Hüseyin Kocabıyık

Bu orduyu siz bu hale getirdiniz!

Daha önce de yazdım, Hürriyet Gazetesi'nin eski Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'le ilgili tek kelime bile yazmak istemem. Çünkü en iyi arkadaşı yazar Enis Batur'un dediği gibi, ismi geçince insanda kötü duygular uyandıran birisi o. Bu kişinin İzmir'de yakınları yaşıyor biliyorum, onları da hiç üzmek istemem aslında. Ama Ertuğrul Özkök ismi bizim kirlenme ve yozlaşma tarihimizin sembol ismi. Bugün yaşadığımız sorunların bazılarının menşeini, bu ismi ve onun içinde bulunduğu kabileyi analiz merkezine koymadan anlayamazsınız.
***
Bu yazıda onun çuvallar dolusu eski günahlarının hiçbirinden bahsetmeyeceğim. Ben bugün emekli Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner'in internete düşen kasetlerinden hareketle Ertuğrul Özkök'ün dün yazdığı yazıdan söz edeceğim. Yazısının başlığı şu: "Duygusal Ricat". Orduyu geçmişte ne kadar çok sevdiğini ama şimdi artık o sevgisini geri çektiğini anlatıyor arkadaş. Tam da ondan beklendiği gibi. Ertuğrul Özkök ismi insanlarda neden kötü duygular uyandırıyor, işte burada anlıyorsunuz. Bu ordunun generalleri "racon" keserken, darbe yaparken, hükümet devirirken onların işbirlikçisi, akıl hocası ol, o irade zayıflayınca ricat et! Kaldı ki o zavallı askerleri İstanbul'un iri kıyım sermayesi ile birlikte kışkırtan, azdıran, onlara hedef gösteren siz değil miydiniz? Bugün bu milletin ordusunda bir yozlaşma, bir savrulma varsa, işte bu tam da sizin eseriniz. Attığınız manşetler, rol aldığınız özel operasyonlar, kışkırtmalar belleğimize büyük temel çivisiyle çakılı, unutmayın bunu. "Orduyu hep birlikte bitirdik" diyor ve yanına "cürüm" arıyor bu arkadaş. Hayır arkadaş, orduyu sen ve kabilen bitirdi.
***
Evet, bu orduyu bu hale Ertuğrul Özkök gibi adamlar getirdi. Şimdi ricat ediyorlar. İşte aramızdaki fark burada ortaya çıkıyor. Dün askere hatalarını söyleyen, siyasete müdahale etmesinin sakıncalarını hatırlatan ve bundan dolayı bedel ödeyen bizim gibi insanlar, bugün, ordumuza dair hiçbir "duygusal ricat" hali içinde değiliz. Ordumuzu eskisinden daha çok seviyoruz ve ona daha çok sahip çıkacağız. Ama bu orduyu yozlaştıran, ahlakını bozan, yoldan çıkaran Cumhuriyet'in Abdullah İbni Sebeleri, dün demokrasiyi sattıkları gibi bugün de askeri satıyorlar. "Duygusal ricat"ın enlemesine ve boylamasına anlamı budur.
***
Bugün köşemde PKK'lı Bengi Yıldız'ın Bodrum'da sevgilisiyle yaptığı tatilin haber yapılmasının ardında "derin devlet parmağı" arayan Hürriyet eski yöneticisinin bir vakitler iki çocuk annesi Tansu Çiller'i evinin havuzunda güneşlenirken gösteren mayolu resimlerini Hürriyet Gazetesi'nde nasıl yayınladığını şöyle bir hatırlatıp geçecektim. Ama sanırım karakter kanserine yakalanmış birine hiçbir entelektüel kemoterapinin fayda etmeyeceğini artık anlamamız gerekiyor.
Onları korkunç geçmişleriyle baş başa bırakmak en iyisi.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.