Seda Kaya Güler

Kendine hayran kadınlar...

Marie Bashkirtseff, 1860-1884 yılları arasında Paris'te yaşamış Rus asıllı bir ressam. Çok güzel bir kadınmış Maire, bir o kadar da bedbaht. Günlüğüne şöyle yazmış; "Neyim ben? Hiçbir şey! Peki, ne olmak isterdim? Her şey..."
Psikologlar, kadınların çoğunun hiçbir şey olmadıkları için bütün ilgilerini korkunç bir saldırganlıkla kendi ben'leri üzerinde topladıklarını söylerler. Ve kendine hayranlığı "her şey"le bir tutacak kadar abarttıklarını...
Belki de bu yüzden şu satırları da yazmış genç ve güzel ressam Marie;
"Hiç kimsenin kollarımı ve gövdemi, bütün o körpeliğimi ve gençliğimi görememesi gerçekten üzücü."
"Eve dönüp soyunuyor, üstümdekilerin hepsini çıkarıyor ve o güne dek hiç görmemişim gibi, vücudumun güzelliği karşısında şaşıyorum. Heykelimi yaptırmalı ama nasıl? Evlenmeden olacak iş değil. Ve hemen, mutlaka evlenmeliyim, yoksa gittikçe çirkinleşip bozulacağım. Sırf heykelimi yaptırmak için bile olsa, bir koca bulmalıyım."
ÖZNE-NESNE
Sadece o mu kendine hayran? 1878-1926 yılları arasında yaşamış Amerikalı ünlü balerin İsadora Duncan da "My Life (Yaşamım) adlı kitabında şu satırları yazmış: "Oyunlardan sonra sırtımda kolsuz gömleğim, başımda güllerle öylesine güzelim ki! Neden bu güzellikten yararlanılmasın? Neden bütün gün beyniyle çalışan bir erkek bu nefis kollar tarafından sarılmasın? Neden birkaç saat güzellikler içinde dertlerini unutup avunmasın?"
Her sevgide bir özne-nesne ikilemesi olduğunu söyler psikologlar. Özne olarak kendini bir sürü şeyden yoksun hissettiğini de sözlerine eklerler. Erkek etkinlileri kendisine yasaktır. Kadınlık, analık, ev kadınlığı gibi işlerde öbür insanlardan ayrılan bir varlık olarak ortaya çıkamaz. Kendini yaptığı işlerle ve eylemlerle tatmin edemeyen kadın da kendine yönelir ve varlığını kendi içinde bulmaya çalışır. Bunu yaparken de, hem bir erkek özne hem de dişi bir nesne olması mümkündür...

AŞIRIYA KAÇMAK

Belki de bu yüzden sevgilisiyle buluşmaya giderken şu satırları kaleme alır 1873'te Paris'te doğmuş Fransızların ünlü tiyatro oyuncularından Cecile Sorel:
"Aynamın önündeyim. Çok daha güzel olmak isterdim. Aslan yelesinden yapılmış fırçamla saçlarımı tarıyorum. Tarağımdan kıvılcımlar fışkırıyor. Başım, altın sarısı ışınlara benzeyen kabarık saçlarım arasında bir güneş gibi duruyor."
Kendine hayranlık dozu artınca, iş tehlikeli olmaya başlıyor. Dolayısıyla İsadora Duncan'ın çocuklarının ölümü üzerine duygularını anlatırken yine kendine olan hayranlığını dile getirmesi hoş kaçmıyor:
"Vücudumun ılıklığını duyuyorum. Bakışlarımı, alabildiğine uzattığım çıplak bacaklarıma, göğüslerimin tatlı yumuşaklığına, hiçbir zaman hareketsiz kalmayan, tatlı dalgalanmalarla havada yüzen kollarıma kaydırıyorum. Ve tam on iki yıldır yorgun olduğumu, şu göğüste on iki yıldır onulmaz bir acının yattığını, şu ellere hüznün işlediğini ve yalnız kaldığım zaman şu gözlerin hiçbir zaman kuru durmadığını fark ediyorum."

BİZİM KADINLAR

Kadınlar üzerine ciltler dolusu kitaplar yazan Simone de Beauvoir, kendine hayran kadın için şunları söyler: "Yüzeysel saldırganlığına rağmen kendini hep tehlike içinde hisseder. Bu yüzden de hep tetikte, sinirli, alıngan ve kaygılıdır. Boş gururu hiçbir zaman doymaz, yaşlandıkça övgü ve başarı ardında koşar, her yanında tuzaklar görmeye başlar, yolunu şaşırır, aklını kaçırır ve çoğu kez çevresine abuk subuk konuşmalarla dolu bir çılgınlık duvarı örer."
Aklıma bir sürü ünlü isim geliyor televizyon ve şov dünyasından kendine hayran diye niteleyeceğimiz. Ve de ün peşinde koşmak için yarışmalara katılan ve ortada hiçbir sebep yokken birbirleriyle dalaşan, kavga eden kadınlar...
Nedense bugün bu eski yazıyı yeniden hatırlamak istedim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.