Hüseyin Kocabıyık

Gezi ve Onur

Son günlerde belki de herkesi bıktırma pahasına Gezi olaylarını yazıyoruz. Gezi olaylarını değişik boyutlarıyla ele alırken birkez daha hatırlatma gereği duyuyorum: Bu olayların başında bir sosyal ve bireysel tavır olarak çevre duyarlılığını sokaklara yansıtan masum gençler, Gezi Parkı eylemleriyle ilgili değerlendirmelerimin kapsamı dışındadır. Benim eleştirilerim Gezi Parkı'ndan bir iktidar devirme projesi çıkaranlaradır. Zira Gezi olayları bunlar tarafından açıkça ve bilinçli olarak kirletilmiştir.
Üstelik bu kötü huylu çabalar yeni de değildir. Bu köşeyi takip edenler bilirler ki ben bu sürecin kronolojisini ortaya koydum.
Ayrıca çok ilginçtir, bu hazırlıklar Türk milletinin en mutlu olması gereken günlerde, onur duyacağı işleri gerçekleştiği anlarda yıkıcı eylemlere dönüştürüldüler.
Mesela 13 Eylül 2010 tarihine gidelim. Yer Sinan Erdem Olimpiyat Kapalı Spor Salonu. Bu salon AK Parti hükümetinin Türkiye'ye kazandırdığı bir eser ve dünyanın en modern salonlarından biri. Dünya Basketbol Şampiyonası final maçı Türkiye ve Amerika milli takımları arasında oynanıyor.
Türkiye ABD takımına yeniliyor ve tarihinde ilk kez ikincilik gibi büyük bir başarı elde ediyor. Bütün Türkiye sevinç yumağı olmuş. Başbakan salonda, hükümet üyeleri salonda. Birden tuhaf bir şey oluyor: Başbakan ve hükümet üyeleri salondaki bir kısım seyirci tarafından yuhlanıyor. Böyle bir eylem her yerde olabilir ama orada o gün böyle bir eylem için herhangi bir gerekçe yoktu.
Hükümet belli ki bu işin üzerine fazla gitmedi. Milletçe onur duyacağımız bir gün herkese zehir oldu ve başarı gölgelendi.
***
Tarih 15 Ocak 2011. Yer Galatasaray Arena Stadı. Açılışı yapılıyor. Stat Başbakan Erdoğan tarafından adeta Galatasaray'a lütfedilmiş. Dünyanın ilk üç stadından birisi. Lafı uzatmayalım, orada onur konuğu olarak bulunan ve ülkemize dünya çapında bir spor tesisi kazandıran Başbakan Erdoğan protesto ediliyor ve o da kızıp stadı terk ediyor.
Bu çok tuhaf bir durumdu. Belli ki AK Parti bu durumu da yeterince incelememiş.
Gerçi bu işin arkasında, bir süre sonra "Seçimde CHP açık ara önde" diye açıklama yapan İnan Kıraç çıktı; ama hükümet bu olayı enine boyuna incelemeliydi.
Sonuçta milletçe onur duyacağımız bir gün daha herkese zehir oldu gitti.
Gezi Parkı hazırlıkları bir pratiği daha başarıyla gerçekleştirdi.
***
Gurur günlerimize sabotaj yapılması bunlarla da sınırlı değil. Sanki bir karargah milletimizin başardığı her hayırlı işin gururunu duyacağımız yasadışı örgütçüleri harekete geçiriyor ve o günü herkese zehir ediyorlardı.
İşte tarih 18 Aralık 2012, yer ODTÜ. Türkiye bütün dünyayı gözleyebileceği Göktürk-2 uydusunu uzaya gönderiyor. Bu uydu iletişim dünyasında bizi birinci sınıf ülkeler seviyesine çıkarıyordu.
Ne oldu o gün orada? Bu büyük başarının onuru yaşanamadı.
Aşağılık bir örgütün militanları ve onların kuyruğuna takılan ruhsuz bir grup öğrenci, ODTÜ'yü savaş alanına çevirdiler.
Bunu ancak vatan hainleri yapardı ve yaptılar.
Ertesi gün bu ülkede uzaya gelişmiş bir uydu göndermenin hazzını yaşamadı kimse. Herkes ODTÜ'deki polis öğrenci kavgasını konuştu.
Büyük gazeteler Göktürk-2 uydusundan bahsetmedi ama polisin 'orantısız güç' kullandığı haberleriyle manşetlerini doldurdular.
En onurlu günümüzde onursuzluk diz boyu idi.
IMF'ye borcumuzun bittiği günlerin akabinde, kredi derecelendirme kuruluşlarımızın notumuzu yükselttiği günlerde ve dev ihalelerin bir biri ardına yapıldığı günlerden hemen sonra, Türkiye'nin sırtına bir Gezi hançeri sokulması, sokaklarda hükümet yıkma senaryolarının sahnelenmesi ne kadar manidar değil mi?
Başardığı işlerin onurunu yaşayamayan bir milletin kendine saygısı olur mu hiç?
Başkaları o millete saygı duyar mı?
En onurlu günlerimizi bize zehir eden onursuzlara lanet olsun!
Allah belanızı versin!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.