Güneşli havalar, tatil planları ve sosyal etkinliklerin arttığı yaz mevsimi herkes için aynı duyguları yaşatmıyor. Uzmanlara göre yaz aylarında da depresyon görülebiliyor ve toplumdaki "yazın herkes mutlu olmalı" algısı nedeniyle birçok kişi yaşadığı ruhsal sıkıntıları fark etmekte ya da dile getirmekte zorlanıyor.

Uzmanlar, mevsimsel depresyonun yalnızca kış aylarına özgü olmadığını vurguluyor. Artan hava sıcaklıkları, bozulan uyku düzeni, fiziksel yorgunluk ve günlük rutinin değişmesi bazı kişilerde ruh halini olumsuz etkileyebiliyor. Bu durum, isteksizlik, mutsuzluk ve enerji kaybı gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor.

Özellikle sosyal medyada paylaşılan tatil kareleri, kusursuz beden algısı ve eğlenceli yaşam görüntülerinin birçok kişide kıyaslama duygusunu tetiklediği belirtiliyor. İnsanlar, başkalarının hayatlarının yalnızca en mutlu anlarını kendi günlük yaşamlarıyla karşılaştırarak yetersizlik, yalnızlık ve değersizlik hissine kapılabiliyor.

Uzmanlar, yaz döneminde en sık karşılaşılan düşüncelerden birinin "Her şey güzel görünürken ben neden iyi hissetmiyorum?" sorusu olduğunu ifade ediyor. Ruh sağlığının mevsimlere göre otomatik olarak düzelmediğine dikkat çeken uzmanlar, dışarıdaki güneşli havanın kişinin iç dünyasındaki yükleri ortadan kaldırmayacağını vurguluyor.

Uzun süren çökkünlük, hayattan keyif alamama, sosyal ortamlardan uzaklaşma, uyku sorunları, sürekli yorgunluk ve umutsuzluk gibi belirtilerin hafife alınmaması gerektiği belirtiliyor. Bu belirtilerin günlük yaşamı etkilemeye başlaması durumunda profesyonel destek alınmasının önem taşıdığı ifade ediliyor.

Uzmanlara göre ruh sağlığı takvimle ilerlemiyor. En hareketli ve neşeli görünen yaz günleri bile bazı kişiler için en zor dönemlerden biri olabiliyor. Bu nedenle yaz depresyonunun belirtilerini görmezden gelmemek ve gerektiğinde destek almaktan çekinmemek gerekiyor.