Tayland çok farklı bir ülke. Maymunlar, filler, yılanlar ve kaplanların doğal ortamlarında bulunabiliyorsunuz. Buddha tapınakları ve nehirde sandalların içine kurulan marketi ile bambaşka bir dünya

Marmaris'ten Gökova yelkensiyle başladığı dünya turunda bir yılı deviren Şenol Acar, bu kez Uzakdoğu'da Tayland'a demir attı. Ao-Po Marina Phuket'te tekneyi bırakan Acar, başkent Bangkok'ta gördüklerini Yeni Asır için yazdı. Yüzyıllık pirinç mavnalarının restore edilerek gezi teknelerine dönüştürüldüğü Bangkok'ta görkemli nehir Chao Phraya'da tarihi bir yolculukla bölgenin önemli tapınaklarına yapılan gezi turlarına katılan Acar, "Burada özellikle suda teknelerin oluşturduğu dev market mutlaka görülmesi gereken bir yer" dedi. Geziye The Grand Palace isimli başkanlık sarayından başlayan Acar, yemyeşil çimlerin üzerine oturan altın renkli, sivri çatılı görkemli binanın yüzlerce turist tarafından ziyaret edildiğini belitti. İşte Acar'ın kaleminden Taylan'ın büyülü başkenti Bangkok'un öyküsü...
Üzerimde şort olduğu için başkanlık sarayına giderken uzun bir örtü verip bunu bağlamamı istediler. Çünkü burası aynı zamanda tapınak olduğu için bu konuda hassaslar. Beni başkanlık sarayına götüren Tuk Tuk'un şöförü bunu uzun uzun anlattı. Tapınağın dışında bu işi mafya ele almış, para karşılığı örtüyü satıyorlar, normalde yarım kollu ve uzun paçalı bir giysi ile giriliyormuş ama içeride görevliler bu hizmeti ücretsiz veriyorlar. Şanslıydım yarım günde dolaştım, çıktığımda yağmur başlamıştı. Ertesi gün için bir program yapmalıydım çünkü gitmek istediğim Floating Market ve Kaplan Tapınağı şehirden oldukça uzaktı. Tuk Tuk ile otelime dönerken bir taraftan bir tur şirketi bulmam gerektiğini düşünüyordum, Bu arada şöför arkadaş, buranın bir takı tasarım mağazası olduğunu anlattı. Önce tur şirketine veya otele gitmek istediğimi söylediğim halde, turist getirdikleri taktirde ücretsiz benzin fişi verdiklerini söyleyip ricalarla beni takı mağazasına götürdü. 24 saatte 1 palto, 2 takım elbise, 2 gömleği 200 dolara diken bir dikim atelyesini ziyaret ettik. Bu dikiş sistemi Bangkok'ta sektör olmuş, kumaşlar ve dikiş kalitesi çok iyi. Ama ben tur şirketine gitmek istediğimi sert bir şekilde ifade etmek zorunda kaldım. Bangkok'ta turistler arasında şöyle bir söz var, "Tuk Tuk hiçbir zaman sizin istediğiniz yere gitmiyor"
NEFİS GÖSTERİ
İlk gece Siam Niram adlı bir dans gösterisine gittim. (Siam Krallığı'na tarihi yolculuğun anlatıldığı bir gösteri. Trafik inanılmaz yoğundu, adeta İstanbul trafiği gibi adım adım ilerliyorsunuz. Tek fark burada taksiler fuşya renkte. Tam zamanında Siam Niramit'e ulaştık. Gösteriden önce 3 katlı büyük binanın 2., 3. katlarında dünya mutfaklarından değişik yemeklerin yer aldığı restoranlarda yemeğimizi yedik. Orta bahçede biraz sonra gösteride yer alacak ekip müzik eşliğinde danslar yapıyor, gösteriye çıkacak olan filler, gelen misafirleri karşılıyor. Gösteri alanına giriş biraz uzun sürdü, çünkü fotoğraf makinalarını ve kameraları girişte topladılar. Daha sonra yerlerimize oturup müthiş bir gösteri izledik. Siam Krallığı'nın tarihi yolculuğunu anlatan gösteri esnasında sahnenin bazen bir kısmı nehir haline geliyor, gerçek sandallar sahnede yüzüyor, bazen yağmur yağıyor, bu yağmur ön sıralara azda olsa sıçrıyor, gösteride yer alan filler gövde gösterisi yaparken aynı anda 6-7 oyuncu havada uçuyor. Brodway gösterilerini andıran şovun, Guinness Rekorlar Kitabı'nda en fazla oyuncu, kostüm ve aksesuarla gerçekleştirilen oyun olarak yer aldığını okumuştum.
NEHİRDEKİ MARKET
Sabah 2.5 saat süren araba yolculuğundan sonra Uyuyan Buda Tapınağı'na geldik. Buraya Maymunlu Tapınak da diyorlar. Çevresindeki satıcılardan aldığım fıstık ve muzları elimden yiyen maymunlar tapınağın önündeki ağaçlı bölgede yaşıyor. Bu maymunlar, altın kaplamalı Buddha heykelinin bulunduğu mağaraya girip çıkıyorlar. Floating Market şimdiye kadar gördüğüm yerlerden çok farklı. İnce uzun tekneler, satış yapan bayan teknecilerin ürünleriyle tıka basa dolmuş durumda. Kiminde meyve, kiminde yöresel hediyelikler, kiminde çiçekler, kiminde de günlük yemekler, suyun içindeki küçük yerleşimde ordan oraya süzülüyor. İskele olarak kullanılan yerden aynı tekneden kiralayıp satış yapan tekneler arasında uzun uzun dolaştım. Evler de suyun içinde, direkler üzerine kurulmuş eski usul evlerin içinden görünen televizyon ve bilgisayar beni çok şaşırtıyor.
Kıyıdaki dükkanların önünden yürüyordum, birden boynunda yılan olan bir adam gördüm para karşılığında yılanı boynunuza doluyordu, sarı yılanı aldım ve boynuma dolayarak ben de fotoğraf çektirdim. Tayland çok ilginç bir ülke, maymunlar, filler, yılanlar ve kaplanların doğal ortamlarında bulunabiliyorsunuz. Bir maymun parkında serbest dolaşan maymunları besledim aralarında dolandım hatta bazıları kafama kadar çıktı. Fillerle safari turu keyifliydi, fakat en çok kaplan tapınağındaki kaplanları okşamaktan zevk aldım.
