim ve bu çok eski dostla sizin için bu söyleşiyi yaptım.
İLK KEZ FOÇA'DA - İlk Club Med kaç yılında açılmıştı bizde?
1967 Foça.
- Sen kaçta başladın?
1968 yılında.
Türkiye haricinde?
72-82 arasında St Moritz ile başladım. 82-90 arası Fransa'daki Club Med'lerin fotoğraf işinin başında idim. 90 itibarı ile de C.Cheval'de kendi dükkanlarımı açtım.
- Bu arada Türkiye'de durumun?
- Tüm köylerin başındayım. Bodrum dahil 5 tatil köyü.
- Kaç kişi çalışıyor su anda?
- 25 kadar, ama kış ayında bu rakam artıyor.
- Senin bu çalışma prensibin, Club Med'de daha evvel var mıydı?
- Bu konsepti ilk ben getirdim. Ve de çok tatil köyüne örnek oldum.
- Kaç kişi yetiştirdin?
- Fransa'dakilerle 4000'i geçer.
- Bu kadar elemanın içinde favori olanlar?
- Favori var tabii. Ama bunlar sonradan yeni yeni yerlere geçiyorlar. Çoğu da çok başarılı oluyor. Beyinlerini sadece resim çekmek için değil de kültür ve sanat olarak geliştirmeye çalıştığımdan misafirlerle ilişkileri de daha seviyeli oluyor.
- Kaç senedir bu iştesin?
- 43 yıl, önce hatırlarsın boy boy resim asardık. Bir de mecburen aylarca saklardık. Artık zamana uyduk ki klasik çalışmadan tek bu yöntemi değiştirdik, dijital sisteme geçtik. Eski yöntemde çok maliyet vardı, şimdi 15 müşteri aynı anda tüm fotoğrafları izleyebiliyor.
- Misafirlerle ilgiyi nasıl sağlıyorsunuz?
- Misafire yaklaşım ve sonrası çok mühim. Değişik çekim tarzları vardır. Moda tarzı, seri seri çekilenler, özeller, aile tarzları, masa sohbetleri. Misafirin ne istediğini bildikten sona yaklaşım ve kontakt başlar.
YÜKSEK MORALLİ OLMALI - Kontakt mühim?
- En mühimi kontakt. İçine girip misafirlerin arkadaşı gibi olmak gerekir. Fotoğrafı çekilirken insanların bu işi yaptığını unutması gerekir. Yoksa tabii olamaz, tavır çok mühimdir. Çalışırken bizim mutlak surette moralimizin yüksek olması gerekir.
- Tatil köyü, otel gibi tatil yerleri sence ne şekilde değişime uğradı?
- 80'li yıllarda yani ilk dönemlerde bilhassa kulüplerde insanlar odalarından çıksın diye, televizyon, telefon gibi cihazlar odalara konmazdı. Bu günlerde hem en lüksleri hem de zaten insanların yoksa yanlarında getirdikleri bilgisayarlara internet bağlantısı temin edilmek zorunda. Otelcilik gelişti yani... Bu sayede tatil köyü eğlenceleri yok oldu. Buralara artık eski ambiyansı bulamayan kişiler, aileler geliyor.
- Türkiye'de en favori Club Med'in?
-- Foça... Dünya kulüplerinin arasında bile ilk on sıraya çıkan Foça. Maalesef kapandı. Günlerce ağlamıştım kapanınca... Bodrum Palmiye'yi söyleyebilirim ardından. Kemer'i de atlamadan...
- Renkler, sevdiğin renkler?
- Mat renkler favorimdir. Çok rahat işlenir bu renkler.
- Animasyon?
- Menşei Club Med'dir animasyonun. Başarısı şef ve animasyon ekibine bağlıdır. Eski yıllarda animasyon daha çok algılanıyordu. Şimdi müşteri klasikleşti. Plajda yapılan bir gösteriyi bile dışarıdan seyredermiş gibi algılıyor. Fazla şeyler yapmak gerekiyor. Eğlencenin adı ve tadı değişti.
- Yoğun işini nasıl takip ediyorsun?
- Devamlı tüm kulüpleri gezerim. Devamlı denetlerim. Devamlı iyi olmasına gayret ettiğim eleman yetiştiririm. Bir kızım, bir oğlum var. Kızım çok zaman ayırması gerektiği için işi istemedi. Her şey oğluma yüklendi. Tüm Fransa kulüpleri ona bağlı.
- Hiç keşken var mı?
- İstediğim her şeyi istediğim tarzda yaptım. Hiç keşkem olmadı. Ama keşke insanların tatil anlayışları eskiye dönse diyebilirim, genel bir keşkede.
- İzmir?
- Neden bu kadar zevkle cevap verdim her soruya? İzmir benim memleketim, Karşıyakalıyım. İlk Foça'ya geçtiğimde bizim evin tüm çevresi portakal bahçeleri ile kaplıydı. O kadar anarım ki o yıllarımı. Halen bağlantılarım İzmir'dedir. Döneceğim yer orasıdır.
