Marmara Denizi'nde meydana gelen mikro depremler, olası Büyük İstanbul depremine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Özellikle 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27. yıl dönümünün ardından İstanbul ve çevresindeki deprem riski bir kez daha gündemin üst sıralarına çıktı.
Uzmanlar, Marmara'daki küçük sarsıntıların olası büyük depremle doğrudan bağlantılı olup olmadığı konusunda farklı değerlendirmelerde bulunurken, Prof. Dr. Osman Bektaş bölgedeki fay hareketlerine ilişkin yeni bir senaryoya dikkat çekti.

KUMBURGAZ FAYI'NDA YILDA 15 MİLİMETRELİK HAREKET
Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara'nın ana fayındaki hareketliliğin batı ve doğu kesimlerinde farklı özellikler gösterebileceğini belirtti.
Bektaş'ın değerlendirmesine göre, ana Marmara fayının batı ve doğusunda yaklaşık 10 kilometre derinlikte fay boyunca yavaş bir hareket, yani "creep" (sürünme) yaşanıyor olabilir.

Özellikle Kumburgaz Havzası'nın batısında yapılan denizaltı akustik ölçümlerinin dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Bektaş, EGU 2026'da sunulan ölçümlere işaret etti.
Bu verilere göre, daha önce kilitli olduğu değerlendirilen Kumburgaz Fayı'nın yılda yaklaşık 15 milimetre yavaşça kaydığı öne sürülüyor.

"KİLİTLİ FAY" SENARYOSU DEĞİŞEBİLİR
Fayın tamamen kilitli olması, iki tarafın birbirine göre hareket edememesi ve gerilimin zaman içerisinde birikmesi anlamına geliyor. Ancak Kumburgaz Fayı'ndaki yavaş hareket, fayın belirli bölümlerinde sürünme yaşanabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.
Bektaş, Marmara'nın batısında doğrudan fay üzerinde gerçekleştirilen ölçümlerin sürünme hareketini desteklediğini belirtti. Doğu kesimde ise yaklaşık 8 kilometrelik genç sediman örtüsünün, deniz tabanındaki ölçümlerin altında gerçekleşen gerçek fay hareketini gizleyebileceğine dikkat çekti.

6 VE ÜZERİ DEPREM SENARYOSU
Prof. Dr. Bektaş'ın değerlendirmesinde dikkat çeken başlıklardan biri de olası depremin büyüklüğüne ilişkin senaryo oldu.
Bektaş, faydaki derin sürünmenin sanılandan daha yüksek olması durumunda bunun bir miktar gerilimi boşaltabileceğini ve böylece depremde açığa çıkacak enerjiyi azaltabileceğini belirtiyor.
Bu nedenle Kumburgaz çevresindeki fay hareketlerinin, olası depremin büyüklüğü açısından da önem taşıdığı değerlendiriliyor. Bektaş'ın senaryosunda olası depremin 6 ve üzeri büyüklükte gerçekleşebileceği ifade ediliyor.

MARMARA'DAKİ MİKRO DEPREMLER NE ANLAMA GELİYOR?
Marmara Denizi'nde son dönemde art arda meydana gelen mikro depremler, kamuoyunda "Büyük İstanbul depremi yaklaşıyor mu?" endişesine neden oldu.
Ancak küçük depremlerin tek başına büyük bir depremin ne zaman gerçekleşeceğini gösteren kesin bir işaret olmadığı belirtiliyor. Marmara'daki fayların davranışı, bölgedeki gerilim birikimi ve fayların hangi kesimlerinin kilitli olduğu konusundaki araştırmalar ise sürüyor.
Bektaş, Adalar çevresinde 10 kilometreden daha derinde meydana gelen mikro depremlerin de fay boyunca sürünme hareketine işaret edebileceğini belirtti.
Bu hareketin, fayda biriken gerilimin bir bölümünü boşaltıyor olabileceği değerlendiriliyor.