Şebnem Bursalı

Bravo Ayhan müdür...

Ne iş yaparsak yapalım, hem iş yaşantımızda hem de günlük yaşantımızda hangimiz bürokrasiden şikayet etmemişizdir ki? Bürokrasinin ağır işlediğinden tutun da, işleri engellediğine kadar varan şikayetleri alt alta yazsam, İzmir'den Ankara'ya kadar yer tutar eminim. Ama her zaman öyle olmuyor. Bazen öyle bürokratlarla tanışıyor ve görüyoruz ki, oturdukları koltuğa, oturdukları makama değer katıyor bu isimler. Hatta, görünmez kahraman bile oluyorlar bazen. İşte, bunlardan birisiyle birlikteydik geçen hafta. EBSO Başkanı Ender Yorgancılar "hadi" dedi ve birkaç saatliğine İzmir 1 No'lu F Tipi Cezaevi'nde, Müdür Ayhan Çapacı'nın konuğu olduk. Buca'daki cezaevini gördükten sonra, tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde kalanların ve bu insanları düzenli olarak ziyaret eden yakınlarının, bu şartlar altında ne kadar 'şanslı' olduklarına tanık olduk.
Yargı mahabirimiz Ali Eyce ile birlikte bütün birimlerini gezdik ve Türkiye'de neden sadece bir tek cezaevine, yani buraya Kal-Der tarafından yılın en iyi ekibi ödülünün ve İSO belgesinin verildiğini anladık. Hatta, Afganistan, Moldovya, Romanya, Bosna-Hersek gibi dünyanın pek çok ülkesinden gelen devlet görevlilerinin, Ayhan Bey'i kendi ülkelerine davet edip deneyimlerini paylaşmasını istediklerini, yani bir anlamda yurtdışına örnek cezaevi modeli ihraç ettiğimizi de gördük.
Ben buradan tüm İzmirlilere sesleniyorum. Bugüne kadar EBSO başta olmak üzere pek çok kişi ve kurum Buca'daki cezaevine yardım etmiş ama yetmez. Buradaki tutuklu ve hükümlülerin sosyal anlamda topluma kazandırılmaları açısından özveriyle çalışan bu personele yardımcı olmak hepimizin hem görevi hem de sorumluluğu. Her şeyi devletten beklemek haksızlık. İşadamları, sivil toplum kuruluşları ve pek tabii ki belediyeler olarak, özellikle sosyal ve kültürel anlamda buradaki insanların hayatını dolduracak alanların açılmasını sağlamak durumundayız.
Ayhan Çapacı'yı ve F Tipi Cezaevi'nin tüm personelini kutluyorum. "Mutlu ziyaretçi-üretken toplum" sloganını hayata geçirmek hepimizin görevi...
Kadının gücü
Haftaya iyi haberlerle başlayalım. Malum, 8 Mart Dünya Çalışan Kadınlar günü yaklaştı. Her yıl Ege'de İzmir'de ve Türkiye'de çok güzel etkinlikler yapılıyor ve çalışan kadının sorunlarıyla birlikte talepleri masaya yatırılıyor. İzmir'in üretken kadınlarının bu yıl çok güzel bir sürprizi var. Bu sadece sürpriz değil, herkese örnek olması gereken bir adım açıkçası. Bundan önce İzmir'deki onlarca kadın kuruluşu ayrı ayrı etkinlikler düzenler, tam doldurulamayan salonlarda verilen mesajlar etkili bir şekilde kamuoyuyla paylaşılamazdı. İşte bu yıl, çok büyük bir işbirliğine ve çok özel bir gövde gösterisine tanık olacağız. Nasıl mı?

BİR EL DE SEN VER

200'e yakın kadın, erkek, çevre, özürlü, çocuk, soroptimist ve lions kulüplerinin aynı çatı altında örgütlendiği Tülay Aktaş Gönüllü Kuruluşlar Güçbirliği Derneği ile 40'tan fazla kadın kuruluşu, bu yılki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü birlikte düzenleme kararı aldılar. Tülay Aktaş Gönüllü Kuruluşlar Derneği Sözcüsü Şener Anadol, İzmir Kadın Kuruluşları Birliği Başkanı Emel Denizaslanı, Uluslararası Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Işılay Saygın, Ege Üniversitesi Kadın Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Nevin Koyuncu ve Dokuz Eylül Üniversitesi Kadın Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Tülay Özüerman, geçen hafta Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nu ziyarete gitti ve bu niyetlerini paylaştılar. Aziz Bey'den de destek isteyip, bir teklifte bulundular:
"Bu yıl, İzmir'den tüm Türkiye'yi ve hatta dünyayı kıskandıracak bir işbirliği gösterisi sunalım. Tüm kadınlar ve erkekler Körfez'de el ele tutuşalım ve çalışan kadının haklarına karşı birlikte hareket ettiğimizi gösterelim."
Aziz Bey'in çok beğendiği ve heyecanla desteklediği bu proje hızla ilerliyor. 8 Mart günü saat 11.00'de kadın-erkek tüm İzmirliler ve hatta il dışından gelmek isteyenler, Cumhuriyet Meydanı'nda buluşacak ve önce Atatürk'ün büstüne çelenk konulacak. Saat 12.00'de de Aziz Kocaoğlu, diğer tüm ilçe belediye başkanları, eşleriyle birlikte ve tüm kadın kuruluşlarının üyeleriyle el ele vererek Körfez'de zincir oluşturacaklar. "Bir el de sen ver" adı verilen bu etkinlik, afişler halinde duyurulacak ve herkes davet edilecek. Daha sonra da İzmirli sanatçı Niran Ünsal konseriyle herkes coşacak.
Türkegül Kocaoğlu, bu projede, tüm kadın birliklerinin başkanlarıyla çok yakın çalışmaya başladı bile. Yüzlerce değil, binlerce İzmirliyi bekliyorlar Körfez'deki el ele buluşmaya. Ben, "Beş bin kişi gelir mi?" dedim ama hem Işılay Saygın hem de Türkegül hanım bu rakamı beğenmedi. 10 binlerce kişinin gelmesi hedefleniyor.
Bu proje beni çok heyecanlandırdı. Ben, 8 Mart'ta saat 12.00'de "Bir el vermek için" Körfez'de olacağım. Bugünden herkesi davet etmeye başlayın ve o gün, o saatte el ele verelim...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.