Arzu Günaydın

Samimiyet

Kimin yanında kendinizi her türlü endişeden, kaygıdan uzak hissediyorsunuz?
Zaman durmuş gibi hissettiğiniz, birlikteyken sadece o anın içerisinde kalabildiğiniz tüm uyaranlardan uzaklaştığınız bir eş, dost ya da akraba var mı hayatınızda?
Yani gerçekten sohbet edebiliyor musunuz? Yani konuştuğunuzdan daha çok dinleyebiliyor musunuz? Yani bütün ruhunuzla arşınızdakinin yanında olabiliyor musunuz? Yoksa o ruhu da mı derinlere gömdünüz?
Çokluğun yüzeyselliği içinde kaybolanlardan mısınız?
Ya da bu dönemin büyük sorunu zamansızlık içinde her şey gibi ilişkileriniz de samimiyetten uzak yarım yamalak mı?
ZAMAN İLLÜZYONU
Bir uzmandan duyduğum tabirle aslında 'zam'lanmış andan ibaret olan zamanı yakalama kaygısı ile anı mı kaçırıyorsunuz? Üstelik hayat sadece 'an'dan ibaretken.
Üstelik sadece insanın insana şifa olacağı gerçeği varken.
Üstelik ruh beslenmiyorsa, avamlığı; hiçbir makamın, malın, ya da diplomanın kaldıramayacağının örneklerini görürken. Üstelik en sevdiğinin yanında bile ruhsuzsan, aslında kendinden uzaklaştığın için fiziksel ya da ruhsal hastalıklardan kaçamayacakken...
Tüm bu saydıklarımız zaman denilen illüzyonu kaçırmama derdindeyken ödenen bedeller. Sonunda elinizde ne kalacak?
YAŞAMIN TADI TUZU
Özetle, samimiyet aslolan.
Neden mi? Çünkü samimiyet demek, yaşamın tadı tuzu demek.
Anın, olayın içinde tüm beden ve ruhunuzla oradaysanız samimiyet var. Samimiyet yoksa her şey tatsız, tuzsuz.
Damağınızda kekremsi bir tat, gönlünüzde eksiklik duygusu yaratan kişilerin ortak özelliği samimiyetsizlik. Kendiliğinden gelen, çabasız samimiyet en doğal halimiz aslında. Annenin çocuğa olan davranışında olandaki gibi. Anne duası belki de en samimi olanı olduğu için bu kadar makbul.
SAMİMİYET YOKSA
Çok acı çektiğimizde Allah'a yalvarırken ettiğimiz duada vardır o samimiyet bir de. Allah samimiyetle kulum gelsin diye mi bu acıyı verdi diye düşündürtür bize ve acıya da şükrettirir. Günümüzde ise herkes samimiyetsizlikten şikayetçi. Çünkü güvensiz, endişeli, kaygılı olduk. Bir ilişkinin, isteğin ya da eylemimizin içinde en ufak endişe kırıntısı bile varsa orada samimiyet yok. İşin içinde başka niyetler varsa yine samimiyet yok. Dilin ve gönlün farklı ise, samimiyet hiç yok. Yolunda kararlı ilerlemiyorsan, o yolda duramıyorsan tabi ki samimiyet yok. Çok kolay vazgeçiyorsan samimiyet yok. Engelleri samimiyetin sınanma aracı olarak görmüyorsan yine yok. İstediğinin eyleminde değilsen samimiyet zaten yok. bedel ödemeye hazır değilsen ilişkinde de işinde de hedeflerinde de samimiyet yok.
Samimiyet yoksa;
Hızlı vazgeçersin Hemen kırılırsın Duyguların seni sağlıklı yerlere götürmez Değerlerini çok çabuk kaybedersin, dayanacağın sağlam duvarlar yıkılır.
Öyleyse, önce kendimize samimi olalım. Sonra da samimiyetinde samimi dostlar edinelim. Gerisi zaten gelecektir.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.