Prof.Dr. Himmet KONUR
himmet.konur@deu.edu.tr
Hangi iş olursa olsun özü kavranmadan yapılırsa fayda yerine zarar getirebilir. Bu durum ibadetler için de geçerlidir. İbadetlerin asıl amacı insanın kulluk ve sorumluluk bilincini derinleştirmek; insanı Allah'tan başka varlıklara kul olmaktan kurtararak hürriyete kavuşturmak, manevi ve ahlaki bakımdan olgunlaştırarak mutluluğa eriştirmektir. Bu ana gayeden uzaklaşıldığında istenmedik sonuçlar ortaya çıkmaktadır.
Yüce Allah bir ayet-i kerimede kıldıkları namazın ne anlama geldiğinden haberi olmayanlar için "Yazıklar olsun (öyle) namaz kılanlara" (Maun, 107/4-5) buyurmuştur. Sonraki ayetlerde onların gösteriş düşkünü oldukları ve iyilik etmeye yanaşmadıkları belirtilmektedir. Hz. Peygamber de "...Nice namaz kılanlar vardır ki kıldıkları namazdan onlara sadece yorgunluk kalır." buyurmuştur. (İbn Mace, Sıyam, 21)
Niyazi-yi Mısri de hiç lafı eğip bükmeden,
Savm ü salat ü hac ile sanma biter zahid işin,
İnsan-ı kamil olmaya, lazım olan irfan imiş, der.
Namaz insanı kötülükten uzaklaştırmalı ve iyiliğe yöneltmelidir. Ayet-i Kerime'de "...Şüphesiz namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir. (...)" (Ankebut, 29/45) buyrulmuştur.
Namazı bilinçli kılın
Namaz veya diğer ibadetlerin kabul olunması, kişinin sağlam bir inançla beraber iyi, doğru ve güzel şeylere yönelmesine bağlıdır. İyiliklere sarılıp kötülüklerden sakınmadan bilinçsizce kılınan namaz Allah katında makbul değildir. (Bkz. Bakara, 2/177).
Hz. Peygamber, kulun Allah'a en yakın olduğu halin namazdaki secde anı olduğunu bildirmiştir. (Müslim, Salat, 215) Bir başka yerde ise namazı mü'minin miracı olarak değerlendirmiştir. Bilindiği gibi mirac Hz. Peygamber'in hayatında müstesna bir yere sahiptir. Bu sırada o hiçbir beşere nasip olmayacak derecede huzur-ı İlahiye yaklaşmıştır. Diğer mü'minlerin bu tecrübeyi aynıyla yaşaması mümkün olmasa da namaz sayesinde buna benzer bir tecrübeyi tatması, manevi bakımdan yüksek mertebeler kat etmesi mümkündür.
Allah dostlarından EbSaid Harraz'a 'namaza ne ile girilir?' diye sorulduğunda şu karşılığı verir: "Namaza durmak demek, kıyamette Allah'ın huzurunda bulunmak gibi, O'na yönelmektir. Sen ve O, karşı karşıyasınız. Arada tercüman yok. Sen O'na yönelmiş yakarıyorsun; büyük bir Melik'in huzurunda bulunduğunun bilinci içindesin."
Namaz, Allah sevgisinin bir ifadesi olarak kılınmalıdır.
AYET-İ KERİME
"De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi alemlerin Rabbi Allah içindir." (En'am, 6/162)
HADİS-İ ŞERİF
"Ne dersiniz? Birinizin kapısının önünde bir nehir olsa da, o kimse her gün bu nehirde beş defa yıkansa, kirinden bir şey kalır mı? Beş vakit namaz işte bunun gibidir. Allah beş vakit namazla günahları silip yok eder." (Buhari, Mevakit 6; Müslim, Mesacid 283)
DİNİ SORULAR Namazda akla dünyalık şeylerin gelmesi namaza engel olur mu?
Namaz aslında kişinin Allah ile konuşması, O'na imanını, kulluğunu ifade etmesidir. Gerçek anlamda namaz kılan kişi, her türlü dünyalığı seccadenin dışında bırakmalıdır. Bununla beraber namaz esnasında bu tür şeylerin akla gelmesi namazı bozmaz. Belki manevi lezzetini azaltır.
Nazilli Cezaevi'nde iftar
Nazilli İlçe Müftüsü Necati Topaloğlu, 11 ayın sultanı Ramazan ayının ilçede çeşitli etkinlik ve kurslarla kutlandığını açıkladı. Kuran kursları başta olmak üzere çok sayıda etkinlik gerçekleştirdiklerini belirten Topaloğlu, düzenledikleri iftarda şehit ve gazi ailelerini, huzurevi sakinlerini, sevgi evlerinde kalan çocukları, emekli din görevlileri ile ilçe yöneticilerini buluşturduklarını söyledi. Topaloğlu, "Türkiye'de ilk kez bir ilçede, Nazilli'de cezaevinde iftar yemeği verdik. Tüm mahallelerimizde iftar programlarımız da sürüyor" dedi. ÜMİT ÖZMEN
EGİAD Ramazan'da yaşlıları unutmadı
Ege Genç İşadamları Derneği (EGİAD) yöneticileri, üyelerinden Berna Noyaner'in sahibi olduğu İnciraltı Turkuaz Restaurant'ta Nevvar Salih İşgören, Kemal Tarım, Örnekköy, Gürçeşme ve Karşıyaka Belediyesi Zübeyde Hanım huzurevlerinde kalan yaklaşık 250 kişiye iftar yemeği verdi.
İftar öncesi davetlilerle sohbet eden EGİAD Başkanı Seda Kaya, her yıl huzurevi sakinleriyle bir araya gelmeye özen gösterdiklerini ve EGİAD Huzurevi İftar Yemeği'nin gelenekselleştiğini söyledi.
Sevgi ve dayanışmanın en yoğun yaşandığı Ramazan ayında huzurevlerinde kalan yaşlıların ihmal edilmemesi gerektiğini ifade eden Kaya şunları söyledi: "Onlar bizleri nasıl ilgi, şefkat ve sevgiyle büyüttülerse, bugün bizler de onlara aynı sevgi ve saygıyla yaklaşmalıyız." EGİAD üyelerinin de katıldığı iftarda canlı müzik geceyi renklendirdi.
