Filiz Özkol

Sen neymişsinbe abi!

Dünya politikasının en sert rüzgarlarını çıkaran bir Amerikan hegomonyası içinde çırpınan ülkeler kaosunda, bizim yerimiz nedir diye tartışmaya açık bir soru ile yazıma girmek istiyorum. Güçlü bir devlet olmanın tüm avantajlarını, çoğu kez kullanmaları ne kadar can sıkıcı olsa da, her zaman şanslı olmaları mümkün değil. Karşılarına eşit bir güç çıkıncaya kadar at koşturmaya devam ediyorlar. Geçmiş tarihte; Ortadoğu'da yaşadıkları başarısızlıkları farklı bir sunumla garip bir başarı sendromuna çevirmeleri, takdire şayan bir durum olsa gerek.
İşte gerçek politika buna derim ben. Oyun içinde oyun. Satranç misali günlerce sürebilir. Hiç kimsenin acelesi yok. Her şey kazanmak için. Başarı geç olsun, güç olmasın. Fakat, Amerika'nın öğrenemediği bir şey var ki; Ortadoğu'ya bulaşmamaları gerektiği.
Dünyanın tek gücü olmaları mümkün değil. İşte 1955 yılında başlayan ortalama 20 yıl süren Vietnam Savaşı'nın başarısız sonuçları.
1990'larda, Körfez savaşlarının birinci yenilgilerini, ikincisinde bulandırmışlar ve sonuçsuz bir bitişi, sözde galibiyet havasına getirivermişlerdi. Maalesef her türlü entrikanın döndüğü bu ilişkilerin sonuçları istedikleri gibi olmadığı zaman, bilenip her on yılda türlü senaryolarla ortaya çıkıyorlar. Bir dönem İran'a taktılar. Nükleer tartışması günlerce dünya basınında yer aldı. Sonra aniden bitiverdi.
Geride oynanan oyunlarda, İran ikna yeteneğini nasıl kullandı bilinmez. Rüzgar durdu, fırtına kesiliverdi. Ortadoğu enerji ve cazibe merkezi olduğu müddetçe dünya daha çoook savaşlara gebe olur. İşte Suriye, Mısır, Libya ve tekrar eski bir kinle yarım kalan Irak... Hiç birinde masumiyet yok, biliyoruz.

GÜÇSÜZ GİDİYOR

Amerika'nın yeni dünya başrol oyuncusu Trump bir geldi pir geldi. Sürekli bir estirme modunda. Kendi de; niye-neden tavır yaptığını açıkçası bilmiyor.
Hepimiz politikayı ne kadar anlıyor diye düşünmeye başladık eminim.
Bu başkanları kim ortaya atar?
Hangi rolle sahneye çıkarlar?
Hangi güç kuvvetin eseridir?
İşte yakın zamanda bizde de bir "Ekmelettin İhsanoğlu" vardı. Aniden ortaya çıktı ve kayboldu. Açıkçası; şimdi kimse merak bile etmiyor. Ne ismi ne cismi var. Görüntüsü bile flu.
Hangimiz tam anımsıyoruz söyler misiniz? Evet güçsüz olan gidiyor, güçlü olan kalıyor. Doğanın dengesi bu olsa gerek.

KOCA ÇOCUK

Trump şimdi de Kuzey Kore'ye takarak, siyasal paparazzi konusuyla gündeme oturdu.
Aslında adam da haklı, bir şeyler yapması lazım. Koskoca Amerika Başkanı, "Heyyyttt ben geliyorum" demesi gerekiyor. Efendim, Kuzey Kore nükleer çalışmalarına devam ettiği sürece Amerika'nın askeri müdahale yapabileceği, savaş çıkarma ihtimalinde binlerce kişinin ölebileceği sinyallerini vermeye devam ediyor. Uyarılar büyük yerden. Oysa Amerika'nın kendi laboratuvarlarında neler yaptıklarını kimse bilmiyor.
Kozmik güç onlarda, her türlü askeri silah onlarda. Adamlar başka gezegene yerleşseler sonradan haberimiz olacak.
Ne malum nükleer çalışmaların "babasını" yapmadıkları.
Affedersin Trump! Bu dünya tuvalete giderken ile, sana sormayacak herhalde.
Amerika Dışişleri Bakanı Tillerson, "Kuzey Kore'ye yeni yaptırımlar uygulamaya hazırlanıyoruz, bu yenilenmenin, gerçekten gerek olup olmadığını Kuzey Kore'nin davranışları belirleyecek" demiş. Bak baaak. Evet her şey dün gibi açıkta. Ortadoğu'yu en uçtan abluka altına almak ve orta denetimi sağlamak istiyorlar.
Tehlikeli hangi ülke varsa; hemen siyaset ve ekonomi ağlarını kuruveriyorlar. Akıllı millet vesselam.
Gelelim Sevgili Trump'ın son açıklamalarından birine;
Beyaz Saray'daki görevi için 'Daha kolay olacağını düşünmüştüm' ifadesini kullanmış. Bazı sosyal medya kullanıcıları Trump'ın şaşırmasına şaşırırken, bazıları dürüstlüğünü takdir ettiklerini söylemişler. İlginç bir yeni dünya başkanını gün geçtikçe tanımaya devam edeceğiz.
Konuşmalarından yaptıklarından, yapamadıklarından. Herkesin merak konusu. Kocaman büyümemiş bir çocuk gibi.
Göreve gelirken dünyayı oyun parkı zannetti herhalde.

YEM OLMAYACAĞIZ

En son; Almanya Başbakanı Angela Merkel'i Beyaz Saray'da ilk kez ağırlayan Trump'ın, Almanya Başbakanı'nın elini sıkmaması, bu ikili buluşmaya damgasını vurmuştu.
Muhabirlerin, iki liderin tokalaşmasını istemesi üzerine Merkel'in Trump'a dönerek, "El sıkışmak ister misiniz?" şeklindeki sorusuna Trump'ın herhangi bir tepki vermemesi, küsen çocuklar gibi arkasını dönmesi, kısa sürede sosyal medyada en çok paylaşılan kahkahalı videolar arasına girmişti.
Her şey bir yana. Gün geçtikçe Türkiye'nin önemi daha da artıyor. Taaaa Kuzey Kore'ye kadar uzanan bir Amerika'nın kimbilir bizim için ne düşünceleri var. Öyle sıradan bir ülke olmadığımızı dünya biliyor artık.
Bu kurtlar sofrasında kimseye yem olmayacağımız kesin.
Bekleyeceğiz ve göreceğiz.
AH TRUMP...
VAH TRUMP...
SEN NEYMİŞSİN BE ABİ..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.