Hüseyin Kocabıyık

Asker niye düştü?

Biz annelerimiz tarafından "paşa oğlum" diye sevilen ve büyütülen bir nesiliz. Başbakan asan, darbe yapan, işkence tezgı kuran ve bu ülkeyi ele güne rezil eden askerlere kızsak da, nihayetinde askerimizi severiz ve ona neredeyse tek taraflı bir aşk besleriz. Bu Türk milleti bakımından çok anlaşılır bir şeydir. Çünkü bize Anadolu'nun kapılarını açan, Malazgirt ovasında Bizans kuvvetlerini tepeleyen ordu Türk ordusudur. Bir küçük beylikten tarihin en debdebeli imparatorluklardan birini, bugün "kepazelik"leri ortaya çıkan ordu kurdu. Anadolu gibi devletler mezarlığı olan bir coğrafyada hala başımız toprağın üzerindeyse, bu ordunun bize sağladığı güvencenin eseridir. Bu sözlerin hiçbiri benim açımdan hamaset değil, bir inançtır. Bu vatanın analarının evlatlarını "paşa oğlum" diye sevmelerinin kültürel arka planı da sırrı da buradadır.
***
Kızgınlık bazen sevmenin bir türevidir. Ordumuzu ve askerimizi benim gibi uzun yıllardır eleştirenler belki de ve muhtemelen askerimize duyduğu bu sevgiden dolayı yapıyor bu eleştirileri. Hepimiz ordumuzu lekesiz görmek istiyoruz. Sağlam görmek istiyoruz. Sadece asker görmek istiyoruz. Darbe yapmasın istiyoruz. Cıvımasın istiyoruz. Maalesef bizim ordumuz ve askerimiz, yapmasını istemediğimiz ne varsa hepsini yaptı. Askerliğin evrensel kurallarına uygun davranmadı. Bir yandan modern araç ve teçhizatı en ileri teknoloji ile kullanan ve operasyon yapabilen bir ordu görüntüsü verirken, diğer yandan da yozlaşmanın, yoldan çıkmanın bütün emarelerin sergiledi. Bu ülkenin en sevilen başbakanını ipe çekti bu ordu, gerisini söylemeye gerek var mı? Bunlar için eleştiriyoruz ordumuzu. Bu orduyu sevmeye, kucaklamaya mecburuz ve mahkumuz. Bu ordu olmadan, askerimiz sağlam durmadan bu coğrafyada bizi 21. Yüzyılda dahi barındırmazlar, ensemize çöker alırlar Anadolu'yu bizden, kimse bunu unutmasın.
***
Peki, birçok kişinin bildiği bu yozlaşma hali neden daha önce ortaya çıkmadı da şimdi faş oldu? Şundan: çünkü asker yaptığı darbelerle bir vesayet düzeni oluşturmuştu. Siyasi alanın önemli bir kısmını asker denetliyor, yargıyı, medyayı, cumhurbaşkanını ve tabi siyaseti ve sivil toplumu etkiliyordu. Askere "yanlış işler yapıyorsun" demenin bir bedeli olduğu sık sık hatırlatılıyordu. Zira zihinlere ipte sallanan bir başbakan resmi yerleştirilmişti. Ama Türkiye büyüdü, Türk ekonomisi bir dünya ekonomisi haline geldi. Toplumun siyasi bilinci buna göre gelişti. Askerler akışkanlıklarını 27 Nisan'da ve ondan önceki Balyoz darbe girişimleriyle tekrar ettiler ve bu hamleleri millet ve hukuk tarafından püskürtüldü. 12 Eylül 2010 referandumunda ise tüm yasal dayanaklarını yitirdiler. Yeni duruma uyum gösterecek bir esnekliğe de sahip olmadıkları için şimdiki, kendi deyimleriyle, "kepaze" duruma düştüler.
Bu rezil vaziyet böyle kalmayacak. Bu ordu tesadüflerin ordusu değildir. Ordumuz eskisinden bin kat daha güçlü ve itibarlı olacaktır, buna hiç şüphem yok. Yapacağı şey basittir: kendi işini yapacak, askerlikle uğraşacak; siyaset yapmayacak. İçinde darbeci barındırmayacak ve sivil otoriteye tabi olan orduların dünyanın aynı zamanda en kuvvetli orduları olduğunu unutmayacak.
Bu kadar basit!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.