SELAMİ KALAY
İzmir'e 75 km. uzaklıktaki Selçuk ilçesi, çevresinde ün yapmış doğal, tarihi ve kültürel varlıkların gölgesinde kalan kentlerden bir tanesi. Halbuki, bu kentlerin içlerinde barındırdıkları değerler çevresiyle bir bütün oluşturmakta, birisi olmazsa diğerinin anlaşılmasının güçleşeceği bir durum ortaya çıkmaktadır. Örneğin Efes Antik Kenti'ni gezmeden önce, tarihi MÖ. 6000'lere kadar inen ve Anadolu kavimleri ile Hititler tarafından iskan edildiği, yapılan kazılarla ortaya çıkarılan Selçuk'taki Ayasuluk tepesini mutlaka görmemiz gerekir. Çünkü, eski Efes buradaymış. Hitit dönemindeki adı Apasas. Ünlü Artemis Tapınağı da burada. Bugün gezdiğimiz Efes, Büyük İskender'in generallerinden Lysimakhos tarafından, MÖ. 300'de kurulmuş. Efes, Bizans döneminde tekrar yer değiştirmiş ve ilk kurulduğu Ayasuluk tepesine gelmiş. Rumların Ayios Theologos (İlahiyatçı Aziz) yerine Ayios Skologos adını kullanmalarıyla Ayasuluk ismi türemiş ve öyle kullanılagelmiş. Aydınoğulları Beyliği'nden önce, 1291 yılında, yöreye akınlar düzenleyen Türkmen Sasa Bey, Ayasuluk'u ele geçirmiş. 1426 da, II. Murat döneminde Osmanlı topraklarına katılmış. 1856 da ilk demiryolu olan İzmir- Aydın hattında Ayasuluk, önemli bir istasyon olmuş. 1913'te Selçuk ismi verilen yerleşim 1957'de ilçe yapılmış.
LEYLEKLER YUVADA
Selçuk'un girişinde hemen dikkatimi çeken ilk yapı, Ayasuluk tepesinin en yüksek kısmını çevreleyen ve 15 kule ile takviye edilen Bizans dönemi İç Kale oluyor. Aydınoğulları tarafından onarılan ve günümüzde restore edilen kalede bir cami ve su sarnıçları bulunuyor. Hemen altındaki düzlükte St. John (Aziz Yahya) Bazilikası'nın kısmen restore edilmiş kalıntıları yer alıyor. St. John, İsa'nın on iki havarisinden en genç olanı ve genellikle "Evangelik" ya da "evgili" diye anılmış. İsa'nın annesi Meryem'i, yakınlardaki Patmos dağına getiren ve Yuhanna İncili'ni yazdığına inanılan bu kutsal ilahiyatçı (Ayasuluk) anısına 4.yy'da yapılan bazilikanın üstüne 6.yy'da Bizans İmparatoru Jüstinyen tarafından daha görkemlisi inşa ettirilmiş. İsa Bey Camisi ve diğer cami ve yapıları ile kenti adeta bir Açıkhava müzesi. Uzak ve yakın tarih iç içe. Kent meydanındaki su kemerleri ile hamam ve istasyon binaları süreci tamamlıyor. Kemerlerin üzerindeki leylekler ise görülmeye değer. Binlerce yıldır kendilerine bir zarar gelmeyeceğinin inancıyla yavrularıyla beraber yuvalarındalar. "Leyleği havada gören" gezginlere, bu kentte biraz daha kalın mesajı veriyorlar.
CAZİBE NOKTALARI
Aynı mesajı Selçuk Belediyesi Basın Danışmanı Onursal Erbaş da veriyor; "Selçuk ilçemiz, Efes'i, Meryemana'sı, Şirince'si, dünyanın 7 harikasından biri olan Artemis Tapınağı, St. Jean Kilisesi, Ayasuluk Kalesi ve İsabey Camisi ile sadece Türkiye'nin değil, tüm dünyanın tanıdığı tarihi bir kent. Üstelik binlerce yıldır yaşamın sürdüğü bir coğrafya. Neredeyse her dinin kutsallarını bünyesinde barındırıyor. Ancak acı olan Selçuk'un tüm ören yerleri kent merkezinin dışında ve gelirleri Kültür Bakanlığı'ndan ihaleyi alan TURSAB'a gidiyor. Mesela Efes, Türkiye'nin en çok kazandıran ören yeri. Ama yılın ilk yarısında 4 milyon gelir getiren Efes'in gelirleri Selçuk'a yansımıyor. Bir taraftan gelirlerinden yararlanmasa da Efes alan yönetimini hazırlayarak Efes'i UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne sokmaya çalışan, bir yandan Ayasuluk Kalesi'ni restore ederek Selçuk'u Selçuk yapan, ören yerlerini korumaya çalışan Selçuk Belediye Başkanı Hüseyin Vefa Ülgür bir yandan da kent merkezinde cazibe noktaları yaratmaya çalışıyor. Bunlardan biri eski bir tütün binasını restore ederek oluşturduğu Kent Belleği merkezi. Selçuk'un geçmişini özellikle de mübadele gerçeğini gözler önüne seren kent belleği merkezi, Selçuk merkezinde yer alan 3 katlı tarihi taş binada haftanın 7 günü ziyarete açık. Öte yandan yine aynı alanda yer alan ve belediye tarafından restore edilen Bizans su kemerleri, dünyanın bir ucundan gelerek Selçuk'a yuva yapan leylekler, yine belediye tarafından tarihi istasyon lojmanının restore edilmesi ile oluşturulan Carpouza Cafe ve onun harika bahçesinde yapılacak kahve keyfi ve tarihi tren istasyonu ile Selçuk kent merkezi görülmeye değer. Ancak ne yazık ki çoğunlukla turlarla Selçuk'a gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler merkez dışındaki ören yerlerini acelece gezip kent merkezini hiç görmeden Selçuk'tan ayrılıyor. Bu anlamda Selçuk, kent merkezinde saklı kent."
ÖNLEM ALINMALI
Ege'nin diğer kentlerinde olduğu gibi Selçuk'ta da hayat sokakta, hareketli. Asma altı kahvehaneleri ve dükkanlarının önünde serinleyen vatandaşlarla sohbet ediyorum. Genel olarak Pamucak'taki büyük otellerin ve turizm firmalarının turistleri şehir içerisine yönlendirmediğinden bu nedenle işlerinin düşüklüğünden yakınıyorlar. Hediyelik eşya satan Süleyman Çakmak, Ülke genelinde etkili bir turizm politikasının eksikliğini vurgularken, kilise girişinin çevresinin düzenlenmesi, temizlenmesi ile turistlerin dinlenebileceği cafe, çay bahçesi gibi yerlerin yapılmasını, turizmin kışın da canlı tutulabilmesi için önlemler alınması gerektiğini ifade ediyor. Bunlara ek olarak Efes Müzesi'nin yeni bina yapımından dolayı kapalı olduğunu öğrenince şaşırıyorum. En çok turist çeken bu bölgede hiç olmazsa müzenin yan tarafındaki, restore edilmiş hamam binasında bir bölüm açık tutulamaz mı diye düşünüyorum.
