SELAMİ KALAY
Anadolu Yarımadası'nın bugün için bilinen en eski adı "Hatti Ülkesi"dir. MÖ. 2200 tarihlerinden itibaren Anadolu'yu istila etmeye başlayan Hint-Avrupalı Hititler, yeni yurtları için Hatti Ülkesi deyimini kullanmışlar. Anadolu'nun yerli halkı Hattiler, en az MÖ. 3000'in ortalarından beri küçük krallıklar, beylikler halinde idare edilmişler. Bir çeşit kent devleti olan bu beylikler, MÖ. 2200'den sonra teker teker Hititlerin eline geçmeye başlamış. Kendilerine ait bir yazısı olmayan Hattiler, Mezopotamya ile ticaret yapmaları nedeniyle Asurca bilen yazıcılar kullanmışlar. Hattiler, Hititler döneminde nüfusun büyük bir bölümünü oluşturmuşlar. Hititler Anadolu'ya ilk geldiklerinde çok gelişmiş bir uygarlığa sahip değillermiş. Bu nedenle, daha ileri bir uygarlık düzeyinde olan yerli halk Hattiler'den etkilenmişler, onların tanrılarını, dağ, ova, dere isimlerini, sanat ve üretim yöntemlerini benimsemişler. Hitit metinlerinde Hattuşa ülkesinden "bin tanrılı ülke" olarak söz edilmiş. Yayılmacı politikaları her ne kadar onların savaşçı karakterlerini vurgular gibi görünse de Hititler, pek çok bölgeyi antlaşmalar yoluyla vergi vermeye yükümlü kılmış ve bu bağımlı krallıklar iç işlerinde belirli bir serbestlik içinde yaşayabilmişler.
HATTUŞA (BOĞAZKALE)
Hitit Kralı I. Hattuşili, Anadolu'da ilk kez merkezi bir krallık kurarak geniş coğrafi bölgeleri politik ve kültürel olarak etkisi altına alabilecek bir devlet kurmayı başarmış. Hattuşa, yeni kurulan Hitit devletine başkent ve dini merkez olmuş.(MÖ. 14.yy). Şehir altı kilometre uzunluğunda taş temelli, üstü kerpiç surlarla çevrilmiş. Çoğu günümüze kadar sağlam durumda gelmiş heykel ve kabartmalar içeren Aslanlı Kapı, Kral Kapı, Yer Kapı, Tünel gibi girişler yapılmış. Büyük Tapınak ve içerisindeki yiyecek ambarları, Kutsal Yeşil Taş, Büyük Kale, Ambarlıkaya'daki asma köprünün izleri, havuzlar görülmesi gereken kalıntılar arasında. Tarihin bilinen ilk yazılı barış antlaşması olan Kadeş Antlaşması, MÖ. 13.yy'da Hitit Kralı III. Hattuşili ile Mısır Firavunu II. Ramses arasında imzalanmış. Antlaşma metnini içeren kil tablet 1906 da Boğazköy'deki kazılarda bulunmuş.
YAZILIKAYA
Hattuşa örenyerinin 1.5 km kuzeydoğusunda, bir dağ yamacında yer alan Yazılıkaya, şehirdeki tapınaklardan farklı olarak, üstü açık, iki kaya bloğu arasında, iki bölümden oluşan bir açık hava tapınağı. Hitit sanatçıları kayalara uzun sıralar halinde tanrı ve tanrıça kabartmaları işlemişler. Bunlar hava tanrısı Teşup ve güneş tanrıçası Hepat'ın maiyeti olup, ''Yeni Yıl Şenlikleri Evi'' olarak kullanılan bu tapınakta bir araya gelişleri betimlenmiş.
ALACAHÖYÜK
Hattuşa'ya 35 km. uzaklıktaki Alacahöyük, M.Ö. 3500 yıllarından başlayarak günümüze kadar Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit ve Frig olmak üzere dört uygarlık çağına sahne olmuş. Sonrasında Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve bugünkü Alacahöyük köyü olarak devam etmiş. 1935 yılında Atatürk'ün özel ilgisiyle düzenli kazıların başladığı bu çok önemli din ve sanat merkezinde sfenksli kapı, surlar, kral mezarları, tapınak ve tünel ortaya çıkarılmış. Ayrıca, halen işlevini sürdüren ve doğal bir kaynaktan beslenen Hitit Barajı ilk haline uygun şekilde yeniden düzenlenmiş. Alacahöyük'teki kazılarda köylülerin koruma bilinci çok yararlı olmuş. Daha önceleri incelenmek üzere yurtdışına götürülmek istenen tarihi eserlere sahip çıkan köy halkı çocuklarını okutarak Prof. Ünsal Yalçın ve Ünal Yalçın gibi arkeologlar yetiştirmiş.
İNCESU KANYONU
Çorum'un Ortaköy ilçesi İncesu Köyü sınırları içerisinde yer alan ve yöre halkı tarafından Uzungeçit ismi verilen İncesu kanyonu 12 km. uzunluğunda. Antik adı Scylax olan Çekerek Irmağı'nın geçtiği kanyonda, köyden 1 km. uzaklıkta, ırmak yatağından 1,5 metre yükseklikte tanrıça Kybele kabartması bulunuyor. Bir taht üzerinde oturduğu düşünülen tanrıça sol elinde bir aslan yavrusu tutmakta. Bu kabartma Anadolu'da, Helenistik Çağa(M.Ö. 2.yy) tarihlenen Kybele kabartmalarının en büyüğü olarak kayıtlara geçmiş. Kanyon, özellikle kuş türleri açısından zengin bir alan. Ak Balıkçıl, Gri Balıkçıl, Kızıl Şahin, Yılan Kartalı, Kara Akbaba ile Tatlısu Kefali, Karaburun, İn Balığı, Tatlısu Yengeci, Su Samuru gibi türler de kanyonda yaşam alanı bulmuşlar.
ORTAKÖY-ŞAPİNUVA
Hitit Devleti'nin önemli idari merkezlerinden biri olan Şapinuva-Ortaköy, Çorum'un 53 km. güney doğusunda. Askeri ve dini bir merkez olan Şapinuva, büyük kral (III. Tuthaliya) ve kraliçe (Taduhepa) tarafından birlikte yönetilmiş. Şapinuva aynı zamanda ordu komutanlığının ve askerin sürekli olarak hazır bulunduğu bir şehir olmuş. Çok geniş bir alanı kaplayan bölgede kazılar halen devam ediyor.
NASIL GİDİLİR:
Ankara'dan, Kırıkkale- Çorum-Samsun yolu takip edilir. Sungurlu ilçesinden 7 km. sonra sağa dönülüp 22 km. sonra Boğazkale'ye(Hattuşa) ulaşılır. Hattuşa'dan itibaren Alacahöyük 35 km. Ortaköy ise Alaca ilçesi üzerinden Çorum'a 60 km. uzaklıkta.
NE ALINIR:
Köylerden taze sebze, meyve, leblebi çeşitleri. Yazılıkaya'daki hediyelik eşya satıcılarından, yöreden çıkarılan nefrit taşına işlenmiş heykelcikler ve Hitit motifli kabartmalar alınabilir. Hattuşa'da yöresel yemekler yapan lokantalar mevcut.
