Nil Kuyumcu

Hoppa! Ekmek kimyasal silahmış!

Profesör Canan Karatay, gece yatıp, "Yarın milleti ne diyerek korkutsam" diye mi düşünüyor; yoksa hepimize bir nevi "ölümsüzlük iksiri" sunuyor da biz mi kadir kıymet bilmiyoruz...
Karatay, şimdi de ekmeğe kimyasal silah muamelesi yaptı iyi mi!
Ekmekte çok fazla katkı maddesi olduğunu söyleyerek, bunu Suriye'de onlarca kişinin ölümüne yol açan kimyasal saldırıyla özdeşleştirdi.
Karatay, "Ekmekte katkı maddesi var. Katkı maddeleri içinde bromür var. Bromür kanserojen bir madde, ağır bir metaldir, klorür gibi.
Klorür insanı öldürüyor.
Suriye'de o gazı kullanarak insanlar öldü. Ekmek üretenler bana kızmasınlar ama 2006'da Dünya Sağlık Organizasyonu'nun raporuna göre konuşuyorum" dedi.

Ekmek üretenler eminim kızacaktır da, biz ekmek yiyenler ne yapacağız onu bilmiyorum...
Geçen gün de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü'nden Dr. Yavuz Dizdar, son dönemde artan kanser vakalarında endüstriyel yoğurdun etkisinin ilk sırada olduğunu söyledi.
Buyur!
Ekmek yeme...
Yoğurt yeme...
Sebzeler hormonlu...
Tavuk yerine martıyı gördük...
Dana diye, sütçü beygirinin etini piyasaya sürdüler...
Kaşık kaşık yetmez, kavanozla tükettiğimiz çikolatamızda kanserojen madde tartışması yaşandı!
İzmir'de sular bir dönem arsenikli çıkmıştı...
Gerçi başkanımız geçen gün "Çeşme'den akan suyu gönül rahatlığıyla içebilirsiniz" dedi fakat bu cümle beni çocukluğuma götürdü...
Çernobil faciasının ardından, dönemin bir bakanı hüplete hüplete radyasyonlu çay içmişti!
Ne bileyim hatırladım işte!
Belki ben evhamlıyımdır, sular mis gibidir...
Ama ben yine de içmiyorum, içemiyorum...

Ezcümle, ne yiyip ne içeceğiz biz yahu...
Üreticiler, verilen onca cezaya, bakanlık tarafından isimlerinin çarşaf çarşaf açıklanmasına rağmen durmak bilmiyor...
Adamlar, "Nusret'in tuzu" gibi, ürünlere katkı maddesi ekliyor...
Peki biz aç mı gezeceğiz?
Evlerin bir odasını tarlaya mı çevireceğiz?
Balkona kümes mi kuracağız?
Otoparklara araba yerine kendi danamızı mı bağlayacağız?
Kimyasal silah olmayan ekmek bulamazsak, pasta mı yiyeceğiz?
Bizi kim kurtaracak?
Canan Karatay'ın panzehiri olarak Emine Beder'i mi karşısına çıkarsak ne yapsak!

Magazin gazetecileri Burak'a mı aşık!

Nedir bu Fahriye Evcen düşmanlığı!
Güzelim kadını, Burak Özçivit ile nişanlanmasına pişman edecekler...
Magazin basınında her gün Fahriye'yi yerden yere vuran bir yazı çıkıyor...
Önce, nişanlarında takılan çeyrek altınla dalga geçtiler...
Geçen gün fotoğraflarına photoshop yaptırdığı, o kadar da güzel ve ince olmadığı yazıldı...
Şimdi de dizlerini beğenmeyip, bacaklarında selülit ve varis olduğu haber yapıldı...
Magazin basını her kadını "Barbie" yapmaya çalışıyor...
Fakat, önemli bir noktayı atlıyorlar...
Bu aşk işleri selülite, varise bağlı olsaydı Victoria's Secret melekleri, o kanatlarla mutluluktan uçardı değil mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.