RÜZGARIN EFENDİSİ VİKİNGLER / MURAT ŞAHİN
Kopenhag gezimizde en çok ilgimizi denizin ortasındaki rüzgar gülleri oldu. Uçaktan gördüğümüz rüzgar güllerini daha yakından görmek için tekneyle açıldık. Gördüklerim beni oldukça şaşırttı. 1973 yılında dünyayı sarsan petrol krizinden sonra Danimarka Hükümeti alternatif enerji kaynaklarını araştırmaya başlamış. O tarihten sonra da rüzgarı bol bu ülke rüzgar tribünlerinden enerji üretimine geçmiş. Ayrıca biyokütle olarak adlandırılan saman ve ithal odun kıymıklarından da enerji üretimi yapıyor. 2020 yılında enerji üretiminin yüzde 50'sini alternatif enerji kaynaklarından sağlamayı hedefliyor. Kopenhag'da yine denizde 400 rüzgar gülünden oluşan bir santral kurulması içinde çalışmalar sürüyor.
NÜKLEERE KARŞILAR
Danimarka'da toplamda şu anda 4 bin 998 adet rüzgar tribünü bulunuyor. Bunların toplam kapasitesi 4 bin MW. Bunun 630 MW'ı ise denizde kurulu çiftlik ve tribünlerden elde ediliyor. Danimarka'da şu anda toplam enerjinin yüzde 20'si yenilenebilir kaynaklardan oluşuyor. Bunun da yüzde 28'i rüzgardan elde ediliyor. Nükleer santral kurmayı ise hiç düşünmüyorlar. Isıtmada ise şehri belli alanlara bölmüşler. Örneğin merkezi ısıtmanın olduğu bir bölgede yeni bir bina yapacaksanız, mutlaka bu sisteme dahil olmanız gerekiyor. Bir kömür santralinin buhar tribününden çıkan sıcak su, şehir merkezi ısıtma sistemine veriliyor. Isıtma sonrası soğuyan su tekrar santralde kullanılıyor. Ayrıca jeotermal kaynaklı ısıtma imkanlarından da istifade ediliyor.
ÖRNEK SOSYAL DEVLET
Danimarkalıların erkekleri ortalama 77.3 ve kadınları da 81.6 yıl yaşıyor. Danimarka'da Emeklilik yaşı ise 67. Danimarkalılar doğumdan ölüme kadar devlet güvencesinde. Her türlü sosyal hakka sahipler. Dokuz yıllık eğitimin zorunlu olduğu ülkede, özel okullara bile devlet yardımı alabiliyor. Serbest geçiş hakkını tanıyan Schengen anlaşmasını imzalayan Danimarka, para biri olarak ise Euro yerine kendi para birimi olan Danimarka Kronunu kullanıyor.
BİSİKLETLİ BAKAN
Danimarka bisiklet kullanım oranı ile de Hollanda'ın başkenti Amsterdam'ı aratmıyor. Neredeyse herkesin bisikleti var. Özel bisiklet yollarından vızır vızır bisikletler geçiyor. Şehir merkezinde turistler bile özel yapılmış bisikletli araçlarla gezdiriliyor. Danimarka'nın enerji politikaları hakkında bilgi aldığımız İklim ve Enerji Bakanı Martin Lidegaard bile 8 kilometre uzaklıktaki evinden bakanlığı bisikletle gidip geliyor.
MİKROFON BULUTU
Kopenhag'da birçok müzenin olduğunu görüyoruz. Zaten Avrupa kentleri müzeleri ile ayrı bir çekim merkezi oluşturuyor. Kopenhag'daki en önemli müzelerden biri olan Louisiana Müzesi'ni ise gezme imkanı buluyoruz. Müze öncelikle mimari ile sizi büyülüyor. Kopenhag'ın hemen kuzeyinde yer alan müze, denizin karşı yakasındaki İsveç manzarası ile de sizi heyecanlandırıyor. Müzede dünyanın kesinlikle en iyi yerleştirilmiş ve dizayn edilmiş modern sanat eserlerini görüyoruz. Picasso'nun tablolarından, çok farklı sanat eserlerine birçok farklı eseri buradan görebiliyorsunuz. Benim de müzede en çok ilgimi çeken eserlerden biride yüzlerce mikrofonun bir araya gelmesi ile oluşturulmuş 'Mikrofon Bulutu' eseri idi. Bu eserin önünde de fotoğraf çektirmeyi unutmadık.
