Fenerbahçe'de Başakşehir maçının ardından bir çok şey değişti. Şimdi diyebilirsiniz, prim sözü verildi ya da takım hocaya alıştı diye. Ancak sebep bu değil. Fenerbahçe'de iki çok önemli gelişme yaşandı. İlki takım el freni olan En-Nesyri'den kurtuldu. İkinci olarak da Tedesco, Fred'i geri kazandı. Geldiği ilk günden beri Fred'li ve Fred'siz Fenerbahçe diye ayırdığımız dönemdeki formuna geri döndü. Şimdi bu ikisi nasıl tüm takımı değiştirebilir diyeceksiniz. Hemen açıklayayım. En-Nesyri'nin gitmek istediği her halinden belli. Çünkü Fenerbahçe'nin oyun sistemine uyan bir profil değil. O da bunun farkında ve bu yüzden de psikolojik olarak da yıpranmış durumda. Devre arasında ilk yapılacak eylemin Faslı yıldızı göndererek, yerine daha bitirici daha mücadeleci bir forvet oyuncusu almak. Mesela Dzeko gibi. Ama onun daha genç hali diyelim. İkincisine gelecek olursak. Burada da devreye aslında Tedesco giriyor.
TEDESCO'NUN ZAFERİ
Oyuncularını Mourinho gibi kendine kalkan yapmak yerine o kendini siper ediyor. Önce güvenlerini sonra özgüvenlerini kazandı. Geçen seneden beri eleştirilen Fred kendisini buldu. O kendisini bulunca da Fenerbahçe'nin hücumdaki performansı arttı. Tabi sadece bu ikisiyle sınırlı değil. Son haftaların yıldızları Talisca ve Asensio'ya bakın. İkisinin de performansı Tedesco ile zirveye çıktı. Fenerbahçe'nin son üç maçında bulduğu gollerin hepsinde bu ikilinin parmağı var. Tüm bunların ışığında Fenerbahçe maça beklenildiği gibi başladı. Üst üste gelen goller sonrası Eyüp savunması tamamen dağılırken, sarılacivertliler gol kaçırma yarışına girdi. İkinci yarı da biraz daha Fenerbahçe'nin maçı rölantiye almasıyla Eyüp pozisyon bulmaya başladı. Ancak bu dakikalarda da Ederson kendisini gösterdi. Ardından sahneye çıkan John Duran üzerindeki kara bulutları dağıttı ve skoru belirledi. Ancak bir uyarı yapmam gerekiyor. Tamam Kerem çok koşuyor, çok mücadele ediyor. Ama bir an önce skorer kimliğini de göstermeli. Yoksa psikolojik baskı giderek artar.
