SELAMİ KALAY
Ankara'ya 140 km uzaklıktaki Kaman ilçesinde bulunan Japon Bahçesi ve Arkeoloji Müzesi görülmeye değer yerlerin başında geliyor. Japonya hükümetinin desteğiyle inşa edilen müzede, Japon arkeologlar tarafından bölgede yapılan kazılarda ortaya çıkarılan buluntular sergileniyor. Müzenin bahçesi ise Japon bahçıvanlar tarafından geleneksel tarzda düzenlenerek ağaçlandırılmış. Baharda rengarenk çiçekler açan bahçeye yerli ve yabancı turistlerin ilgisi büyük. Türkiye'ye gelen Japon turist grupları müzeyi ziyaret ettikten sonra Kapadokya bölgesine geçiyorlar.
BÜKLÜKALE
Kırıkkale ili, Karakeçili ilçesine bağlı Karakeçili beldesinde, Ankara'dan Kaman'a giden yol üzerinde, Kızılırmak'ı geçmeden hemen sol tarafında, nehirin en dar bölümlerinden birinde yer almakta.
Bu noktada, 13. yy Selçuklu dönemine ait Çeşnigir Köprüsü adı verilen bir taş köprü mevcut. Ayrıca konumu itibari ile Orta Anadolu'daki önemli geçiş noktalarından birinde bulunan Büklükale de şu an su altında kalan Roma dönemine ait köprü kalıntıları da bölgenin yüz yıllardır yerleşim yeri olarak tercih edildiğinin göstergesi olmuş. Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü Başkanı Dr. Sachihiro Omura'nın başkanlığı altında 1991, 2006 ve 2008 yılında yapılan yüzey araştırmaları sonucunda Büklükale'nin eski Anadolu tarihi açısından özellikle konumu itibari ile MÖ 2 bin ve Hitit İmparatorluk Çağı için stratejik bir önem taşıdığı tespit edilmiş. Bu sebeple, 1986 yılından itibaren kazılan Kaman Kalehöyük'ün kronolojisinde açığa çıkan ve önemli bir sorun olan Hitit döneminin, Büklükale kazıları sayesinde aydınlatılması amaçlanmış. Bu araştırmaların sonucu olarak Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü'ne araştırmacı olarak çalışan aynı zamanda Ahi Evran Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak görev yapan Yard. Doç. Dr. Kimiyoshi Matsumara 2009 yılında kazılara başlamış. Şimdiye dek yapılan kazılarda, 1. Kat: Osmanlı Dönemi, 2. Kat: Demir Çağı, 3. Kat: Geç Tunç Çağı, 4. Kat: Eski Tunç Çağı olmak üzere dört kültür katı tespit edilmiş. Ayrıca, Hitit dönemine ait şehir suru ve kapısı da tespit edilmiş. Böylece, Büklükale'nin MÖ 2. bin yılın ikinci yarısında, yani Hitit İmparatorluk Çağı'nda önemli bir şehir merkezi olduğu açığa çıkarılmıştır.
KALEHÖYÜK
Kırşehir ili, Kaman ilçesi, Çağırkan Beldesi'nde, 280 m çapında, 16 m yüksekliğinde, orta boy bir höyük. Hemen güneyinden geçen 'Göçmen Yolu' veya 'İpek Yolu' denilen eski bir yol üzerinde. Zengin kültür katlarına sahip Kalehöyük'te oldukça renkli buluntular da dikkati çekmiş. Bunlardan MS 17.yy'a tarihlenen Çin'den ithal porselen ve Polonya sikkeleri Doğu- Batı ticaretini göstermesi açısından önemli görülmüş. Aynı zamanda MÖ I. bin ve II. bine tarihlenen ithal mühürler de, bu ticaretin köklerinin çok eski zamanlara dayandığının göstermesi açısından önemli. Höyükte bol miktarda çıkan çanak çömlek ve madeni buluntuların dışında, Asur Ticaret Kolonileri Dönemine tarihlenen ve ekonomik özellik taşıyan kil tablet de önemli buluntular arasında. Ayrıca bulunan eserler, Kalkolitik ve Neolitik Çağ'a ait tabakaların da açığa çıkartılabileceğini göstermiş. Ayrıca, eski Anadolu kronolojisinde Hitit İmparatorluğu'nun çökmesinden sonra, göç eden kavimlerin Ege'de Aiol ve İon kentlerini kurmalarına kadar uzanan zaman birimini içeren ve yerleşim ile kültür izi içermeyen, bununla paralel olarak önemli bir sorun şeklinde karşımıza çıkan döneme Karanlık Çağ adı verilmektedir. Yapılan çalışmalarda, Kalehöyük'te Karanlık Çağa ait yaşam izlerine de rastlanmış.
YASSIHÖYÜK
Ankara- Kırşehir karayolunun hemen kuzey kenarında yer alan Yassıhöyük, Kırşehir şehir merkezine yaklaşık 20 km mesafede yer alan Çayağazı beldesine bağlı, Doğu- Batı yönünde 625 m genişliğinde 13 m yüksekliğinde oval görünümlü yassı bir höyüktür. Yassıhöyük Kaman ilçe merkezinin ise 30 km doğusunda yer almakta. Yapılan kazı çalışmaları sonucunda yukarıdan aşağıya doğru höyükte, 1.Kat (1.- 3. yapı katı): Demir çağı, II. Kat: Orta ve Erken Tunç Çağı olmak üzere iki kültür katı içerisinde, dört yapı katı tespit edilmiş.
Kazı çalışmaları sonucunda ele geçen buluntular değerlendirildiğinde 1. Katın üç yapı katı içersinde tespit edilen mimari kalıntılar dışında özellikle madeni buluntular dikkati çekmektedir. Küçük bir altın küpe ve spiral dışında, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde bir benzeri bulunan hiyeroglifli kurşun levha ile fibulalar, ok uçları ve iğneler 1. kattan ele geçen buluntular arasında.
Höyükte 2. kat ise özellikle mimari kalıntıları ile dikkati çekmektedir. Mezopotamya mimarisini anımsatan avlu etrafı yapılaşmanın olduğu büyük bir saray kalıntısının ortaya çıkmasıyla birlikte, duvarların çoğunda kalın kil sıva kullanıldığı görülmüş. Ayrıca bu katta büyük bir yangın izine rastlanmış, bu sayede iyi korunmuş kömürleşmiş ağaç hatıllar tespit edilmiş.Ele geçen mühür baskısı gibi küçük buluntular, Yassıhöyük'ün Asur ticaret Kolonileri Çağının erken safhalarına tarihlenebileceğini göstermiş.
NASIL GİDİLİR:
Ankara'dan Konya yolu takip edilerek, Gölbaşı ilçesinden 15 km sonra Oğulbey'den sol tarafa Beynam- Bala- Kırşehir yoluna dönülür.
NE ALINIR:
Karakeçili'den et, sucuk, Köprüköy'den sazan, yayın, turna balıkları, Kaman'dan Ceviz.
