TARİH sayfasında Bozkır kavimleri içinde gerek siyasi tarihleri gerek kültürleri bakımından önemli bir yere sahip olan İskitler altın gümüş ve demir işlemekte de oldukça ustalaşmışlardı. Kıyafetlerinde ve silahlarında hatta atlarının üstünde kullandıkları altın işlemeleriyle bilinirlerdi. Zırhları ve miğferleri tamamen altınla kaplı olan erkek ve kadınlar yan yana savaşırlardı. Onlara bozkırın altın savaşçıları denirdi... İskitler, doğuda Çin Seddi'nden batıda Tuna Nehri'ne kadar oldukça geniş bir sahaya yayılmıştır. Bıraktıkları kültürel miras bakımından bozkır kavimleri içinde öne çıkarlar.İskitler, M.Ö. 8. yüzyılda Hazarlar üzerinden Tuna boylarına ulaşmayı başarmıştır. Doğu Avrupa ile Karadeniz'in kuzeyine hakim olan İskitler, orta Asya kavmidir.
MEZAR VE GÖMÜLER
İSKİTLER, Yunan kayıtlarında Skytai, Asur kaynaklarında İşkuza ve Pers kaynaklarında ise Sakalar olarak bilinirler. İskitlerin kökenlerinin Sümerlere dayandığı, Sümerlerin tarih sahnesinden silinmeleriyle batıya göçen ön Türk toplumlarından bir tanesi oldukları tarihçiler tarafından ifade edilmiştir. İskitler, kendi bölgelerinde dönemlerinin en ileri uygarlığını kurmuşlardır. Daha sonraki zamanlarda ise türlü sebeplerle imparatorluk dağılmış fakat parça parça başka ülkelere göç etmişlerdir. İpek Yolu'nda ticari olarak önemli görevler üstlenmişlerdir. İskitlerin birincil silahı, tahta, boynuz ve kas telinden yapılmış kompozit yaydı. İskit savaşçıları, savaşta beceri yoluyla yüksek statü elde edebilirdi. Herodotus, "Bir İskit savaşçısı, savaşta öldürdüğü herkesin başlarını kralına taşıdı, çünkü bir kafa getirirse ganimetten payını alırdı" diyor. Eski Yunan yazarları Ukrayna bozkırlarında karşılaştıkları bu kadın savaşçılara Amazon adını vermişlerdi. Eski Sovyetler Birliği topraklarında bulunan pek çok höyük mezarda tepeden tırnağa zırh içinde ve bir savaş arabası üzerinde gömülmüş, etrafı silahları ve özellikle kendi onuruna kurban edilen emri altındaki bir sürü erkek savaşçının cesetleriyle sarılı bir İskitli kadın savaşçıya rastlamak çok olağandı.
AMAZONLARIN HİKAYESİ
ALTAY dağlarında, Ukok platosundaki Ak-Alakha'da zengin bir İskit kadının mezarı bulundu. mevki temsil eden nesneler ile gömülmüş, altı eğerli atla çevrelenmişti bu da onun halkının önde gelen seçkinlerinden olduğunu gösteriyor. İskitler, genellikle antik Yunan mitolojisinde önemli bir yere sahip olan vahşi kadın savaşçılar olan Amazonlar efsanesi ile ilişkilendiriliyor. Diodorus Siculus, İskit kadınlarının önde gelen savaş rolünü öne süren antik yazarlardan biriydi. Siculus, "Çünkü bu halklar arasında kadınlar, tıpkı erkeklerin yaptığı gibi savaş için eğitilirler ve erkekçe yiğitlik eylemleri hiçbir şekilde erkeklerden aşağı değildir. Sonuç olarak, seçkin kadınlar birçok büyük işin yaratıcısı olmuştur" diye yazmıştı.
KÜPELER ÖNEMLİYDİ
RENKLİ taş ve cam boncuklarından yapılmış kolyeler ve granül uçlu çok sayıda altın küpe de bulunmuştur. Her iki kulağı da delik olan bir kadın tarafından emare işi benzeri kısımları sarkan bir çift altın küpe takılmıştı. Aynı komplekste bulunan erkeklerin sol kulak lobları delinmişti. Dahası, İskit kıyafetinin bir parçası olarak kepçe çoraplar her iki cinsiyet için de popülerdi. "Kadınların çorapları, çelenkle birleştirilmiş lotus paletlerinin aplikleriyle süslenmişti, erkeklerin çorapları kalp şeklinde figürlere sahipti. Attila'nın liderliğindeki Hunlar MS 5. yüzyılda Avrupa'yı işgal eden Avrasya'daki atlı göçebe savaşçılardı. İskit toplumu ve siyasi hegemonyasına ağır bir darbe Hunlar tarafından harap edilmeleri ile geldi.
YETENEKLERİ DEVAM EDİYOR
ÖTE yandan bazı tarihçiler Antik Yunanlar, Romalılar ve Persler gibi eski İskit kültürünün, Orta Çağ'daki ayaklanmalarla, yok olma veya diğer kabilelerle bütünleşme ve İslam'ın yükselişi ile asimile olma ihtimali üzerinde dursalar da İskit gelenekleri hiçbir zaman ortadan kalkmadı. İskit gelenekleri ve atlı okçuluk uzmanlığı Hunlar, Moğollar, Kazaklar ve Anadolu'da birçok Türk topluluğunda da devam etti. İskit binicilik ve okçuluk becerileri ve kadın ve erkek için eşitlikçi değerler bugün göçebe ve yarı göçebe gruplarda halen varlığını sürdürüyor.

