Erkin Usman

Vezüv'ün külleri de böyle uçuşmuştu!

Günümüzden yaklaşık 1918 sene önce, imparator Caligula döneminde 23-24 Ağustos'ta Vezüv gürlemeye başladı ve Pompei'nin üzerine ölüm yağdırdı. Komşu dört şehir de bu felaketten nasiplerini alarak lavlar altında kalarak haritadan silindi.
* * *
Bugün, kalıntılarından anladığımız kadarıyla felaket günü şehirde normal hayat devam ediyordu.
İnsanlar o gün havanın oldukça boğucu olduğunun farkındaydılar. Üstelik çok hafif olan bir yer sarsıntısını da hissetmişlerdi ama önemsememişlerdi. Saat 13.00 sularında hafif bir kül yağmuru başladı. İnsanlar, el darbeleriyle silkelenebilecek olan bu külü önemsemediler.
Muhtemelen yaşlı Vezüv daha önceleri de böyle ufak tefek faaliyette bulunmuş olmalı ki halk; "birazdan geçer" düşüncesiyle aldırış etmemişti.
* * *
Ancak kül yağmurunu önce lapilli (küçük taşlar), sonra bir kaç kiloluk sünger taşlarının gelmesi takip edince tehlikenin büyüklüğü ortaya çıkkı. Halk, birden paniğe kapıldı, yükte hafif pahada ağır eşyalarını sırtlayarak limana doğru delicesine kaçışmaya başladı. Ne var ki iş işten geçmişti.
Evlerine sığınanlar, yoğun kükürt dumanından boğulmamak için kendilerini dışarı atmakta, bu defa da üzerlerine yağan taşlarla helak olmaktaydılar. Korkunç felaketten kimse kurtulamadı.
* * *
48 saat içerisinde 18 kilometrelik bir alan içerisindeki Pompei ve diğer şehirler lavlar altında kalmıştı. Bunlardan yalnız Pompei'de 16 bin kişi, nüfusun tahminen yüzde yok olmuştu. Vezüv öylesine kuvvetli püskürmüştü ki, kül bulutları, felaketi haber verircesine Anadolu, Suriye hatta Mısır'a kadar uçuşmuştu.
* * *
Bu felaketten sonra Pompei unutuldu. Ta 1594 senesine kadar tarihi kayıtlarda ismi geçen ve yeri belli olmayan bir antik şehir olarak kaldı. Bu senede yapılan sulama kanalı inşaatları sırasında işçiler bazı kalıntılara rastlamışlarsa da ne olduğu anlaşılamamıştı. Ancak 1748 yılında ciddi bir şekilde kazılar başlatıldı. Dünyanın pek çok yerinden bilim adamları akın ederek bugünkü görüntüsüne kavuşturuldu.
* * *
Lavlar Pompei ve komşu şehirleri öylesine konserve etmişti ki; bugün o insanların günlük yaşayışlarını, yeni kurulmuş bir film seti gibi görebilmekteyiz. Ocaktan indirilmemiş bir domuz yavrusu, fırından çıkarılamamış ekmekler, sırtlarındaki mücevher çuvallarıyla sokak kapısını açmaya çalışırken yığılıveren kadınlar ve erkekler, şehir kapısı önünde üstüste yığılmış cesetler, bir zengin evinde cenaze şölenine katılan ve yerlerinden kalkmaya bile fırsat bulamayanlar, evler, İsis tapınağı, tiyatro... Hepsi de yaşadıkları son anları dondurulmuş bir şekilde duruyor. Yazıcı dükkanında balmumu tabletler, kitaplıktaki papirüs tomarları, hamamlarda kaşağılar, meyhane tezgahlarında kadehler ve son müşterilerin bıraktıkları paralar, ev ve dükkan kapılarında sahiplerinin isimleri, umumi tuvaletlerdeki pislik bulaşıkları bile aynen duruyor
kentten
Sigara yoksa çerez var

Ticaret Odası Meclis Üyesi Bekir Şahiner, sigara yasağı nedeniyle zor günler geçiren kahveci esnafının işlerinin canlanması amacıyla "Sigara yoksa çerez var" kampanyası başlattı. Müşteri çekebilmek amacıyla kahvehanelerde kuruyemiş dağıtılması gerektiğini öneren Şahiner, "Kuruyemiş sağlıklı bir besin maddesidir. Bu kampanya ile kahveci esnafının yüzünün gülmesini ve 'kahvehanelerde çerez yeme kültürünü' yeniden canlandırmak istiyoruz" diyor.
Şahiner, bu uygulama sayesinde kahveci esnafının hem müşterilerinin artacağını, hem de terk edilen "kahvehanede çerez yeme" kültürünün yeniden canlandırılacağını umuyor.
Şahiner'i dinlemeye devam:
"Kahvehaneye gelenleri sigaranın zararları ve bırakma yöntemleri konusunda bilgilendirici broşürler dağıtacağız. Kahvecilere sağlığa sayılamayacak kadar zararları bulunan sigarayı terk edip, çerez yemelerini önereceğiz."
küpe
Başaramamak değil,küçük hedef seçmek suçtur.
Emerson
fıkra
Haberin böylesi

Yaşlı milyoner, sarışın sekreterini kulüplere götürmeye, pahalı hediyeler almaya başlamıştı. Karısı bir gün, büyük gazetelerden birine telefon etti. "Kocam öldü" dedi.
Yazı İşleri Müdürü : "Çok üzüldüm. Ne zaman öldü?"
Kadın tamamladı: "Daha değil. Bu akşam ölecek ama, şimdiden haber verirsem, ancak gazetede çıkar, diye düşündüm de..."
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.