İzmir'in köklü kulüplerinden Altay'ın teknik direktörü Mehmet Can Karagöz, Yeni Asır Gazetesi'ni ziyaret ederek kendi çalışma sistemini, İzmir ve Türk futboluna dair tespitlerini, geçen sezon siyah-beyazlılar ile yaşadığı kümede kalma serüveni ve gelecek planını paylaştı. Yusuf Şimşek'in Eskişehirspor maçı öncesi deplasmana gitmeden bir gün önceki şok istifası sonrası, ayağının tozuyla Eskişehir deplasmanına çıkan ve ardından birbirinden zor 10 final niteliğindeki maçta takımın başında bulunan 40 yaşındaki teknik adam, 112 yıllık Altay'ı kümede kalma maratonunda yalnız bırakmadı ve alnının akıyla İzmir ekibini kümede tuttu. Karagöz, Altay'da zor ekonomik şartlara rağmen teknoloji, bilim ve eğitim odaklı modern bir çalışma kültürünü kısa zamanda oturtmaya çalıştı.
'BÜYÜK GURUR'
Daha önce 5 farklı sezonda yardımcı antrenör ve maç performans analisti olarak görev aldığı Altay'da teknik direktör olmanın büyük gurur olduğunu ve çekirdekten yetişen bir Altay'lı olarak, siyah-beyazlıların şu anki yönetimsel durumundan dolayı beklemede olduğunu dile getiren genç çalıştırıcı, "Birçok takımdan, teklif alıyorum. Ama Altay her zaman olduğu gibi şimdi de önceliğim. Kulüple ilgili yatırımcı görüşmelerinin kamuoyuna yansıdığını ben de herkes gibi takip ediyorum. Benim odağım, hangi şartlar ne olursa olsun Altay'ın her zaman iyi olmasıdır. Sözleşmem 30 Haziran'da sona eriyor. Ancak en kötü senaryoda bile Altay'ı yalnız bırakmam. Her halükarda sağlık merkezi, analiz departmanı, atletik performans birimi başta olmak üzere departmanları yönetebilecek profesyonel bir teknik ekibimiz var ve yeni sezona tüm planlamalarımızla hazırız. Yaz döneminde de futbolcularımla görüşüyorum ve gerekli test, antrenman metodu gibi yönlendirmeleri yapıyorum. Sistemli, disiplinli ve veriye dayalı çalışıyoruz" dedi.
GENİŞ SCOUTİNG AĞ
MEHMET Can Karagöz, süreç boyunca başkan Sinan Kanlı'nın, yönetiminin ve genel menajer Atakan Atalay'ın da katkılarını esirgemediğini kaydetti. Kulüplerin temelde kurumsal kimlik ve felsefe oluşturması gerektiğini, departmanların bir çark gibi birbirine bağlı çalışması gerektiğini savundu. Teknolojinin önemine dikkat çeken Karagöz, birçok kulübün ve hocanın bunu hala yeterince kullanmadığını söyledi. Scouting konusuna da değinen Karagöz, 15 kişilik bir scouting ekibinin olduğunu, Türkiye, Afrika ve Balkan ligleri üzerine yoğunlaştıklarını anlattı. Her mevkii için oyuncu profilleri oluşturduğunu, her mevkiye göre bireysel profili, takım profiline entegre etme üzerine bir müfredatı olduğunu belirtti
İZVAK VE DİĞER KURULUŞLARA ÇAĞRI
MEHMET Can Karagöz, İzmir kulüpleri arasında pozitif rekabet ve dayanışmanın artması gerektiğini sözlerine ekledi. Karşıyaka, Göztepe, Altay, İzmirspor ve Altınordu'nun birlikte hareket etmesi, taraftar erozyonunun önlenmesi için belediyelerin, yerel yönetimlerin ve İZVAK gibi kuruluşların kulüplere destek vermesi gerektiğini belirtti. Sadece maddi katkı değil, yemek, mazot, tesis gibi temel konularda bile ortak çözümler üretilebileceğini savundu. Karagöz, İzmir futbolunun eski gücüne kavuşmasının ancak ortak akıl, dayanışma ve sürdürülebilir kulüp yapılarıyla mümkün olacağını ifade etti.
'MİLLİLER YARI FİNAL OYNAR'
2026 Dünya Kupasında ay-yıldızlıları da değerlendiren Mehmet Can Karagöz, "Türkiye'nin keyif katacağı ve en az yarı final oynayacağı bir kupa olacağını düşünüyorum. Dualarımız, kalbimiz Bizim Çocuklar'la" ifadelerini kullandı.
KENDİ ANALİZ SİSTEMİ VAR
KARAGÖZ, modern futbolun artık klasik yöntemlerle yönetilemeyeceğini belirterek, antrenman ve maç analizlerini mantığıyla yürüttüğünü söyledi. Kendi geliştirdiği yazılımsal sistem sayesinde antrenman görüntülerini ekibine ulaştıracak hızlı düzenleme yöntemleriyle analizleri anında paylaşacak bir sisteme sahip olduğunu dile getirdi. Saha içi iletişimi farklılaştırdığını kaydeden Karagöz, sahayı beş bölgeye ayırdıklarını ve futbolcularına mevki ya da isimle değil, bölge numaralarıyla hitap ettiğini anlattı. Animasyonlar ve gerçek maç görüntülerini birleştirerek oyunculara PPDA (Savunma Aksiyonu Başına Rakip Pas Sayısı) oranını zamana ve skora göre uyguladığını, savunma aksiyonları sırasında 'kaliteli pas attırmamak', 'alan daraltmak' ve 'psikolojik baskı' gibi görevler verdiğini belirtti. Duran top ve taç organizasyonlarına özel önem verdiklerini vurgulayan tecrübeli çalıştırıcı, 6 yıldır Süper Lig'de ve 1. Lig'de atılan tüm golleri baştan sona incelediklerini, bölgelere göre farklı taç varyasyonları hazırladıklarını aktardı.

