
El Nino'nun okyanus suyunun ısınması olayı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yaşar, "Isınma miktarı 1 derece civarındaysa buna 'normal El Nino' diyoruz. Isınma zaten buharlaşma, buharlaşma da yağmur demektir. Eğer bu sıcaklık artışı 1 ila 2 derece arasında olursa buna 'Süper El Nino', 2 derecenin üzerine çıkarsa 'Mega El Nino' diyoruz. Mega El Nino'yu tanık olduğumuz kadarıyla en son 1877'li yıllarda gördük.

O zamanlar meteoroloji istasyonları olmadığı için etkisinin nereye ve nasıl vurduğunu net olarak bilemesek de Çin ve Hindistan'ın kurak geçtiğini biliyoruz. Dünyada 2023 yılında bir Süper El Nino gerçekleşti. Avrupa ve Türkiye çok güzel yağışlar aldı. Türkiye'de ortalama sıcaklıklar 1-2 derece üzerine çıktı. Son yılların en sıcak dönemini yaşadık ve yağışlar da ortalamadan yüzde 12 daha fazla düştü. Yüzde 12 ciddi bir orandır. Bu durum Süper El Nino'nun etkisiydi" diye konuştu.

'SU SORUNU YAŞAMAYIZ'
PROF. Dr. Yaşar, "Bu sırada müthiş yağışlar alacağız. Ekim ayının ikinci yarısından sonra gerçekten çok güzel yağışlar bekleniyor. Türkiye genelinde 2035'lere kadar su sorunu yaşamayız. Önümüzdeki 10 yılın en az 7-8 yılı yağışlar ortalamada ya da ortalamaların üzerinde seyredecektir. Belki yüzde 70-80 seviyelerine çıkacaktır" dedi.

'SU KULLANIMINA DİKKAT EDELİM'
EN büyük sorunun suyun kullanılma biçimi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr Yaşar, "Ne olursa olsun suyumuzu çok dikkatli kullanmamız gerekiyor. Barajlarımız yüzde 100 dolu olsa bile her bir litresini kullanırken çok hassas olmalıyız" diye konuştu. Çok fazla yağış düştüğünde, İzmir'in ve Türkiye'deki şehirlerin altyapısının çok iyi olmadığı için altyapı kaynaklı ciddi sıkıntılar yaşanabileceğine vurgu yapan Prof. Dr. Yaşar, "Bütün İzmir'in topoğrafya haritası çıkarılmalıdır. Nerenin ne kadar çöktüğü ve ne yapılması gerektiği tespit edilmelidir" sözlerini aktardı.