IŞILAY SAYGIN
Halk arasında Yürüyen Köşk olarak bilinen bu tarihi bina, Atatürk'ün ömrünün 313 gününü geçirdiği ve hastalığının ilk teşhis edildiği yer. Ulu Önder Atatürk döneminde "Yazlık Çankaya" olarak bilinen köşk, şu anda müze olarak kullanılıyor. 38 günde İran Şahı Pehlevi'nin ağırlanması için yapılmış, o dönemde kullanılan eşyalar aynen muhafaza edilmiş. Tarihi ve arkelojik sit alanı içindeki bu köşkte Türk Dil ve Türk Tarih Kurumları'nın kuruluş kararları alınmış ve Türk Medenini Kanunu'nun çıkartılması kararlaştırılmış... Termal Köşk, tarihi sinema binası ve Yaver Köşkü'yle birlikte bizleri cumhuriyetin ilk yıllarına kadar götürdü.
KARLOVY VARY ETKİSİ
Yalova, muhteşem bir kaplıca turizm Merkezi. Ulu önder Atatürk, ilçenin girişine 6 metre arayla ulu çınarlar diktirmiş ve bu çınarları oradaki mülk sahiplerine emanet etmiş... Atatürk'ün burada 2 çiftliği var. Millet Çiftliği, Baltacı Çiftliği.. Atatürk, Millet ve Baltacı Çiftliği'ni 8'er dönümünü ifraz ederek Balkanlardan gelen göçmenlere bağışlamış. Kalan bölümlerinde ise tarım ve hayvancılığı geliştirmek için örnek çiftlikler kurdurmuş. Atatürk'ün şifa bulmak için gittiği Çek Cumhuriyeti'nin ünlü termal merkezi Karlovy Vary'den çok etkilenmiş ve dönüşünde aynısını Yalova'ya yaptırmış.
MİNERAL ZENGİNİ
Açıkça söylemek gerekirse radyoaktivitesi en zengin kaplıca suları Yalova'da, Karlovy Vary'den çok daha güzel. Bu köşk inşa edildiği sırada bahçıvan Pandelli'yi Karlovy Vary'ye göndererek, oradaki peyzajın aynısı yaptırmış. Ünlü mimarlarımızdan Prof. Sedat Hakkı Eldem'in eseri. 1911 yılında İtalya'da (Roma Şehrinde) kaplıca sularının şifa özelliği alanında yapılan yarışmada Yalova Kaplıcaları'nın suyu Altın Madalya ile ödüllendirilmiş. Mide Suyu, Ayak Suyu, Astım için (Buhar) Göz Suyu ve siyatik tedavisi mükemmel bir sonuç veriyor. Arap turistler 6 ay burada kalarak bütün imkanlardan yararlanıyorlar.
AĞACI KESMEYİN
Bildiğiniz üzere, bu köşkün hepimize doğa sevgisini aşılayan bir öyküsü de var... Ulu Önder 21 Ağustos 1929 günü İstanbul'dan Bursa'ya gelir. Bu yolculuğu Yalova üzerinde yatla yapmak ister. Millet Çiftliği açıklarından geçerken kıyıda bulunan bir ağaç dikkatini çeker. Yatı durdurur, ağacı seyreder, kıyıya çıkar ve bu ağacın yakınlarına bir ev yaptırılması talimatını verir. Yürüyen Köşk (21 günde bitirilmiş) 23 Ağustos 1929'de bitirilmiştir. Fakat Atatürk'ün hayran kaldığı çınar ağacının dalları, köşkün çatısına zarar vermektedir. Dalların kesilmesi için Atatürk'ten izin isterler. Ulu Önder'in ağaç sevgisi tartışılmaz. Atatürk'ün emri dalların asla kesilmemesi. Uzmanlar getirtiliyor. Köşkün yanına ray döşeniyor ve yana kaydırılıyor. Önce toplantılar için kullanılan 3 yanı kristal camlı kapı bölüm kaydırılıyor. İkinci aşamada ise ara bina raylar üzerinden yürütülerek bina 4.80 metre yana çekiliyor.
Ulu Önder'in bu örnek alınacak yönünü genç neslin bilmesi, ağaç ve doğa sevgisinin ailede ve okulda aşılanmasının zorunlu olduğunu düşünüyorum. Ağaç 256 yıllık muhteşem bir abide. Şimdi bu Yürüyen Köşk'ü, sponsor olarak, Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık restore ediyor. Orjinal eşyaları muhafaza edilmiş, yakında müze olarak halka sunulacak.
EL SANATLARININ ÖNEMİ
Köşk'ten sonra merkeze bağlı Güney Köyü'ne gittik. 1850'li yıllarda kurulmuş. Sultan Reşat döneminde Dağıstan göçmenlerinin yaşadığı bir köy. Bu köyde kendi adını taşıyan Çeşme Restorasyonu devam ediyor. El sanatları atölyeleri var. Dağıstan yöresi geleneği olan boynuz üzeri gümüş kakma, ahşap oyma gibi el sanatları yaşatılmakta. Bu atölyede sanatı devam ettiren tek usta Mehmet Atışan... Onun yanında yetişen yok. Örnek çalışmaları var. Yapmış olduğu ürünler Turizm ve Kültür Bakanlığına ait Dösim Mağazaları'nda satılıyor. Köy Muhtarı, Dağıstan geleneksel mutfak ürünlerini (Dağıstan usulü Hinkal) pide ve tatlılarını yaparak misafirlere ikram ediyor. Bu şekilde aile bütçelerine gelir sağlanıyor ve Dağıstan göçmenlerinin kültürünü unutturmuyorlar. (BİTTİ)
