Aziz Sancar 1946 yılında Mardin'de dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Mardin'de bitirdi. 10 kardeşi olan Sancar'ın Doğayı, insan tabiatını merak ederek geçen çocukluğunda en sevdiği şey üzerinde gezinen karıncaları incelemekti. Türkiye onun adını Nobel Kimya Ödülü sayesinde duydu. İşte Akademisyen, biyokimyager, moleküler biyolog ve bilim insanı Prof. Dok. Aziz Sancar'ın Oskar'lık hayat hikayesi... Önce Üniversite için İstanbul'a geldiğinde çok korkmuştu öyle ki kendi tabiriyle başı dönmüş "bu kocaman şehirde" kaybolmuş gibi hissetmişti. Türkiye'nin en iyi okullarından gelen öğrencilerinden geri kalmamak için o kadar çok çalıştı ki sonunda İstanbul Üniversitesi'nden birincilikle mezun oldu. Hatta yıllar sonra bir söyleşide içinde kalan uhdenin aşırı çalışmaktan İstanbul'u tanıyamamak olduğunu söyleyecekti.

HAYATINI DEĞİŞTİRDİ
Doktor Aziz iki yıl Mardin'de bir sağlık ocağında görev yaptıktan sonra aldığı bursla Amerika'ya gitti. İşte onun hayatını tümüyle değiştirecek hikaye burada başka bir evreye ulaştı. Johns Hopkins Üniversitesi, Dallas Üniversitesi, Yale Üniversitesi'nde moleküler biyoloji dalında, biyokimya ve biyofizik alanlarında çalıştı. DNA onarımı, hücre dizilimi, kanser tedavisi, biyolojik saat üzerine çalışmalar yürüttü. 288 makale 33 kitap yayınladı. Aziz Sancar'ın çalışmaları peşinden ödülleri de getirmişti. 2005'te ABD Ulusal Bilimler Akademisi'ne seçilen ilk Türk oldu, 2006 yılında da Türkiye Bilimler Akademisi'ne asil üye seçildi. Nobel ödülü aldığı haberi sabah 05:00 sularında çalan telefonla geldi. Eşi Profesör Gwen "Aziz Sancar'la görüşmek istiyorum." diyen sesi önce algılayamadı. "Saatin kaç olduğunun farkında mısınız?" diye çıkıştı.Stockholm'den aradıklarını söylediklerinde durum anlaşılmıştı. Aziz Bey'in telefon görüşmesi bittiğinde ise karı-koca oturup bir süre sessizce birbirine baktı. Prof. Sancar hücrelerin hasar gören DNA'ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini nasıl koruduğunu haritalandıran araştırmaları sayesinde Nobel kimya ödülünü aldı.
KULAKLARINDAKİ SES
Dünya'nın yansıra Türkiye Aziz Sancar'ın adını Nobel Kimya Ödülü sayesinde duyacaktı. Biyokimyager, moleküler biyolog ve bilim insanı Aziz Sancar hayatı boyunca unutmadığı ve kulaklarında çınlayan o sesi bir daha duyar gibiydi. Kardeşleri ve kendisini "Okumalısınız!" diyerek teşvik eden kişi okuma-yazma bilmeyen annesi Meryem Hanım'dı. Bu öğütler sonucu bir kardeşi general, bir kardeşi binbaşı, bir kardeşi makine mühendisi, bir kardeşi ticaret erbabı, bir kardeşi araba tamir teknisyeni oldu.
TÜRK ÖĞRENCİLER İÇİN VAKIF KURDU
ABD'de okuyan Türk öğrencilerin sıkıntılarını ilk geldiği yıllarda birebir o da yaşamıştı. ABD Ulusal Bilimler Akademisi'nden aldığı ödül ve eşinin desteğiyle öğrencilerin hayatını kolaylaştırmayı amaç edinen Aziz-Gwen Sancar Vakfı'nı kurdu ve Carolina Türk Evi adıyla bir öğrenci misafirhanesi açtı.

KANSERLE SAVAŞA HAYATINI ADADI
Aziz Sancar bilimsel çalışmalarını şu sözleriyle açıkladı "DNA onarımı insanı kansere karşı korumakta önemli. Çünkü kanser yapan etkenlerin çoğu DNA'yı bozuyor ve o yolla kansere sebep oluyor. Biz, 'DNA kendini nasıl onarıyor, hücreler kendini nasıl kansere karşı müdafaa ediyor?' bunu aydınlattık. Ayrıca bu DNA onarımının bir de kanser tedavisi için önemi var. Çünkü kanseri tedavi etmek için kullanılan ilaçların çoğu, kanser hücrelerinin DNA'sını tahrip ediyor ve kanser hücreleri onu tamir etmeye çalışıyor. Biz de orada girişim yapıp kanser ilaçlarının daha etkili olmasına çalışıyoruz."

