Amerika'da bir fincan lattenin fiyatı 6.50 - 8.00 dolar arasındayken, Burundi'de bir ailenin günlük bütçesi yalnızca 1.50 - 2.00 dolar civarında. Peki, bu rakamlar gerçekte ne anlama geliyor? Amerika'da yudumlanan o 7 dolarlık kahvenin çekirdekleri, belki de Burundi veya komşusu Ruanda'dan geliyor. Ancak o çekirdeği yetiştiren çiftçi, satış fiyatının yüzde1'inden bile azını kazanıyor. Yani bir Amerikalının tek bir kahveye ödediği para, aslında o kahveyi üreten aileyi 4 gün boyunca doyurabiliyor.
ÖLÜM VE YAŞAM ÇİZGİSİ
"Sütün köpüğü az oldu" diye iade edilen bir içeceğin bedeli, Burundi'de bir çocuğun okul formasına veya bir yıllık sıtma ilacı maliyetine denk geliyor. Bizim için "bozuk para" hükmünde olan miktarlar, orada ölüm ile yaşam arasındaki o ince çizgiyi belirliyor.
Bir de en üst model bir telefon bedeliyle Burundi'de yapılabileceklere göz atalım:
1 adet üst model telefon = 3 modern su kuyusu: Yaklaşık 1.500 kişinin ömür boyu temiz suya kavuşması
1 adet üst model telefon = Küçük bir köy okulunun tamiratı ve donanımı
1 adet üst model telefon = 80 adet tarım ekipmanı (pulluk/tohum seti): 80 ailenin "geçimlik tarımdan" "üretim ekonomisine" geçmesi
1 adet üst model telefon = Güneş enerjili mini şebeke: Bir köyün tüm aydınlatma ve enerji altyapısının kurulması
Bu çarpıcı rakamlar eşliğinde; bir yanda modern insanın beş dakikada tükettiği halde keyif alamadığı lüksleri, diğer yanda kalabalık bir ailenin hayatta kalma mücadelesine rağmen yüzünden eksik etmediği o tebessümü düşünmeliyiz. Belki de şimdi, "ihtiyaç" ve "lüks" kavramlarını vicdan terazimizde yeniden tartmanın vaktidir.

