
Türk tarihinde 26 Ağustos 1071'de Malazgirt'te başlayan "Ağustos Zaferleri", yüzyıllar boyunca Anadolu'dan Orta Avrupa'ya farklı cephelerdeki zaferlerle devam etti. Ağustos ayında Alparslan'ın, Fatih Sultan Mehmet'in, Yavuz Sultan Selim'in, Kanuni Sultan Süleyman'ın Anadolu ve Avrupa tarihinin seyrini değiştiren zaferleri yaşandı. Kurtuluş Savaşı'nın en kritik iki aşaması olan Mustafa Kemal Atatürk'ün komutasındaki Sakarya Meydan Muharebesi ile Büyük Taarruz da 1 yıl arayla yine Ağustos'ta başladı. Türk tarihinde Ağustos ayında Malazgirt'ten Büyük Taarruz'a 9 önemli zafer öne çıkıyor.
MALAZGİRT MEYDAN MUHAREBESİ
11'inci yüzyılın ikinci yarısında Büyük Selçuklu Devleti, Oğuz boylarına geniş ve kalıcı bir yurt bulma arayışındaydı.Bizans tahtına yeni çıkan Romen Diyojen ise iç karışıklıklarla çalkalanan imparatorluğu toparlama çabasındaydı.Diyojen, Bizans'ın Anadolu'daki hakimiyetini yeniden sağlamak ve Türk akınlarını durdurmak amacıyla paralı askerlerin de yer aldığı devasa bir ordu toplayarak Alparslan'ın ordugahına doğru sefere çıktı. Savaş öncesinde Sultan Alparslan'ın Diyojen'e barış elçisi gönderdiği, ancak Diyojen'in "Barış şartlarını (Selçuklu'nun başkenti) Rey'de konuşacağız" diyerek teklifi reddettiği aktarılır.
ALPARSLAN'IN BİZANS'A TUZAĞI
Selçukluların sulh çabası karşılık bulmayınca iki ordu, 26 Ağustos sabahı Malazgirt Ovası'nda karşı karşıya geldi. Bizans ordusundan daha az sayıda askere sahip olan Sultan Alparslan, sahte ricat ve pusu taktiği uyguladı. Geri çekilme harekâtıyla Bizans'ın ağır zırhlı birlikleri merkezden uzaklaştırılarak çembere alındı. Gidişatı değiştiren bu hamlelerin ardından savaşın başında Bizans saflarında yer alan Peçenek ve Uzlar, savaş sırasında Selçuklu tarafına geçti. Bizans ordusunun düzeninin iyice bozulması sonucu Selçukluların zaferi geldi. İmparator Romen Diyojen savaş meydanında esir düştü.
OTLUKBELİ MUHAREBESİ
11 Ağustos 1473 tarihinde Osmanlı Devleti ile Akkoyunlu Devleti arasında Anadolu'nun doğusundaki hakimiyet mücadelesi, Erzincan ile Tercan arasındaki Otlukbeli mevkiinde çıkan muharebe ile neticelendi.Akkoyunlu Sultanı Uzun Hasan'ın Akdeniz ve Karadeniz ticaret yollarındaki kontrol kaybını telafi etmek istemesi, Venedik ve diğer Avrupalı devletlerle diplomatik temas kurarak ateşli silah temin etmeye çalışması çatışma zeminini hazırladı. Uzun Hasan'a bağlı kuvvetlerin 1472'de Tokat ve Karaman bölgelerine seferleri üzerine dönemin Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmed doğu seferini başlattı.İki ordu Otlukbeli'de karşı karşıya geldi. Akkoyunlu ordusu ağırlıklı olarak hareketli süvari birliklerine dayanırken, Osmanlı ordusu Yeniçeriler, toplar ve ateşli silahlarla donatılmış piyade ve süvari birliklerinden oluşuyordu. Otlukbeli Zaferi'nin ardından Osmanlı, doğu sınırlarını Fırat Nehri hattına kadar emniyete aldı.

ÇALDIRAN MUHAREBESİ
Osmanlı ile Safevi Devleti arasındaki nüfuz mücadelesi ise 23 Ağustos 1514 tarihinde Van golünün kuzeydoğusundaki Çaldıran Ovası'nda çatışmaya dönüştü. Safevi hükümdarı Şah İsmail'in Anadolu'da nüfuzunu artırma çabası Osmanlı'nın merkezi otoritesini doğrudan tehdit etti. Yavuz Sultan Selim, doğu sınırlarındaki Safevi tehlikesini bertaraf etmek amacıyla Doğu Seferi'ne çıkma kararı aldı. İki ordu, Çaldıran Ovası'nda karşı karşıya geldi. Muharebenin ilk safhasında Safevi süvarileri, Osmanlı kanatlarına taarruz etti. Muharebenin gidişatını, Osmanlı ordusunun merkezindeki tüfekli Yeniçerilerin savunması ve topçu birliklerinin ateş gücü belirledi. Şah İsmail'in süvari hücumları, Osmanlı barikatları aşamadı ve ağır kayıplar verdi.Yaralanan Şah İsmail savaş meydanını terk etmek zorunda kaldı ve Osmanlı kuvvetleri Safevi ordugahını kontrol altına aldı. Zaferin ardından Yavuz Sultan Selim başkent Tebriz'e girdi. Savaş sonucunda Doğu Anadolu, Doğu Karadeniz ve Kuzey Irak bölgeleri Osmanlı hakimiyetine girdi. Ardından Osmanlı ile Memlükler arasında Fatih Sultan Mehmed döneminde başlayan gerginlik, Dulkadiroğulları Beyliği üzerindeki hakimiyet mücadelesi ve ticaret yollarının denetimi gibi nüfuz çatışmalarıyla giderek tırmandı. Savaşın öncesinde de Yavuz Sultan Selim'in, Memlüklerin gönderdiği elçinin sakalını kestirip sıradan bir beygire bindirerek geri gönderdiği rivayet edilir. Osmanlı ordusu ile Memlük Sultanı Kansu Gavri'nin ordusu, 24 Ağustos 1516 tarihinde Halep'in kuzeyindeki Dabık Ovası'nda karşı karşıya geldi.
BELGRAD'IN FETHEDİLMESİ
Kanuni Sultan Süleyman'ın tahta çıktıktan sonraki ilk büyük seferi olan Belgrad Seferi, Osmanlı'nın Orta Avrupa'nın en stratejik kalesinin hakimiyetini 29 Ağustos 1521 tarihinde ele almasıyla sonuçlandı. Fatih Sultan Mehmed'in kuşatmasına rağmen hakimiyetine geçiremediği Belgrad, kilit konumu nedeniyle Osmanlı askeri stratejisinin hedeflerinden biriydi. Kanuni Sultan Süleyman'ın tahta çıkışını tebliğ etmek ve yıllık vergiyi talep etmek üzere Macaristan'a gönderdiği Osmanlı elçisi Behram Çavuş'un Macarlar tarafından katledilmesi ise bardağı taşıran son damla oldu. Belgrad'ın fethi, Osmanlı ordularının Viyana kapılarına kadar uzanacak Avrupa seferinin önünü açtı.
MOHAÇ MUHAREBESİ
Belgrad'ın düşmesi üzerine Osmanlı baskısını daha fazla hissetmeye başlayan Macar Kralı II. Lajos, Osmanlı ilerleyişini durdurmak için Avrupa devletlerinden destek arayışına başladı. Osmanlı ise Macarların Avrupa'da kendisine karşı oluşturmayı planladığı ittifakı engellemek ve Balkanlardaki hakimiyetini güvence altına almak istiyordu. Kanuni Sultan Süleyman komutasındaki Osmanlı ordusu 1526'da Macarların üzerine sefere çıktı, Macar Kralı II. Lajos da Osmanlı ordusunu 29 Ağustos 1526 tarihinde Mohaç Ovası'nda karşıladı. Sayıca Osmanlı ordusunu gerisinde olan Macar ordusunun süvarileri muharebenin başlangıcında Osmanlıların birliklerinin üzerine etkili saldırılar yapsa da topçu ve yeniçeri ateşiyle kısa sürede dağıldı. Birkaç saat kadar süren Mohaç Muharebesi, Osmanlı'nın en hızlı ve kesin zaferleri arasında sayılıyor.
SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ
Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktası olarak kabul edilen Sakarya Meydan Muharebesi, 23 Ağustos 1921 tarihinde Yunan ordusunun Ankara'ya doğru taarruza geçmesiyle Polatlı-Haymana hattında başladı. Yaklaşık 100 kilometrelik geniş bir cephede cereyan eden ve aralıksız 23 Ağustos'tan 13 Eylül'e kadar süren çatışmalar, dünya harp tarihinin en uzun süren meydan muharebelerinden biri olarak kayıtlara geçti. Mustafa Kemal Atatürk'ün, muharebenin başlamasından hemen önce teftiş sırasında atından düşmesi sonucu kaburga kemikleri kırıldı. Ancak tedavisini yarıda keserek sargılar içinde cephe karargahında muharebeyi yönetti. Mustafa Kemal, meşhur "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz"sözünü Sakarya Meydan Muharebesi sırasında söyledi.

KIBRIS'IN FETHİ
Venediklilerin hakimiyetinde bulunan Kıbrıs, Doğu Akdeniz ticaret yollarını tehdit etmesi nedeniyle Osmanlı için önemli bir sorundu. Sultan II. Selim döneminde Lala Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu ile Kaptan-ı Derya Müezzinzade Ali Paşa yönetimindeki donanma, 1570 yılında adaya çıkarma yaparak Lefkoşa'yı kısa sürede ele geçirdi ancak Venedikliler Mağusa Kalesi'nde sert bir direnç gösterdi. Mağusa'nın aylarca süren kuşatmasında Osmanlı lağımcılarının surların altına onlarca tünel kazdığı ve devasa barut patlamaları gerçekleştirdiği tarihsel kaynaklarda aktarılıyor. Kıbrıs'ın fethinin ardından adaya Karaman, Yozgat, Niğde, Kayseri gibi kentlerden binlerce Türk aile iskan ettirildi.
BÜYÜK TAARRUZ
Sakarya Zaferi'nin ardından yaklaşık bir yıl boyunca Yunan ordusunun üzerine yapılması planlanan taarruzun hazırlıkları sürdürüldü. Hazırlıklar sonucunda Türk ordusu, geceleri ilerleyerek Yunan mevzilerini kuşattı. Türk birlikleri, taarruzu 26 Ağustos 1922 sabahı Afyon Kocatepe'den başlattı. Afyon'daki Yunan tahkimatları, saat 04.30'da başlayan yoğun topçu ateşi ve ardından başlayan süvari akınıyla saatler içinde yarıldı. Fahrettin (Altay) Paşa komutasındaki 5. Süvari Kolordusu'nun Ahır Dağları'ndaki dar geçitlerden sızıp Yunan ordusunun arkasına geçerek, demir yolu ve haberleşme hatlarını kesmesi savaşın kilit hamlesi oldu. Yunan ana kuvvetleri, 30 Ağustos günü Dumlupınar'daki Başkomutanlık Meydan Muharebesi sonucunda çembere alındı. Muharebenin sonunda, Yunan birlikleri hezimete uğradı.