Beslenme ve Diyet Uzmanı Mehlika Öktem diyor ki...
Son yıllarda sağlıklı yaşam dünyasında adını sık sık duymaya başladığımız bir besin var: Spirulina. Kimi zaman "süper gıda" olarak karşımıza çıkıyor, kimi zaman kilo vermeye yardımcı olduğu söyleniyor, kimi zaman da neredeyse her derde deva bir ürün gibi anlatılıyor. Peki gerçekten öyle mi? Spirulina, görüntüsü nedeniyle çoğu zaman "mavi-yeşil alg" olarak biliniyor. Aslında teknik olarak bir alg değil, siyanobakteri. Genellikle toz, tablet ve kapsül şeklinde tüketiliyor. Onu bu kadar ilgi çekici yapan ise yalnızca sıra dışı rengi değil; yüksek protein içeriği ve çeşitli biyoaktif bileşenleri.

PROTEİNİ DİKKAT ÇEKİCİ
Spirulinanın en çok öne çıkarılan özelliklerinden biri yüksek protein içeriği. Kurutulmuş spirulina ürünleri ağırlıklarının yaklaşık yarısından fazlasını protein oluşturabiliyor. Bunun yanında çeşitli pigmentler, yağ asitleri ve mikrobesinler de içeriyor. İşte bu nedenle özellikle bitkisel kaynaklı besinlere ilginin arttığı son yıllarda spirulinanın popülerliği giderek artıyor. Fakat burada küçük bir parantez açmak gerekiyor. Protein açısından zengin demek, tek başına mükemmel bir besin demek değil. Sonuçta günlük beslenmemizde yumurta, süt ürünleri, balık, et ve baklagiller gibi çok daha farklı besin öğelerini bir arada sağlayan pek çok seçenek bulunuyor. Bir de spirulina hakkında sık tekrarlanan bir yanlış bilgi var: B12 kaynağı olduğu düşüncesi. Spirulinada B12'ye benzeyen bazı bileşikler bulunsa da bunların önemli bir kısmı insan vücudunun kullanabildiği aktif B12 değil. Bu nedenle özellikle B12 ihtiyacı olan kişilerin spirulinayı B12 takviyesi yerine koyması doğru değil. Spirulinaya o dikkat çekici mavi-yeşil rengini veren maddelerden biri fikosiyanin. Fikosiyanin son yıllarda bilim insanlarının da ilgisini çeken bir bileşen. Antioksidan ve inflamasyonla ilişkili mekanizmalar üzerindeki olası etkileri araştırılıyor. Spirulina ile ilgili araştırmaların en dikkat çekici olduğu alanlardan biri kolesterol ve kan yağları. 2023 yılında yayımlanan kapsamlı bir araştırmada, daha önce yapılmış birçok klinik çalışmanın sonuçları birlikte değerlendirildi. Spirulina kullanan kişilerde toplam kolesterol, LDL kolesterol ve trigliserit düzeylerinde düşüş; HDL kolesterolde ise artış görüldü.

TANSİYONA ETKİ EDEBİLİR Mİ?
Spirulina hakkında araştırılan konulardan biri de kan basıncı. 2025 yılında yayımlanan bir çalışmada spirulina kullanan yetişkinlerde kan basıncında küçük ama anlamlı düşüşler görüldü. Özellikle başlangıçta tansiyonu yüksek olan bazı gruplarda bu etki daha belirgin olabilir. Araştırmalarda görülen düşüşler ilginç olsa da spirulinanın hipertansiyon tedavisinde ilaçların yerini alabileceğini söylemek için elimizde yeterli veri yok. Yani tansiyon ilacınızı bırakıp yerine spirulina koymak kesinlikle bilimsel bir yaklaşım değil. Spirulinanın sosyal medyada bu kadar popüler olmasının nedenlerinden biri de kilo verme konusunda sıkça gündeme getirilmesi. Peki gerçekten zayıflatıyor mu? 2025 yılında yayımlanan bir meta-analizde, daha önce yapılmış 17 klinik çalışma bir araya getirildi. Spirulina kullanan yetişkinlerde vücut ağırlığında ortalama yaklaşık 1,1 kilogram, vücut kitle indeksinde ve vücut yağ oranında da küçük düşüşler görüldü. Fakat bel çevresinde anlamlı bir değişiklik görülmedi. Yani araştırmalar tamamen etkisiz olduğunu söylemiyor. Ancak ortaya çıkan değişimlerin oldukça küçük olduğunu da gözden kaçırmamak gerekiyor. Bu nedenle "Spirulina yağ yakıyor", "Spirulina zayıflatıyor" ya da "Spirulina ile kilo verin" demek bilimsel sonuçları olduğundan daha güçlü göstermek olur.