Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ortaokul ve liselerde sınavların hazırlanması ve değerlendirilmesi sürecinde yeni bir uygulamayı hayata geçirmeye hazırlanıyor. Ülke genelinde ölçme ve değerlendirmede ortak standart oluşturulması amacıyla geliştirilen Ortak Yazılı Sınav Sistemi, 26 Ekim 2026 Pazartesi günü erişime açılacak. Yeni model, açık uçlu sorular ve soru havuzu uygulamasıyla eğitim gündeminde öne çıkıyor.

Türkiye genelindeki okulları kapsayacak sistemin, öğrencilerin yalnızca ezberledikleri bilgileri değil, öğrendiklerini yorumlama ve analiz etme becerilerini de ölçmesi hedefleniyor. Peki, yeni sınav sistemi hangi sınıflarda uygulanacak, hangi dersleri kapsayacak? İşte öğrencilerin, velilerin ve öğretmenlerin merak ettiği ayrıntılar…

MEB'İN YENİ SINAV SİSTEMİ HANGİ SINIFLARI KAPSAYACAK?
Yeni sistemin ortaokullarda 5, 6 ve 7'nci sınıfları, liselerde ise 9, 10 ve 11'inci sınıfları kapsaması planlanıyor. Böylece farklı okullarda uygulanan sınavların hazırlanmasında ortak bir ölçme ve değerlendirme yaklaşımının benimsenmesi amaçlanıyor.
Uygulamayla birlikte sınav sorularının belirli kazanımlara uygun şekilde hazırlanması ve öğrencilerin akademik gelişimlerinin daha ayrıntılı takip edilmesi hedefleniyor.

16 FARKLI DERSTE ORTAK SORU HAVUZU KULLANILACAK
Yeni model kapsamında Türkçe, Türk dili ve edebiyatı, matematik, fen bilimleri, fizik, tarih ve İngilizcenin de aralarında bulunduğu 16 farklı branşta soru havuzundan yararlanılacak.
Sistemde yer alacak açık uçlu soruların, öğrencilerin konuları ne ölçüde kavradığını ve bilgilerini farklı durumlarda nasıl kullandığını ölçmesi amaçlanıyor. Soruların eğitim programındaki kazanımlarla uyumlu olması da modelin temel hedefleri arasında bulunuyor.

İLK AŞAMADA 8 BİN SORU HAZIRLANACAK
Yeni sınav sistemi için ilk etapta yaklaşık 8 bin nitelikli sorunun soru havuzuna eklenmesi planlanıyor. İlerleyen sınav dönemlerinde havuzun yeni sorularla genişletilmesi hedefleniyor.
Sistemin işleyişinde öğretmenlere de görev düşecek. Zümre öğretmenleri, işledikleri konulara uygun olarak hazırladıkları iki açık uçlu soruyu sisteme ekleyecek. Sınavın diğer soruları ise öğretmenin belirlediği zorluk düzeyine göre soru havuzundan seçilecek.

SINAV SORULARINI ÖĞRETMENLER KONTROL EDECEK
Yeni modelde soruların sistem üzerinden oluşturulması, öğretmenlerin kontrol görevini ortadan kaldırmayacak. Eğitimciler, hazırlanan sınav kâğıtlarını ve cevap anahtarlarını inceleyerek uygun bulmadıkları soruların değiştirilmesini talep edebilecek.
Öğretmenlerin gerekçe sunarak soru değişikliği için iki kez hak kullanabileceği belirtiliyor. Böylece sınavların derslerde işlenen konulara ve öğrencilerin öğrenme düzeylerine uygun olması amaçlanıyor.

SINAV SONUÇLARI E-OKUL'A AKTARILACAK
Yeni sistemin hedeflerinden biri de öğrencilerin akademik durumunu daha ayrıntılı analiz edebilmek. Sınavların ardından elde edilen sonuçların e-Okul sistemine aktarılmasıyla öğrencilerin hangi konularda zorlandığının belirlenmesi planlanıyor.
Bu verilerin, eksik öğrenmelerin tespit edilmesi ve ders planlarının öğrencilerin ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi için kullanılması hedefleniyor. Böylece ölçme ve değerlendirme sürecinin yalnızca not vermekle sınırlı kalmaması amaçlanıyor.

ÖĞRETMENLERİN İŞ YÜKÜ ENDİŞESİ GÜNDEMDE
Yeni sınav modeli eğitimde standartlaşma ve fırsat eşitliği açısından önemli bir adım olarak değerlendirilirken, uygulamanın öğretmenler üzerindeki etkileri de tartışılıyor.
Bazı eğitimciler, açık uçlu soruların hazırlanması, sınav kağıtlarının tek tek okunması ve sonuçların sisteme girilmesinin ek iş yükü oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Değerlendirme sürecinin uzun zaman almasının öğretmenlerin ders hazırlığına ve öğrencilerle birebir ilgilenmesine ayrılan zamanı azaltabileceği yönünde endişeler dile getiriliyor.

Yeni sistemin uygulamaya geçmesiyle birlikte, hem ölçme ve değerlendirme sürecindeki değişikliklerin hem de öğretmenlerin iş yüküne ilişkin tartışmaların eğitim gündeminde yer alması bekleniyor.