İslam aleminde yardımlaşma, paylaşma ve birliğin simgesi olan Muharrem ayının idrak edilmesi ve Aşure Günü'nün gelmesiyle birlikte mutfaklarda tatlı bir telaş başladı. Evlerde tencerelerin kaynamaya, komşular arası aşure kâselerinin dönmeye başladığı bu anlamlı dönemde, market reyonlarındaki hareketlilik de ekonomi gündemine canlılık getiriyor. Zengin baharat aromaları ve besleyici içeriğiyle öne çıkan geleneksel bir aşure tenceresi için sıfırdan alışverişe çıkan bir tüketicinin, tüm malzemeleri standart satış paketleriyle tedarik etmesi durumunda market kasasında şekillenen toplam sepet tutarı 825 TL olarak belirlendi.

ÜRÜNLER REYONDA YERİNİ ALDI
Zincir marketlerde ve yerel perakende noktalarında aşurelik ürün yelpazesi tam kadro tezgahlardaki yerini aldı. Aşurenin temelini oluşturan bakliyat grubunda; 1 kilogramlık paket standartlarında aşurelik buğday 32 TL, nohut 55 TL, kuru fasulye ise 65 TL'den alıcı buluyor. Tatlının lezzet ve şifa oranını artıran kuru meyve ile kuruyemiş kategorisinde ise ambalaj boyutları alışveriş tercihlerini netleştiriyor. Kalitesine göre 200 gramlık kuru kayısı paketleri ortalama 250 TL, yarım kiloluk kuru üzüm ambalajları 100 TL seviyelerinde yer alıyor. Tariflerin vazgeçilmez tamamlayıcısı olan çiğ iç fındığın 150 gramlık paketi ise reyonlarda 135 TL'lik etiketle satışa sunuluyor.

EKONOMİK DÖNGÜYE KATKI
Piyasa analistleri, aşure alışverişinin kendine has ekonomik döngüsüne dikkat çekiyor. Tek bir tencerede kullanılan net porsiyon maliyeti (yaklaşık 385 TL) toplam sepet tutarının oldukça altında kalıyor. Satış standartları gereği paket olarak alınan pirinç, nohut, fasulye ve toz şeker gibi temel gıda ürünlerinin büyük bir kısmı, aşure yapımından sonra da kilerlerde kalmaya devam ediyor. Bu durum, ilk alışveriş bütçesiyle alınan malzemelerin sonraki haftalarda ev yemeği olarak mutfağa geri dönmesini sağlıyor ve ev ekonomisine uzun vadeli bir katkı sunuyor. Muharrem ayının getirdiği bu geleneksel hareketlilik, perakende sektöründe de dönemsel bir hacim artışı yarattı. Uzmanlar, aşure tencerelerinin sadece ev içi bir tüketim değil, toplumun genelinde bir dayanışma köprüsü kurduğunu belirtirken; kilerde kalan temel malzemelerin de yaz dönemi mutfak harcamalarını dengeleyici bir avantaj sunduğunu vurguluyor.

BİNLERCE YILLIK GELENEK
Seslerin, renklerin ve tatların tek bir kazanda buluştuğu Aşure, kelime anlamıyla Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem'in onuncu gününü işaret etse de, barındırdığı manevi derinlikle zamansız bir kardeşlik ve şükür sembolüdür. İslam inancında ve kültürümüzde bu günü özel kılan şey, insanlık tarihinin en zorlu virajlarında nebilere uzanan ilahi yardım elinin, esenliğin ve kurtuluşun ortak adı olmasıdır. Aşure tenceresinin o çok dilli, çok kültürlü yapısı, köklerini insanlığın ikinci başlangıcı sayılan Hz. Nuh'un tufanından alır. Dalgalarla boğuşan, aylarca belirsizliğe yelken açan Nuh'un gemisi nihayet Cudi Dağı'na oturduğunda, insanlık büyük bir felaketten kurtulmanın sevincini yaşar. Ancak ambarlardaki yiyecekler tükenmek üzeredir. İşte o an gemide kalan son buğday, nohut, fasulye ve kurutulmuş meyveler tek bir kazanda toplanır; ortaya çıkan besleyici aş, sadece karınları doyurmakla kalmaz, eldeki nimetleri bölüşmenin ve hayatta kalmanın şükrüne dönüşür. O günden bugüne kaynayan her aşure kazanı, aslında o büyük tufandan sağ çıkan insanlığın ortak hafızasını ve şükür duygusunu tazeler.
PEYGAMBERLERİN KURTULUŞU
Takvim yaprakları karıştırıldığında Muharrem ayının onuncu günü, sadece Nuh'un gemisine değil, pek çok peygamberin darlık ve sıkıntıdan genişliğe çıktığı mucizelere de ev sahipliği yapar. Hz. Adem'in yeryüzündeki tövbesinin kabul edilişi, Hz. İbrahim'in Nemrut'un harlı ateşinden selametle kurtuluşu, Hz. Yakub'un hasret acısıyla kapanan gözlerinin oğlu Hz. Yusuf'un kokusuyla yeniden dünyaya açılışı ve Hz. Musa ile kavminin Firavun'un zulmünden kurtulup Kızıldeniz'i geçişi hep bu kutsal güne denk düşer. Bu yönüyle aşure, inananlar için sabrın sonundaki selametin, karanlığın ardındaki aydınlığın müjdecisidir.

ÖRNEK ALIŞVERİŞ LİSTESİ
Haziran ayı itibarıyla zincir marketlerdeki güncel paket ambalajlarına göre şekillenen örnek mutfak sepeti şu şekilde listeleniyor:
Bakliyat Grubu (1'er kg paket): Buğday (32 TL), Pirinç (50 TL), Nohut (55 TL), Kuru Fasulye (65 TL)
Kuru Meyve & Kuruyemiş: Kuru Kayısı (200 gr / 250 TL), Kuru Üzüm (500 gr / 100 TL), Çiğ İç Fındık (150 gr / 135 TL)
Temel Gıda & Aroma: Toz Şeker (1 kg / 38 TL), Kutu Süt (1 Lt / 35 TL), Karanfil Paket (45 TL), Tuz ve Karabiber Ort. (25 TL)
TOPLAM SEPET TUTARI: 825 TL
AŞURENİN TARİFİ
Malzemeler: • (25 kaselik ölçü) • 500 gram aşurelik buğday (3 su bardağı) • Yarım çay bardağı pirinç • 1 su bardağı nohut (çiğ 1 su bardağı, haşlanmış 3 su bardağı) • 1 su bardağı kuru fasulye (çiğ 1 su bardağı, haşlanmış 3 su bardağı) • 200 gram kuru kayısı • 200 gram kuru üzüm • 1 su bardağı fındık • 3 lt su buğdayı haşlamak için • 4 lt sıcak su (gerektikçe eklemek için miktar artıp azalabilir) • 2 su bardağı süt • 4 su bardağı toz şeker (bana göre tam geliyor ama kontrollü ekleyin, herkesin damak tadı farklı oluyor) • Çeyrek çay kaşığı tuz • Çeyrek çay kaşığı karabiber • Yarım çay bardağı karanfil suyu (1 tatlı kaşığı karanfili kaynatıp, suyunu aldım) • Üzeri için; • 25 gram fındık, 25 gram kuş üzümü, 100 gram ceviz, 1 adet nar, Tarçın

NASIL YAPILIR?
- İlk olarak nohut ve fasulyeyi ayrı ayrı haşlayalım.
- Buğdayı yıkayıp, tencereye alalım, üzerine kaynar su ekleyip 10 dk kaynatalım. Çıkan sarı suyu süzelim. Aynı işlemi bir kez daha yapalım ve suyunu süzelim. • Daha sonra üzerine 3 litre kadar su ekleyip, 50 dk kadar buğdayı kaynatalım. (Dilerseniz akşamdan iki kez kaynatıp, suyunu süzerek daha sonra sıcak suda sabaha kadar bekletebilirsiniz. Akşamdan ıslatırsanız, 15 dk kaynatmak yeterli olacaktır.).
- Kuru kayısı ve kuru inciri küçük küçük doğrayalım.
- Ardından doğradığımız bu meyveleri ve kuru üzümü geniş bir kaseye alarak üzerine sıcak su ekleyelim ve bekletelim.
- Arada gerektikçe sıcak su eklemeyi ihmal etmeyin. Suyu azalan buğdaylarımıza biraz daha sıcak su ekleyelim.
- Yaklaşık 50 dakika kadar kaynattığımız ve yumuşayan buğdaya yıkanmış pirinç, pişmiş nohut, haşlanmış fasulye, küçük doğranmış kayısı, incir ve kuru üzümünde suyunu süzerek ekleyelim ve 15 dk kadar kaynatalım.
- Küçük bir cezve içerisine karanfil alalım ve suyu da ekleyerek 10 dakika kadar kaynamaya bırakalım.
- Bu sırada suyu azalan buğdaylarımızın üzerine tekrar sıcak su ilave edelim.
- Son olarak süzgeçten geçirdiğimiz karanfil suyu, fındık, sıcak süt, şeker, isteğe bağlı tuz, karabiber ekleyerek karıştıralım ve yaklaşık 15-20 dk daha kaynatalım.
- Hazırladığımız aşuremizi tek tek cam kaselere bölüştürelim.
- Aşure kaselerde soğumaya yüz tutunca, üzerini fındık, ceviz, fıstık, kuş üzümü, kuru üzüm ve nar taneleri ile süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun.