15 saatte bir bebek yapıyor

Giriş Tarihi:08.08.2015, 18:01 Güncelleme Tarihi:08.08.2015, 19:23
İzmirli Banu Kurt için her şey bir arkadaşının çocuğunun, "Ben, Barbie kadar güzel değilim" sözüyle başladı. Küçük kızın gözyaşları üzerine Kurt'un bezden yaptığı bebek, hayatını değiştirdi
NİHAN YARKENT

Bu dünyanın en güzeli ne derseniz, yanıtı sadece bebeklerdir. İzmirli Banu Kurt, 15 saatte bir bebek yapıyor. Üstelik dünyanın en güzel bebeklerini yapıyor. Her şey ise bir arkadaşının çocuğunun, "Ben, Barbie bebek kadar güzel değilim" sözüyle başladı. Küçük kızın gözyaşları üzerine Banu Kurt'un bezden yaptığı bebek, hayatını değiştirdi. Evine aldığı dikiş makinasıyla bez bebekler yapmaya başlayan Banu Kurt, uzun süren araştırmalarının sonucunda Türkiye'de daha önce yapılmamış ve adına waldorf denilen teknikle yapılan içi yün dışı tamamen organik malzemelerden oluşan bebekler üretmeye başladı. Banu bebekler, sarı saçlı mavi gözlü, düzgün fizikli Barbi'nin aksine sadece çocukların isteği kıyafetler, saç renklerinden oluştu. Hafif tombulu da var, zayıfı da var. Renkli gözlüsü, kıvırcık saçlı, düz saçlısı da var. Bez bebekler bir anda çocukların en yakın arkadaşı oldu. Aynı zamanda da kadınların yeni iş kapısı aralandı. Evde oturan çalışamayan, eşi izin vermeyen, dikiş örgü bilen kadınlar Banu bebeklerin elbiselerine yapmaya başladı, böylece iş sahibi oldu. Banu Kurt, çocukların yeni oyuncağı bez bebeklerle olan rüyasını anlattı.

TUTKUSU OLDU
- Bebek yapmaya nasıl başladınız?

8 yıl önce kendime boş zamanlarımı değerlendireceğim bir hobi ararken bir dikiş makinası aldım. Bir yıl hafta sonları dikiş kursuna gittim. Evimin bir odasını minik bir atölye haline getirdim. Çevremdeki tüm çocuklara bez bebekler dikmeye başladım. Zamanla bebekleri o kadar çok sevdim ki bebek dikmek benim için bir tutku haline geldi. Aklımda sürekli bebekler vardı.
- Peki, Banu bebekler nasıl ortaya çıktı?
Bir arkadaşın çocuğu, "Ben barbi bebek kadar güzel değilim" cümlesi bende dönüm noktası oldu. Ağlamaya başlayınca "Ben sana daha güzelini yapacağım" dedim. Ruh dünyalarının zarar görmesine çok üzüldüm. Böyle başladı. Bütün çocuklara bez bebekler yapmaya başladım. Onların isteği gibi kıyafetleri saç renkleri nasıl istiyorlarsa öyle yaptım. Tamamıyla özel malzemeler, içi yün dışı organik malzemeler kullandım.
- Waldorf bebek nedir?
Tamamen doğal malzemelerle yapılan, yüz ifadesi olmayan, ancak tasarımcının her bebeğe kattığı özel yorumla şekillenen bebekler. Çocuğunuzun bebeğini gülerken, ağlarken, mutlu ya da üzgünken hayal edebilmesi için yüzlerinin nötr olması en büyük özelliğidir.

KOCAMAN GÜLMELER
- Senin bebeklerin özelliği nedir?

Araştırdıkça birçok kaynak buldum. Dünyanın birçok yerinde hobisini kazanca dönüştürmüş waldorf bebek tasarımcıları ile tanıştım. Onlardan malzeme bilgisi ve dersler aldım. Yurtdışından kitaplar, kumaşlar ve aksesuvarlar getirttim. Ve bir waldorf bebek tasarımcısı oldum. Ben onlara kendi yorumlarımı kattım. Kocaman gülmeler ekledim.
- İlgi nasıl?
Beklenin çok üzerinde. Bu bebeklerin yapılışını öğrenmek isteyen çok sayıda kadından soru alınca, atölyeler yoluyla öğretme kısmına geçtim. 8 yılda çok öğrencim oldu. Şimdilerde bu bebeklerden yapan birçok kadın var. Gururla söylüyorum ki bunu iş olarak yapıp para kazanıyorlar ve bunun bir parçası olmak da benim için mutluluk sebebi.
- Kendi kumaşın var, bunu nasıl yaptınız?
Atölyelere başladıktan sonra ben iş yerinden kalan tüm zamanımda bebeklerin malzemelerini yurtdışından getirmeden nasıl yaparım sorusuna cevap bulabileceğim organik fuarlarına ve çeşitli organizasyonlara katıldım. Kendimi geliştirebileceğim hiçbir fırsatı kaçırmadım. Böylelikle bebeklerin ana malzemesini oluşturan ten rengi ve organik bir kumaş üretmeyi başarabildim.
- Bir bebeği ne kadar sürede yapıyorsunuz?
Bebeklerimin tüm malzemelerini özenle seçiyorum. Dışını kaplayan ten rengi kumaş organik, içi taranmış yün ile doluyor. Elbiseleri pamuk kumaşlardan seçiliyor. Saçları tek tek elde yapılıyor. Yüzü el işlemesi. Bir bebek yaklaşık 15 saatlik bir çalışma sonucu ortaya çıkıyor.
- Çocuklar da kendi bebeklerini yapabiliyor mu?
2011 yılında İstanbul Oyuncak Müzesi ile her ayın son pazar günü Müzede çocuklarla bir bez bebek atölyesi yapmaya başladım. Bu atölyelerle de çocukları bebeklerinin yapım sürecine dahil ettim. Çocuklar hem aileleriyle hem de tek başlarına katıldıkları 90 dakikalık atölyelerde hayallerindeki bebeği yapmanın keyfini ve bu bebeği ben yaptım demenin gururunu yaşıyorlar. Atölyelerin sonrasında ailelerden çok güzel geri dönüşler alıyorum. Ben de çocuklar sayesinde bir çocuk gözüyle bebek yapmayı öğreniyorum. Ben onların öğrencisiyim onlar da benim.

Hedef dünya pazarı
- Bebekler seni girişimci de yaptı, bu nasıl oldu?

Çalıştığım üniversitede birgün elime bir ilan geldi. Ege Üniversitesi, Bornova Belediyesi ve Lider Yaratıcı Katılımcılar Derneği'nin düzenlediği bir girişimcilik yarışması ile karşılaştım. "Girişim Kampüs" genelde her zaman bu yarışmalar öğrenciler için olurdu ama bu sefer yeni bir kategori açılmıştı. "İkinci Bahar" adındaki kategoriyi görür görmez neden bu bahar, benim baharım olmasın dedim ve katıldım. Finale kaldım. Bu süreçte güzel bir eğitim aldık. Ardından projeler sunuldu. Ben ikinci bahar kategorisinde birinci oldum. Hayatımın sayılı heyecanlı günlerinden bir tanesiydi. Hani hissedersiniz ya "Evet buraya kadar ve bundan sonra herşey değişecek" dersiniz ya işte öyle bir an yaşadım. Yarışma sonrasında KOSGEB eğitimi aldım. Hatta eğitimim de yeni bitti. Şimdi iş planımı hazırlıyorum. KOSGEB desteğiyle işimi kurmak zor olmayacak.
- Bebekler dünyaya açılacak mı?
Atölyemin üretim yerini Bayraklı'da kurmak istiyorum. Şimdiden, hayal kurmayı unutmamış, umut etmekten vazgeçmemiş, çocuksu ruhunu kaybetmemiş kadınlardan oluşan bir çekirdek ekip kurmaya başladım. Onlara bebeklerin nasıl yapıldığını öğretiyorum. birlikte güzel ve değerli bir marka inşaa edeceğiz. Önce İzmir'de sonra tüm Türkiye de bebeklerimi ve atölyelerimi tanıtmak istiyorum. Sonra da dünyada tanınmak. Hatta ilk hedef 2016 şubat ayında Almanya'da yapılacak oyuncak fuarına el yapımı doğal bebeklerim ve aksesuarlarımla bir marka olarak katılmak olacak.

Yolu KİTVAK'la kesişti
- Yolunuz KİTVAK ile de kesişti?

Evet, KİTVAK ile birlikte olmaktan çok mutluyum. Biliyorsunuz KİTVAK, Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde bir konuk evi yapıyor. Bebeklerde konuk evi projesi için harç olacak. Bu çok büyük bir mutluluk, ufakta olsa bebeklerimin bu projeye katkı vermesinden daha güzel birşey olamaz.
- En güzel bebeğin hangisi?
Kendimi bildiğim günden beri bebekleri çok sevdim. Belki de bu sebeple çocuk sahibi olmak konusunda da çok aceleci davrandım. 20 yaşında anne oldum. Bugüne kadar yaptığım en güzel bebek, Kızım Serra.



kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.