EKMEĞİNİ TAŞTAN ÇIKARANLAR / TOLGA TEKİN
Kendi adıma söylemek gerekirse bana her gün her gün tıraş olmak zor gelir. Belki çoğu hem cinsim için de durum aynıdır. Ama bir meslek düşünün ki günde en az 30 kişinin saç ve sakalını tıraş etsin. Tabi akşama kadar ayakta durmak da cabası. Evet tahmin ettiğiniz gibi berberlerden bahsediyoruz. Bebeklikten çocukluğa ilk adım attığımız günlerden itibaren babamız ya da dedelerimiz tarafından ilk tıraşımızı olmak için tanıştığımız berber amcaların zorluk ve sıkıntılarına yazı dizimizde yer vermeden olmaz.
Her gün 30 tıraş
Bunun için Kemeraltı'nın yarım asırlık emektar berberi 65 yaşındaki Erşan Mara'nın Gülbedestan Çarşısı'ndaki mütevazi dükkanına İzmir Berberler Odası Başkanı Şükrü Bilgin ile konuk oldum. Hergün saat 07.00'de dükkanını "bismillah" diyerek açan Erşan Amca, diğer meslektaşları gibi günde en az 15 saat çalışıyor. Hergün elinden en az 30 kişi geçen berberlerin işinin en zor tarafı sürekli ayakta durmak. Özellikle bayram arifelerinde 24 saate yakın çalıştıkları için bu sayı 50 kişiyi geçebiliyor. Ortalama saç tıraşı semtlerde 15, merkezi yerlerde 20 lira iken, halk berberi adı altında çalışan yerlerde 5 lira olması dikkat çekiyor ve haksız rekabete yol açıyor. Berber esnafı bu yerlerin denetlenmesini istiyor. Maliyetler çıktıktan sonra geçinmek için dükkan sahibinin cebine günde en az 100, kalfanın ise 50 lira girmesi gerekiyor. Altın bilezik sahibi olma yolunda ilerleyen çırak ise harçlıklarla geçiniyor.
Önce temizlik
Bu işin zorluklarını ve sıkıntılarını en iyi bilenlerden biri olan Erşan Mara, denetimsizlikten yakınarak, "Öyle bir devir ki adam beş kuruş fazla almak için saç tıraşı 5 lira diye yazmış. Kulak pipetiyle burnundan kılını alıyor. İnsan vücudunun en zehirli yeri burun kılıdır. Bu denetimsizlik çok kötü. Normalde sağlıklı bir saç tıraşının en az 20 TL olması gerekiyor. Sakalın da 10-15 lira olması gerekiyor. Ama halk berberi denilen yerler var saç-sakal 5 lira 10 liraya kesiyor. Bir kullandığın havluyu bir daha kullanamazsın. Ama gidin bazı dükkanlarda her yer pislik içinde havluları sıralıyor. Yol kenarına kurutup kurutup kullanıyor" diyerek dert yandı.
Denetleme sorunu
Mesleği öğrenmek ise her ne kadar bunun teorik okulu olsa da küçük yaşta pratik yaparak başlıyor. Tam anlamıyla 3 yılda öğrenilen mesleğin esas okulu dükkan. Çırak ustura tutmayı öğrendikten sonra sakal kesmeyi öğrenir, saç kesmek için ise makası tutmayı bilmek lazım. Makine kullanımı sonra geliyor. Saç makas ile keserken bozulsa bile makineyle düzeltme yapılabiliyor. Bazı yerlerde ise çırağa sakal tıraşı öğretmek için balon köpürtülerek tıraş ettirilir. Balon patlarsa kişinin yüzü kesilmiş anlamına geliyor.
Günümüzde bakıyoruz ki özellikle kentin merkezi yerlerinde kendini "halk berberi" olarak tanıtan ve yanyana kurbanlık koyun gibi dizdikleri 10 tane koltukta normal fiyatı 20 lira olması gerekirken 5 liraya saç-sakal kesen berberler, standart ve yönetmeliklere uyan gerçek berber esnafının belini büküyor. Yetersiz denetleme olduğu için bu berber salonlarında fiş ve fatura kesilmezken, haksız rekabet ve kayıt dışı ekonomiye de zemin hazırlanıyor. Özellikle bundan yakınan Berberler Odası Başkanı Şükrü Bilgin, "Berberlik sektöründe kayıt dışının önüne geçmek için maliyenin fiş fatura denetimi yapmasını istiyoruz. Fiş fatura kesmemenin cezası 162 TL. Ama denetlemesi yetersiz. Berber esnafımızın da şikayeti bu yönde. Maliye ve Sosyal Güvenlik Kurumu titiz çalışma yaptığı sürece bu kayıt dışı sorunu çözülür." diyor.
Berberlik eğitimi almayan, elinde sertifikası olmayan kişilerin de berber dükkanı açtıklarını belirterek söze giren Başkan Bilgin, "Çok acıdır ki şu anki sistemde berber olmayan bile dükkan açabiliyor. Sırf para kazanmak için cebinde ortalama 5 bin lirası olan berber dükkanı açıyor. Bu en büyük handikap. Biz 15 sene bedava okuduk eğitim gördük o zaman" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Hijyen eğitimi
İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan hijyen eğitimi protokolü kapsamında kentte hizmet veren 3 bin esnafın hijyen eğitimi gördüğünü ve sertifika aldığını belirten Bilgin, "Bizim mesleğimizde risk analizi ve hijyen çok önemli. İş güvenliği ve sağlığı açısından önemli bir protokol imzalandı. 5 günlük eğitim sayesinde meslekte biraz daha dikkatli olmamız, hastalık bulaşma riskini azalıyor" diye konuştu.
Erşan Amca'dan ilginç bir anı
Erşan Amca'nın bu meslekte yaşadığı ilginç olay, filmlere konu olur. Yıl 1989, iki tane Norveçli turist, Kemeraltı'ndaki Erşan Amca'nın dükkanına gelir ve der ki "bizim 40 liramız var 30 lira ile bizi tıraş eder misiniz bugün havaalanından ülkemize uçacağız. 10 lirayla da orada sandviç falan yiyeceğiz". Bunun üzerine Erşan Amca ise onlardan hiç para almaz ve benim size hediyem olsun der. Turistleri tıraş ettikten sonra üstüne bir de güzel bir baş masajı yapar. Gördükleri ilgiden ve misafirperverlikten memnun kalan turistler, fotoğraf çekilerek Erşan Amca'ya teşekkür edip Norveç'e uçar. Aradan 3 ay geçer ve Erşan Amca kendine aldığı evin borcunu ödeyemez. Hatta evdeki tüfeğini, dikiş makinesini ve müzik setini bile satar ama eksik olan bin lirayı bir türlü tamamlayamaz. İşte bu sırada Erşan Amca'ya bir mektup gelir. Norveçli turistlerden gelen mektubun içinde birlikte çekildeki fotoğraflar ve 4 bin 500 lira para vardır. Erşan Amca gözlerine inanamaz ve yaptığı misafirperverliğin ödülünü fazlasıyla alır. Meğer bu turistler Norveç'in en büyük balık fabrikalarının sahibiymiş. Sonra bu dostluk yıllar boyu sürüp gider.
YARIN ÇÖPÇÜLER
