Türk askerinin Kore savaşında gösterdiği kahramanlıklar savaş tarihinde şanlı yerini çoktan aldı. Savaş yıllarında yaşanan ilginç insan hikâyeleri ise uzun yıllar konuşulup, anlatıldı. Hatta film ve romanlara bile konu oldu. O hikâyeler öylesine yüreğimize dokundu ki hafızalarımızda derin izler bıraktı. Bunlardan bir tanesinin kahramanı da Tire'den Ali Haydar Öztürk oldu. Ali Haydar'ın filmlere konu olacak hayat öyküsünü Yeni Asır okuyucuları için araştırdık.

ŞEHİT LİSTESİNE YAZILDI
Kore savaşı yılları... Öldü denilerek adı gazetelerde şehitler listesine yazıldı. Kara haber Tire'deki ailesine tez ulaştı. Ama o binlerce kilometre uzakta adeta bir cehennemin tam ortasındaydı, yaşıyordu ama buna yaşamak denirse. 1950 yılında patlak veren Kore savaşında, binlerce askerden biri olan Çavuş Ali Haydar Öztürk, tarihe geçen meşhur Kunu-ri savaşında Çin birliklerine talihsiz şekilde esir düşmüştü. Tüm aramalara rağmen kendisinden aylarca haber alınamadı.
ANNESİ KAHRINDAN ÖLDÜ
Tire'deki ailesi umutsuz ve perişan haldeydi. Ali Haydar sağ mıydı yoksa çoktan şehitlik makamına mı ermişti... Hatta Türk Genelkurmayı da onu çoktan şehit ilan etmişti. Aylarca oğlunun yolunu gözleyen gözü yaşlı annesi ise aldığı acı haberle sarsıldı. Sağlığı kısa sürede bozuldu. Ali Haydar'ın adeta yüreğini kor gibi yakan acısına ancak 1 ay dayanabildi. Henüz 50 yaşındayken, oğlu için atan kalbi bir gün aniden duruverdi. Gözyaşları arasında toprağa verildi. Arkada, Ali Haydar'ın eşi Fatma da 1 çocuğu ile orta da kalakalmıştı. Tekrar evlenmesi için çok baskı yaptılar, o ise gelen kararlı bir şekilde kapıları kapattı. Herkese büyük bir kararlılıkla aynı şeyi söylüyordu, "O ölmedi... Bir gün mutlaka dönecek..." Umutla beklemeye devam etti.

KAMPTA İNGİLİZCE ÖĞRENDİ
Bu sırada herkesin öldü bildiği Ali Haydar Çavuş ise Kuzey Kore'deki "Panmunjan" kampındaydı. Baskı ve esaret altında oldukça zor günler geçirmesine rağmen kendi kendine 'buradan bir gün kurtulacağım' diyordu. Ancak kampta yaşam şartları çok ama çok zordu. Özellikle Türk esirlere yapılan insanlık dışı muamele Ali Haydar çavuşu sonunda isyan ettirdi. Ali Haydar, yapılanlar karşısında başkaldırdı. Kamp yöneticileri onu Türk esirlerden ayırarak tek başına yabancı esirlerin yaşadığı kampa sürdü. Aradan tam dokuz koca ay geçti. O hiç pes etmedi. O güne kadar yabancı dil bilmiyordu. Azimle çalıştı ve İngilizceyi öğrendi.
ESARETİ TAM 33 AY SÜRDÜ
Artık dünyanın dört bir yanından gelen askerlerle rahatça konuşup iletişim kurabiliyordu. İngilizcesi zamanla çok iyi seviyelere ulaştı. Artık çevresinde farklı milletlerden gelen onlarca samimi dostu vardı. Bir gün yaşadığı esir kampına Polonyalı bir gazeteci geldi. Fotoğraf çekilirken, ailesini düşünerek derin ve dalgın bir şekilde objektife baktı. Tarihler 20 Aralık 1951'i gösterdiğinde başta Amerika olmak üzere dünya basınında bir fotoğraf yayınlandı. Türk gazeteleri ise olayı manşetlere taşıdı. "İzmirli er Ali Haydar Kore'de sağ bulundu." Artık o kayıtlarda bir ölü değildi. Ama halen bir savaş esiriydi. Tam 33 ay 5 gün sürmüştü Tireli Ali Haydar'ın esareti.

SONUNDA AİLESİNE KAVUŞTU
Takvimler 1953'ü gösterdiğinde ateşkes imzalandı ve Ali Haydar serbest bırakıldı. Sol kulağı kampta gördüğü kötü muamele nedeniyle artık hiç duymuyordu. Kısa süre dost ve müttefik ülke Japonya'da tedavi gördü... Ancak kalbi vatanı ailesine kavuşmasının hayaliyle adeta "küt küt" atıyordu. Çok ama çok heyecanlıydı. Kısa süre sonra köyüne ve onu hasretle bekleyen eşi Fatma'ya ve çocuğuna kavuştu. Yıllar boyu Kore'de edindiği dostlarıyla mektuplaştı. Bu yalnızca bir esaretin değil sabrın ve sadakatin öyküsüydü. Ali Haydar Öztürk, 2000 yılında yaşadığı köyde 71 yaşında huzur içinde hayata gözlerini yumdu. Geride ise film senaryolarını aratmayacak kadar ilginç bir yaşam öyküsü bıraktı... Ali Haydar Öztürk'ün, aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor onu rahmet ve minnetle anıyoruz...
KUNU-Rİ SAVAŞI 3 GÜN SÜRDÜ
KUNU-RI Savaşı, toplam 3 gün sürdü. Bu savaş sırasında Türk Tugayı 218 şehit, 94 kayıp ve 455 yaralı verdi. Çin Halk Kurtuluş Ordusu ile Türk Tugayı'nın birbirlerine direndiği savaştır. Savaş öncesinde Türk Tugayı Çin'in başlatmış olduğu 100 kilometre uzaklıkta bulunan bölgeye gitti. Birleşmiş Milletler geri çekilme kararı aldıktan sonra Türk Tugayı burada en güçlü muharebesini yaşadı. Türk Tugayı'nın kahramanlıkları sayesinde Birleşmiş Milletler gücü geri çekilmeyi başardı. 3 yıl sürdüğü bilinen bu savaşta Türkiye Kore'ye toplam 3 defa tugay değiştirme birliği gönderdi. Toplamda 23 bin Türk askeri savaşta görev yaptı. Bu savaşta Birleşmiş Milletler toplamda 55 bin asker kaybetti. ABD'nin kayıpları ise 36.516 asker olarak kayıtlara geçti.