GEÇTİĞİMİZ günlerde, Aras Kargo Spor Kulübü'nün tam 17 yıl aradan sonra çıktığı Play-Off mücadelesine tanıklık etmek için İzmir Alsancak Spor Salonu'ndaydık. İtiraf etmeliyim ki, sporla aramda her zaman mesafe vardı. Ancak kızımın voleybol tutkusu, bu sporu sadece evimizin gündemine taşımakla kalmadı, beni de bir aile etkinliği vesilesiyle tribündeki yerimi almaya ikna etti. Türkiye'de 'spor' denince akla gelen futbol hegemonyası, artık yerini çok sesli bir yapıya bırakıyor. Bir dönemin "12 Dev Adam" rüzgarı ve özellikle son yıllarda "Filenin Sultanları"nın elde ettiği küresel başarılar, yerleşik düzeni kökten değiştirdi. Bu başarı grafiği, kız çocuklarının voleybola olan ilgisini öylesine artırdı ki, artık şehir takımlarımız üst liglerde birer birer boy göstermeye başladı. Bugün Sultanlar Ligi'nde mücadele eden temsilcilerimizle birlikte İzmir'de voleybol, popülarite anlamında futbolu adeta gölgede bırakmış durumda. Voleybolcular artık sahada sadece birer sporcu değil, gençler için adeta birer "pop star" haline geldi. Sporcuların gördüğü bu yoğun ilgi ve sevgi, çocukların spora olan hevesini müthiş bir motivasyonla besliyor. Şiddetin ve zararlı alışkanlıkların sosyal hayatta kol gezdiği bir çağda, sporla bağ kuran bir çocuk ebeveynler için en büyük huzur kaynağı. Bu nedenle çocukları maçlara götürmek hem onların bireysel gelişimi hem de şehrin spor kimliğini desteklemek adına çok kıymetli bir adım. Maçlara her zaman mesafeli duran ben bile, tribün atmosferinde bambaşka birine dönüştüğümü fark ettim. O tatlı rekabet, yüksek mücadele azmi ve takım ruhu bizi bir anda sarmalayıverdi. Sahadan 3-1'lik galibiyetle ayrılarak göğsümüzü kabartan Aras Kargo sporcularını gönülden tebrik ediyorum. Şehrimizin daha nice kulübünü en üst liglerde görmeyi diliyor, temsilcimize Play-Off yolunda başarılar temenni ediyorum.

