FAS'TAN İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprakları Ceuta ve Melilla'ya yönelik son toplu düzensiz göç girişimleri, Avrupa Birliği'nin uzun yıllardır çözüm aradığı göç krizini yeniden gündemin ilk sıralarına taşıdı. Son günlerde binlerce kişinin deniz ve kara yoluyla Ceuta'ya ulaşmaya çalışması, sınır güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirirken, Madrid yönetimi Fas ile koordinasyonu artırarak sınırdaki güvenlik önlemlerini üst seviyeye çıkardı. Yaşananlar, Avrupa'nın düzensiz göç baskısının tek bir bölgeyle sınırlı olmadığını bir kez daha ortaya koydu. Ceuta ve Melilla, Avrupa Birliği'nin Afrika kıtasındaki tek kara sınırını oluştururken, kıtaya yönelik göç hareketleri Akdeniz'den Atlantik'e kadar uzanan geniş bir coğrafyada devam ediyor.

YOĞUNLUK ORTA AKDENİZ'DE
AVRUPA'NIN karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri, bir göç güzergâhında alınan sıkı önlemlerin göç hareketini tamamen durdurmaması. Güvenlik tedbirleri arttıkça insan kaçakçılığı şebekeleri yeni güzergâhlar oluşturuyor ve göç baskısı farklı sınırlara yöneliyor. Orta Akdeniz rotasında Libya ve Tunus kıyılarından hareket eden tekneler İtalya'nın Lampedusa Adası, Sicilya ve Malta'ya ulaşmaya çalışıyor. Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı Frontex'in verilerine göre Orta Akdeniz, halen Avrupa'nın en yoğun düzensiz göç güzergahı olmayı sürdürüyor. Doğu Akdeniz hattında ise Türkiye kıyılarından Yunanistan'ın Midilli, Sakız, Sisam ve Kos adalarına yönelik geçişler devam ederken, kara yolunu tercih eden göçmenler Meriç (Evros) sınırını kullanmaya çalışıyor.Batı Afrika rotasında Moritanya, Senegal ve Batı Sahra kıyılarından yola çıkan tekneler Kanarya Adaları'na ulaşmayı hedefliyor. Batı Balkan hattı ise Avrupa'ya giriş yapan düzensiz göçmenlerin Almanya ve diğer Batı Avrupa ülkelerine ulaşmak için kullandığı en önemli kara koridorlarından biri olmayı sürdürüyor.

SAYILAR DÜŞSE DE BASKI SÜRÜYOR
FRONTEX verilerine göre Avrupa Birliği'nin dış sınırlarında tespit edilen düzensiz geçişler 2025 yılında yaklaşık yüzde 26 azalarak 178 bin seviyesine geriledi. 2026'nın ilk aylarında da genel düşüş eğilimi devam etse de ajans, bunun göç baskısının ortadan kalktığı anlamına gelmediğini vurguluyor. Kuruma göre özellikle Orta Akdeniz ve Doğu Akdeniz hala en yoğun göç koridorları olmayı sürdürürken, Batı Akdeniz rotasında son dönemde yeniden artış gözleniyor. Uzmanlar, Ceuta'da yaşanan son olayların da bu değişken göç dinamiğinin yeni örneklerinden biri olduğunu değerlendiriyor. ARTAN düzensiz göç baskısı, Avrupa Birliği'nin göç politikalarını da önemli ölçüde değiştirdi. Son yıllarda Frontex'in personel ve teknik kapasitesi artırılırken, sınır gözetleme sistemleri genişletildi. Avrupa Birliği ayrıca Türkiye, Tunus, Mısır, Moritanya ve çeşitli Afrika ülkeleriyle göçü kaynağında durdurmaya yönelik mali destek ve iş birliği anlaşmaları imzaladı. Yeni Göç ve İltica Paktı ile sınırlarda daha hızlı kayıt, güvenlik taraması ve iltica süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor. Buna karşın göç konusu Avrupa siyasetinin en tartışmalı başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. İtalya, Fransa, Almanya, Hollanda ve Avusturya başta olmak üzere birçok ülkede düzensiz göç, seçim kampanyalarının merkezinde yer alırken, sınır kontrollerinin artırılması ve geri gönderme mekanizmalarının hızlandırılması yönündeki talepler de güç kazanıyor.
KALICI ÇÖZÜM MÜMKÜN MÜ?
UZMANLAR, yalnızca tel örgüler, duvarlar veya sınır devriyeleriyle düzensiz göçün tamamen durdurulmasının mümkün olmadığı görüşünde birleşiyor. Kalıcı çözüm için göç veren ülkelerde ekonomik kalkınmanın desteklenmesi, iç savaşların sona erdirilmesi, insan kaçakçılığı şebekelerine yönelik uluslararası operasyonların artırılması ve Avrupa Birliği'nin ortak ve sürdürülebilir bir göç politikası oluşturması gerektiği belirtiliyor. Bunun yanında yasal göç yollarının geliştirilmesi, iltica başvurularının daha hızlı sonuçlandırılması ve geri kabul anlaşmalarının etkin biçimde uygulanması da çözüm önerileri arasında gösteriliyor. Ceuta'da yaşanan son gelişmeler, Avrupa'nın göç krizinin sona ermediğini, yalnızca şekil ve güzergah değiştirdiğini bir kez daha ortaya koydu.

NEDEN İSPANYA'DA YOĞUNLAŞTI?
Aslında ekonomik sebepler dışında İspanya ve Fas arasındaki düzensiz göçün bir mazisi var ve yaşanan diplomatik krizin, bu dönemde göç dalgasının İspanya'ya hücum etmesinde payı büyük. Brahim Ghali, 2016'dan bu yana Batı Sahra'nın bağımsızlığını savunan Polisario Front'un genel sekreteri ve kendi ilan ettikleri Sahra Arap Demokratik Cumhuriyeti'nin devlet başkanı. Batı Sahra ise aynı zamanda Fas ile Polisario Cephesi arasında yaklaşık 50 yıldır egemenlik ihtilafının yaşandığı bir bölge. Fas, Batı Sahra'nın kendi toprağı olduğunu savunurken, Polisario Cephesi ise Batı Sahra'nın bağımsız bir devlet olması gerektiğini savunuyor ve Cezayir tarafından destekleniyor. 2021 yılında Brahim Ghali, COVID-19 nedeniyle rahatsızlanınca İspanya'da gizlice tedavi altına alındı. Fas, kendisine haber verilmemesine tepki gösterdi ve bunu iki ülke arasındaki güvene aykırı bir adım olarak değerlendirdi. Bunun hemen ardından, Mayıs 2021'de yaklaşık 8 bin kişi kısa sürede Ceuta'ya geçti. İspanya ve birçok uluslararası gözlemci, Fas'ın sınır kontrollerini gevşeterek bu geçişlere fiilen izin verdiğini öne sürdü. Bu olay, göçün diplomatik baskı aracı olarak kullanılabileceği yönündeki tartışmaları güçlendirdi. Bunun dışında, Temmuz ayında İspanya Yüksek Mahkemesi'nin, deniz yoluyla Ceuta'ya ulaşan kişilerin her durumda anında geri çevrilemeyeceğine ilişkin kararı sonrasında, insan kaçakçılığı ağlarının bunu "artık geri gönderilmeyeceksiniz" şeklinde pazarladığı öne sürülüyor. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de kaçakçı şebekelerinin yanlış bilgiler yaydığını söyledi. Üçüncü bir neden olarak, son dönemde özellikle kuzey Fas'ta işsizlik, genç nüfusun Avrupa'da çalışma isteği ve artan yaşam maliyetleri de göç baskısını artıran etkenler arasında gösteriliyor. Son geçişlerde Sahra Altı Afrika'dan gelenlerin yanı sıra çok sayıda Fas vatandaşının da bulunması dikkat edilmesi gereken bir detay.
RAKAMLARLA DÜZENSİZ GÖÇ VERİLERİ
2026'NIN ilk aylarında genel geçişlerde düşüş eğilimi sürse de Batı Akdeniz rotasında yeniden hareketlilik dikkat çekiyor. En yoğun güzergah olma özelliğini ise Orta Akdeniz rotası koruyor.
2025'TE AB dış sınırlarında yaklaşık 178 bin düzensiz geçiş tespit edildi.Bu rakam, 2024'e göre yaklaşık yüzde 26 düşüş anlamına geliyor.
DÜNYANIN BİTMEYEN GÖÇ ROTALARI
1- BATI AKDENİZ ROTASI Çıkış: Fas Varış: Ceuta, Melilla ve İspanya ana karası Son günlerde yeniden hareketlenen bu rota, Avrupa Birliği'nin Afrika kıtasındaki tek kara sınırını oluşturuyor. Özellikle Ceuta ve Melilla, toplu geçiş girişimlerinin en sık yaşandığı bölgeler arasında bulunuyor.
2- ORTA AKDENİZ ROTASI Çıkış: Libya ve Tunus Varış: Lampedusa, Sicilya ve Malta Avrupa'nın en yoğun düzensiz göç koridoru olarak kabul ediliyor. Libya'daki siyasi istikrarsızlık nedeniyle insan kaçakçılığı ağlarının en aktif olduğu güzergâhlardan biri olmayı sürdürüyor.
3- DOĞU AKDENİZ ROTASI Çıkış: Türkiye Varış: Midilli, Sakız, Sisam, Kos ve Yunanistan ana karası Suriye, Afganistan ve çeşitli Asya ülkelerinden gelen düzensiz göçmenlerin Avrupa Birliği'ne ulaşmak için kullandığı en önemli güzergahlardan biri.
4- ATLANTİK ROTASI Çıkış: Moritanya, Senegal ve Batı Sahra Varış: Kanarya Adaları Son yıllarda yeniden hareketlenen rota, uzun mesafesi nedeniyle dünyanın en tehlikeli deniz geçişlerinden biri olarak gösteriliyor.
5- BATI BALKAN ROTASI Güzergah: Türkiye - Bulgaristan/Yunanistan - Sırbistan - Bosna Hersek - Hırvatistan - Slovenya Avrupa'ya giriş yapan düzensiz göçmenlerin Almanya, Fransa, Hollanda ve diğer Batı Avrupa ülkelerine ulaşmak için kullandığı başlıca kara koridoru.