Son haftalarda galibiyeti unutan F.Bahçe, Olimpiyat Stadı'nda şimdiye kadar mağlup edemediği rakibine karşı yine üstünlük kuramadı ve kazanamama zincirine 7. halkayı ekledi: 2-1. Maçın ilk yarım saati her iki takım da tutuktu. 30. dakikada orta sahada Selçuk'dan topu kapan Ali'nin, savunmanın arkasına attığı topu kontrol eden İskender, ceza yayı üzerine kadar çıkan kaleci Volkan Demirel'i çalımlayarak, topu boş kaleye gönderdi: 1-0. 45. dakikada ceza yayının hemen önünden Alex'in kullandığı serbest vuruşta, top direğin yanından auta çıktı. Bir dakika sonra ise Deniz'in attığı gol ofsayt gerekçesiyle sayılmadı. 57. dakikada Fenerbahçe beraberliği yakaladı. Gökhan Gönül'ün ortasında, ceza alanı içinde Alex'in yarım vole şeklindeki vuruşu ağlara gitti: 1-1. 79. dakikada rakibine sert müdahalede bulunan Alex kırmızı kart gördü. 83'te Rızvan'ın yerden ortasında, kaleci Volkan Demirel'in yatarak müdahale ettiği topu İskender tamamladı ve maçın skorunu belirledi: 2-1.
Karanlık tablo
Fenerbahçe'de son haftalarda alınan başarısız sonuçlar dikkat çekiyor. Son 7 resmi maçından galibiyet çıkartamayan sarı-lacivertliler, Lorant dönemindeki 9 maç üst üste kazanamama istetistiğine çok yaklaştı. İlk yarıda üst üste aldığı 8 galibiyetle kendisine ait 7 maçlık seriyi geçerek rekor kıran sarı-lacivertliler 2. yarıda ise adeta kabuk değiştirdi.
F.Bahçe Teknik Direktörü Christoph Daum, dünkü mücadelede, takımını Lille maçındaki kadrodan tek değişiklikle sahaya sürdü. O maçta forma giyen Andre Santos, lig mücadelesinde takımdaki yerini alırken, Lille karşısında ilk 11'de sahaya çıkan Önder yedek kaldı.
Daum Semih ve Gökhan gibi iki golcüsünü oyuna almayıp yanında oturturken Alex'in de ikinci yarıda kırmızı kart görmesi sarı-lacivertlilerin moralini iyice bozdu.
Belediye'de ise sakatlıkları bulunan Gökhan Kaba, Taner Gülleri, İbrahim Akın, Herve Tum, Zeki Korkmaz, Martin Kus ve Okan Buruk 18 kişilik kadroda yer alamadı. Maçın ilk yarısında ise Gökhan Süzen sakatlanarak oyundan çıkmak zorunda kaldı.
Daum istifa
Fenerbahçeli taraftarlar, maçın ardından takımlarını tezahüratlarla protesto etti. Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanan mücadeledenin ardından taraftarlar stad çıkışında, "Daum istifa" ve "I Love you Zico" diye bağırdı. Sarı-lacivertli taraftarlar ayrıca yöneticileri de protesto etti.
GÜRCAN BİLGİÇ HANGİ GÖZYAŞI?
Saha sonuçlarında istikrarlı sorunlar var. Ve teknik adam olarak bunlara çözüm bulmak zorundasınız. Ama aynı taktik, tertip, görev anlayışı ve mantıkla tüm maçlarda sahadasınız. Hangi gözyaşı sizi kurtarabilir?
Lille gibi Büyükşehir de tek santrfor ile oynuyor. Amaçları rakibi bozmak, oyunu kesmek... Kurguları sadece mücadele üstüne. Ve sen yine saha içinde hamle yapmıyor, mazeretlerinin arasından bir farklılık üretemiyorsun. Bu kez seni aklayacak, kenara göz yaşlı gelecek bir futbolcu da yok. Kimin gözyaşlarına vereceksin bu futbolun hesabını?
"Etkili oyuncularım yok" diyebilir misin? Özer Hurmacı daha bir ay öncesine kadar "hazır değil" diyerek yedeğe soyundurduğun oyuncun. Uğur Boral'ı zaten hiç düşünmemişsin. Lugano'nun eksikliği midir bu goller, yoksa oyuncularından esirgediğin cesaretsizlik mi? Kim ağlayacak senin bu haline?
Cristian ve Deivid kulübede. Demek ki oynayabilirler. O zaman çevir sistemini üçlü defansa. Forveti ikili yap... Alex arkalarında oynasın. Var mı Vederson ve Gökhan gibi hücum beki kimse de. 3-5-2 mi çağ dışı, yoksa rakibi ve maçı farklı düşünüp, farklı davranamamak mı? Bir forveti dört defans, iki de orta saha ile beklemenin korku dağlarından başka kime faydası var? Tribünde ağlayanların gözyaşları ne olacak?
Güiza gol kaçıran santrfor tipinden, dün gol pozisyonuna bile giremeyen santrfor haline gelmişti. Ağlayan sanraforun, bitik ayaklarının, takım güveninden eksilen performansını hala umutla beklemek kime, ne kazandırıyor? O ağlıyor, Fenerbahçeli'nin de anası ağlıyor. Hangi göz yaşı değerli?
Fırat Aydınus, yardımcısının yanlış yorumunda "buz" gibi golü iptal ediyor. Santos ofsayt ama hangi kalecinin görüş alanında... Cristian'a da gösteremiyor kırmızı kartını, Guiza'yı indiren son adam Ekrem Ekşioğlu'na da. Üst düzey hakemin, üst düzey yanlışları. Fenerbahçe'nin kötü oyununa çok lafımız var ama, hakem kararlarında "hak etmeyen" maddesi yok.
Kim ağlayacak şimdi taraftarın içindeki ateşi söndürmek için.
Hangi gözyaşı dindirir ki bu yangını.
