Hüseyin Kocabıyık

Kim ordu düşmanı?

Kendilerini laik-Atatükçü-cumhuriyetçi gibi sıfatlarla niteleyen ama cümle kurmaktan aciz bazı zavallı tiplerden sürekli e-mail'ler geliyor bana. Gelen mail'lerin çoğu çirkin küfürlerle dolu, onları çöp sepetine gönderiyorum.
Diğer yandan gerçek laik ve Atatürkçüler de e-mail gönderiyor ve bana medeni bir biçimde askerleri niçin bu kadar çok eleştirdiğimi soruyor. Bu insanlara büyük bir sorumluluk duygusu içerisinde tek tek cevap yazıyorum ve düşüncelerimi açarak izah ediyorum.
Bu insanların bir çoğu olumlu görüşleriyle geri dönüyorlar veya açıklamalarımı yeterli görmeyip beni yeniden eleştiriyorlar. Ama bunu öylesine zarafetle ve medeni bir anlayış içerisinde yapıyorlar ki, doğrusu bu iletişimden ben de çok şey öğreniyorum.
En başta da gerçek Atatürkçüler ve laikler ile sahtekar ve istismarcı laikler arasındaki farkı görüyorum. İnternet üzerinden sürdürdüğümüz bu iletişimden benim çıkardığım en temel sonuç şu:
Gerçek Atatürkçülerle sahte Atatürkçüler arasındaki en ayırt edici fark, gerçek laik ve Atatürkçüler aynı zamanda gerçekten demokrattırlar ve askerin siyasete müdahalesinin kategorik olarak karşısındalar.
Sahte Atatürkçüler ise, darbecidirler ve sivilleri asker postalı altında yaşaması gereken böcek gibi görüyorlar ki, bu hasta bir ruh halinin tezahüründen başka bir şey değil.
***
Ben askeri niye eleştiriyorum? Soru yanlış, ben askeri eleştirmiyorum, anti militer duygularla askeri eleştirenlere bu köşeden yazdığım ağır yazılar ortadadır.
Ben darbeci askerleri, halkına karşı eylem planları hazırlayanları, ordunun itibarını siyasete müdahale ederek sarsanları ve ordumuzu sıradanlaştıranları eleştiriyorum.
Ordu bizim varoluşumuzun teminatıdır. O her türlü tartışmadan azade gönüllerimizin dokunulmaz bir köşesinde yerini korumalıdır. Bu toplumu bir sürü olarak gören, milli iradenin ortaya çıkarttığı iktidarları tehdit değerlendirmelerinin konusu yapan bir askeri karargah anlayışı varlığımız ve çocuklarımızın geleceği için ölümcül bir tehlike olduğu gibi, kurucumuz Atatürk'ün bütün değer ve ideallerine esastan aykırıdır. Herkes gerçekliği ortaya çıkan ve koskoca Genelkurmay'ı zavallı duruma düşüren o malum belgeyi bir okusun, bundan daha tehlikeli, bundan daha rezil hangi plan olabilir ki başka?
Ve böyle bir rezilliğin bizim ordumuzun karargahından çıkması nasıl kabul edilebilir?
***
Benim inandığım gerçek şudur: İktidarda kim olursa olsun, bu ülkenin güçlü ve kudretli bir ordusu olmalıdır. Bu ordu demokratik otoriteye sadakatle bağlı kalmalıdır ve temel görev alanının vatan müdafaası olduğunu bilmelidir.
Cumhuriyete gelebilecek tehlike ve tehditlere karşı bu toplumun yeterli koruyucu antikorları mevcuttur ve bunlar sanıldığı gibi Ergenekon davasında hesap veren darbeci güruh değil, bu ülkenin gerçek Atatürkçüleri ve gerçek muhafazakarlarıdır.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.