Günün büyük bölümünü kulaklıkla geçiren milyonlarca kişi farkında olmadan işitmesini riske atıyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ile Küresel Hastalık Yükü (GBD) verilerine göre güvenli olmayan dinleme alışkanlıkları nedeniyle dünya genelinde 1 milyardan fazla genç işitme kaybı riski altında bulunuyor. Uzmanlar, özellikle yüksek ses ve uzun süreli kulaklık kullanımının geri dönüşü olmayan sinirsel işitme kaybına yol açabileceğine dikkat çekiyor. Yeni Asır'a konuşan Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Semih Yazlan, son yıllarda özellikle gençlerde işitme kaybı şikayetlerinin belirgin şekilde arttığını belirterek önemli uyarılarda bulundu. Dünya genelindeki araştırmalara göre gençlerin yaklaşık yüzde 17'sinde, 20-29 yaş grubunun ise yaklaşık yüzde 19'unda sinirsel işitme kaybı bulunuyor. Üniversite öğrencileri üzerinde yapılan çalışmalarda ise eğlence amaçlı yüksek sese sık maruz kalan her dört öğrenciden birinde yüksek frekanslı işitme kaybının erken belirtileri saptandı.

COVID-19 DA RİSK FAKTÖRÜ
Op. Dr. Semih Yazlan, son yıllarda COVID-19 sonrası gelişen bazı işitme problemlerinin de bilim dünyasının dikkatini çektiğini belirtti. "Eskiden daha çok kızamıkçık, sitomegalovirüs (CMV) veya Koksaki gibi enfeksiyonlarla ilişkilendirilen işitme kayıplarına, artık COVID-19 sonrası gelişen mikrovasküler hasar ve işitme fonksiyon bozuklukları da eklenmiş durumda. Bu nedenle enfeksiyon hastalıkları açısından da dikkatli olunması gerekiyor." Toplumda "Kulak içi kulaklıklar işitme kaybı yapıyor" şeklindeki düşüncenin eksik olduğunu belirten Yazlan, asıl tehlikenin yanlış kullanım olduğunu söyledi. "Sorun kulaklıkta değil, onu nasıl kullandığımızda. Kulaklık bilinçsiz kullanıldığında gürültüye bağlı işitme kaybının en önemli nedenlerinden biri haline geliyor."

60/60 KURALI HAYAT KURTARIYOR
İşitme sağlığını korumak için tüm dünyada kabul gören 60/60 kuralını hatırlatan Yazlan şunları söyledi: "Ses seviyesini cihazın maksimum kapasitesinin yüzde 60'ını geçmeyecek şekilde ayarlayın ve en fazla 60 dakika boyunca aralıksız dinleyin. Bir saat sonunda mutlaka ara verin. Bu dinlenme süresi kulaktaki hassas tüylü hücrelerin toparlanmasını sağlar ve kalıcı hasar riskini azaltır." Toplumdaki en büyük yanılgılardan birinin "Ben sesi çok açmıyorum." düşüncesi olduğunu ifade eden Yazlan, yalnızca ses şiddetinin değil maruziyet süresinin de büyük önem taşıdığını söyledi.Aktif gürültü engelleme (Noise Cancelling) teknolojisine sahip kulaklıkların doğru kullanıldığında avantaj sağladığını belirten Yazlan, şu değerlendirmeyi yaptı:"Metro, otobüs veya şehir gürültüsünü bastırdığı için kullanıcı müziğin sesini gereksiz yere yükseltmek zorunda kalmıyor. Bu da kulağın maruz kaldığı ses seviyesini düşürüyor."

İŞİTMENİZİ KORUMAK İÇİN 7 ALTIN ÖNERİ
KULAKLIK sesinde maksimumun yüzde 60'ını geçmeyin.
60 dakikadan uzun kesintisiz müzik dinlemeyin.

HER saat sonunda en az 10-15 dakika ara verin.
GÜRÜLTÜLÜ ortamlarda mümkünse gürültü engelleyici kulaklık kullanın.

KONSER ve festivallerde hoparlörlerin hemen yanında durmayın.
Vakit kaybetmeden KBB uzmanına başvurun.

Kesintisiz kullanımdan kaçının.
KULAKTA çınlama veya işitmede azalma hissederseniz

KULAKLIK hijyenine dikkat edin, uzun süre kullanımdan kaçının