Gaziantep Batıkent Mahallesi'nde ortak market işleten Hakan Kıraç ile Murat Delibaş, depremden sonra çok korktuklarını ancak sarsıntıların şokunu atlattıktan sonra hayatların bir nebze normale dönmesi için, bir yandan da depremzedelerin ihtiyaçlarını karşılamak için işyerlerini açtıklarını ifade etti. Ülke olarak zor bir süreçten geçtiklerini ancak 'Birlik ve Beraberlik' ile bu sürecin atlatılacağını vurgulayan Kıraç ve Delibaş, "Bizler güçlü bir milletiz. İnşallah bu deprem felaketinin yaralarını en kısa zamanda saracağız. Birlik ve Beraberlik çok önemli. Bir ve beraber olmalıyız. Depremin şokunu atlattıktan sonra herkesin birbirine kenetlendiğine şahit olduk. Bu bizim için çok önemli bir hareket. Bizler de esnaf olarak hemşerilerimize elimizden gelen desteği yapacağız" diye konuştu.

BU FELAKETTEN GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE ÇIKACAĞIZ
Deprem felaketinin ardından Antalya'nın Manavgat ilçesinden arkadaşları ile birlikte yola çıkıp Gaziantep'e gelen 40 yıllık aşçı Salih Özülkü, televizyonlarda gördüğü manzara sonrası hiç tereddüt etmeden yola çıkıp deprem bölgesine geldiğini aktardı. Özülkü, "MHP Manavgat İlçe Bakanlığı'nın da desteği ile depremden hemen sonra 14 arkadaşımla birlikte büyük yemek kazanlarımızı da alıp Gaziantep'e geldik. Arkadaşlarımın bir kısmı Gaziantep'in Nurdağı ilçesine, biz de Gaziantep Şehitkamil ilçesine geldik. Depremzedelerimiz bir tas sıcak çorba içsin, bir tabak yemek yesin istedik. Devletimizden her şeyi beklememeliyiz, milli duygu ve düşüncelerimizle biz de halk olarak devletimize destek olmalıyız. Ben bu felaketten güçlü bir şekilde bu işin içinden çıkacağımıza inanıyorum. Her şeyi devletten beklemenin bir anlamı yok. Allah devletimizi de başımızdan eksik etmesin" dedi.

AYNI ŞEYLERİ MARMARA DEPREMİNDE YAŞADIK
Daha önce Marmara Depremi'ni yaşayan ve Sakarya'dan çıkıp Kahramanmaraş'a gelen yardımsever vatandaş Yetkin Zaimoğlu, depremden hemen sonra akşamüstü arkadaşları ile birlikte organize olup depremin yaşandığı illere doğru yola çıktıklarını anlattı. Zaimoğlu, "Önce Hatay ve Kahramanmaraş Pazarcık'a gittik, ardından Maraş'ın merkezine geldik. İnsani malzemeleri tek tek elden dağıttık. Sosyal medyadan kampanya başlattık ve 1 günde 500 bin liraya yakın para topladık. Hatta İsviçre'de Türklerin kurduğu İsviçre DEVA Derneği de buna destek verdi. 15 adet çadır getirdik ve kurduk. İçlerine de odun sobalarını yerleştirdik. İsviçre'den ve Almanya'dan buraya gelen arkadaşlarım da bizlere burada yardımcı oldu. Çadırlara 100 bin liralık kereste kullanıldı ama ağabeyimiz 1 kuruş para almadı. Şu an 30 kişi aktif olarak burada çalışıyoruz" dedi.

DEPREMDE 4 YAKINIMI KAYBETTİM
Kahramanmaraş Onikişubat ilçesinde oturan 65 yaşındaki Fatma Adanalı, deprem felaketinde evlerinin hasar aldığını, yıkılmadığı için çok şanslı olduklarını söyledi. Trabzon Bulvarı yakınında oturan kız kardeşi Yüksel Yaprak ve yeğenleri Hüseyin Yaprak ile Ömer Yaprak'ın oturduğu apartmanın ilk depremde yerle bir olduğunu anlatan Adanalı, "Kız kardeşim ve yakınlarının oturduğu evin depremden sonra yıkıldığını öğrendim. Hemen koştum apartmanın enkazına geldim. 4 yakınım öldü. Bir de tanıdığım vardı. Onlar da 5 kişilerdi ama ne olduğunu bilmiyorum. Şimdi onların oturduğu apartmanın enkazından geri kalan fotoğrafları, eşyalarını topluyorum. Diğer fotoğrafları da buraya koydum belki sahibi ya da onları tanıyan biri çıkarda alır diye. Allah bize bir daha böyle günler yaşatmaz inşallah" diye konuştu.

BOL BOL DUA EDİYORUZ
Gaziantep'in Şahinbey ilçesinde 20 yıldır fırın ve pidecilik yapan Mikail Doğan, "Depremden hemen sonra işletmemi halka açtım. Kimse mağdur olsun istemedik. Günde ortalama insanlara ücretsiz olarak 3 bin, 3 bin 500 ekmek dağıtıyoruz. Türkiye olarak zor bir süreçten geçiyoruz. Kendi çapımızda depremzedeler için, durumu olmayanlar için bir şey yapmaya çalışıyoruz. Depremin 10 il ve ilçesinde yıkıcı etki yaratması gerçekten bizleri de çok etkiledi. Yıkılan binaları, canla başla çalışan arama kurtarma ekiplerini görünce gerçekten çok duygulandık ve bol bol dua ediyoruz. Yaralarımız el birliği ile en kısa zamanda saracağımıza inanıyorum" diye konuştu.

HOŞGÖRÜYLE KARŞILIYORUM
Kahramanmaraş'taki Trabzon Bulvarı yakınında 28 yıldır eczacı olan iki çocuk babası Bünyamin Demircioğlu, "Depremden hemen sonra işyerimin camlarının kırıldığını gördüm. Zaten kepenksiz eczaneydi. Bazı ilaçları almışlar. Tabii ki anormal bir durum hoşgörüyle karşılıyorum. Biz de geri kalan malzemelerimizi kolilere koyup depomuza almaya karar verdik. Özellikle evraklarım önemliydi onları eczanemden almaya geldim. Gerçekten depremden sonra çok perişan olduk. Allah bize bir daha böyle günler göstermesin" dedi.
METİN BURMALI- ERCAN AKGÜN / TÜRKİYE'NİN SESİ

