Öğrencileriyle yurtdışına giden Serpil öğretmen, yerinde ve uygulamalı öğrenmenin daha kalıcı olduğunu düşünüyor
RÖPORTAJ: ELVAN KARANFİL
Öğretmen anne-babanın kızı Serpil Koldagüç'ün bu kutsal mesleğe tutkusunun sırrı da genlerinden geliyor.. 10 yıllık öğretmen Serpil Koldagüç, 2012'de İzmir'de yılın öğretmeni seçildi. Genç, başarılı ve aynı zamanda güzel bir kadın olan Serpil öğretmenin 10 parmağında 10 marifet var. İkiz çocuk annesi o. 2005'ten beri Asiye Hüseyin Akyüz Bilim İlkokulu'nda öğretmen. Ama bir yandan da EÜ Fen Bilimleri Enstitüsü'nde yüksek lisansını tamamlayıp doktoraya başlamış. Yani hem öğretmen hem öğrenci. Bunlar yetmemiş olacak ki, Urla İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nde Avrupa Birliği projelerinin hazırlanması ve yürütülmesinin sorumluluğunu da üstlenmiş. Birçok projeye imza atmış olmasının yanı sıra uzun yıllar halkoyunlarıyla ilgilenmiş, son 2 yıldır da sualtında balıkların peşinde kaybolmaktan keyif alarak dalmaya merak sarmış. Bir hayli aktif olan Serpil öğretmenle bu yıl mezun vereceği öğrencileri, projelerini ve mesleğini konuştuk. Ortaya çok keyifli bir sohbet çıktı.
Barışın önemi * Yılın öğretmeni seçildiniz. Nasıl oldu bu?
- Milli Eğitim Bakanlığı, ilk defa bu yıl böyle bir konsept belirlemiş. Tüm okullara yazı gönderildi. Sadece okulda değil, çevresinde de çalışmalar sürdürmüş öğretmenlerin çalışmalarını dosya halinde istediler. Benim de bu tarz çalışmalarım oldukça fazlaydı. İzmir'den 3 öğretmenin dosyası bakanlığa gitmiş. Bakanlıktan benim adım gelmiş.
* Sizin farkınız neydi?
- 2005'ten beri Urla'da çevre programının koordinatör öğretmeniyim. 2007'de hazırladığımız bir proje Türk Coğrafya Kurumu tarafından Türkiye 1'incisi seçildi. Zeytinciliği ve kentleşmenin zeytincilikle ilişkisini konu almıştık. Urla'da 1975 yılı sonrası, otoyolun açılması, yazlık diye tabir ettiğimiz evlerin sayısındaki artışın zeytinciliği nasıl etkilediği ile ilgili konuları ele aldık. National Geographic destekledi. Ardından yine 2007'de uluslararası başka bir proje hazırladık. Klazomenai Kazı Başkanlığı ile birlikte daha önce dünyada hiç yapılmamış bir şey denedik. Çocuklar için bir zeytinyağı işliği tasarlandı. 4 ülkenin ortaklığı ile gerçekleştirilen ve bizim koordünatörlüğünü üstlendiğimiz bir proje oldu. Burada asıl amaç zeytinin simgelediği barış olgusuydu. Tüm kültürlerde zeytin dalı barışı simgeliyor ve biz çocuklara küçük yaşta barış olgusunun önemini aşılamak istedik. 2 yıl hem zeytin hem de barışla ilgili aktiviteler yaptık.
Zeytinyağının oluşumu
* Zeytinyağı işliği projesinden bahseder misiniz?
- Aradığımız işliği Osmanlı döneminden kalma bir gravürde bulduk. Buradaki işliği çocuklara uyarladık. Projesini de Ertan İplikçi çizdi. Yapımını ise Levent Köstem üstlendi. Öğrenciler zeytin topladı, topladıkları zeytinleri sıkarak zeytinyağının oluşum evrelerini gördü, ürettiklerini pazarlayıp, elde ettikleri geliri UNICEF'e bağışladı. Türk, İtalyan, Letonyalı ve Slovak çocukların dünya çocuklarına armağanı oldu. Sonrasında İngilizce belgeseli hazırlandı. Katılımcı ülkelerde sunuldu. Şu anda işlik Levent Bey'in müzesinde.
* Projenin devamı geldi mi?
- Küçük çaplı hasat şenliklerinde sürdürüyoruz. En son geçen ay yaptık ve elde edilen geliri LÖSEV'e bağışladık. Aynı zamanda sosyal sorumluluk projesi de oluyor çocuklar için.
* Peki bu projeleri nasıl üretiyorsunuz?
- Ben Ege Üniversitesi Fen Fakültesi doktora öğrencisiyim. Branşım Kimya ve su kirliliği. Orada elde elde ettiğim bilimsel araştırma tecrübesini çocuklarla kullanabiliyorum. Çevre projelerinin hepsi bilimsel temellere dayanıyor. Deneyler, araştırmalar yapıyoruz su kirliliğine ait. Okulda küçük bir göletimiz var. Ege Üniversitesi Su Ürünleri hocaları çocuklara destek veriyor. Doktora yapıyor olabilmek ve bunu öğrencilerle kullanabilmek benim için çok büyük bir avantaj. Urla halkı, veliler, belediye desteklerini esirgemiyorlar.
Urla'yı çok seviyor * Önümüzdeki projeler neler?
- Elektronik atıkların geri dönüşümüyle ilgili bir çalışma var. Su ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Deniz canlılalarını korumayla ilgili bir eğitim projemiz var. Bunu biraz daha geliştirip, sürdürmek istiyorum. Şu anda bunlar mevcut.
* Urla'yı her yerde tanıtıyorsunuz anlaşılan, Urlalı mısınız?
- Evet, çalışmalarımın ilk slaytı hep Urla ama Urlalı değilim aslen. Kırklareli doğumluyum ama Urla'yı çok seviyorum, burada yaşamaktan çok memnunum.
* Çocuklarla dersler nasıl geçiyor, eğlenceli anılar var mı?
- Olmaz mı. Fen dersinde kas konusunu işliyoruz. Çocuklara haşlanmış dana eti getirin dedim. Laboratuvara çıktık. Bir öğrencim var, baktım, bir taraftan yiyor bir taraftan etleri ayırıyor. Ceylin napıyorsun? dedim. Öğretmenim çok güzel koktu, dayanamadım dedi. Kendimi tutamadım, güldüm. Derslerimiz eğlenceli geçiyor. Gezi yapıyoruz bol bol. Bilim merkezi, müze gibi yerleri gezdirerek çocuklara eğlenceli öğrenmenin yolunu açıyoruz. İtalya'ya gittik 2 kez. 1 kere de Letonya'ya gittik. Bu tür öğrenme daha kalıcı oluyor.
Yılın öğretmenleri Ankara'ya davet edildi * Yılın öğretmenlerine nasıl bir etkinlik düzenlendi?
- İki günlük bir program vardı. Önce Çankaya Köşkü'ne gidildi. Orada Cumhurbaşkanı ve eşiyle yemek yedik, her ilden gelen öğretmen arkadaşlarla birlikte. Meclis'e ve Başbakanlık'a gidildi. Akşam da Milli Eğitim Bakanı'nın verdiği yemeğe katıldık. 24 Kasım Öğretmenler Günü sabahı ise Anıtkabir'e gittik. Güzel ve anlamlı bir ziyaretti. Orada diğer illerden gelen çok değerli öğretmenlerle tanışmak, çalışmalarını öğrenmek benim için artı oldu.
