Seda Kaya Güler

Cinsel istismar gerçeği

Çocuklarımıza korkmak yerine kendilerini korumayı öğretmeliyiz. Her konuda. Özellikle de cinsel istismar konusunda. Bu, sadece kız çocuklarının yaşadığı bir sorun değil, dolayısıyla erkek çocukları için de geçerli.
Nitekim bayram tatilinde 5 yaşındaki bir çocuk "şeker" almak için kapısını çaldığı bir evde tecavüze uğradı. Bu, medyaya yansıyan haberlerden biri.
Üstelik sadece sokakta değil, evde de çocuklar en yakınları tarafından istismara maruz kalıyorlar. Korkunç bir şey ama gerçek. Bu nedenle gerçeklere gözümüzü, kulağımızı kapatıp sessiz kalmak yerine, bu olayların başımıza gelmemesini dilemenin, başlarına bu tür olaylar gelmemesi için önlemler almanın yanı sıra çocuklarımıza kendilerini korumanın yollarını öğretmeliyiz. Şevki Sözen'in şu sözlerine kulak vermeliyiz mesela.

BEDEN ONUN

Diyor ki İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Profesör. Dr. Şevki Sözen: "Büyürken ona bedeninin kendine ait olduğunu ve bedeninin özel bölgeleri olduğu bilincini öğretmeliyiz."
Çocuklarımıza, "Bu beden sana ait. Yaşın gelip de bedenini başka bedenlerle birleştirmek istediğinde, ne sen karşındakini, ne de o seni zorlayabilir" demeliyiz ve "Ola ki biri sana istemediğin bir dokunuşta bulundu, o zaman gel bana söyle!" güvenini vermeliyiz.
Yani çocuk böyle bir olayla yaşadığında, bir de "Aileme söylersem, beni sevmez, istemez, döverler" endişesi yaşamamalı. Çünkü bu korkuyla istemediği olayları defalarca yaşamak zorunda kalabiliyor.
Müge Anlı'nın programının daimi uzmanlarından biri olan Şevki Sözen, Ayşe Arman'a verdiği röportada önemli konulara dikkat çekiyor.
ZORLA EL ÖPTÜRME
Çocuk yetiştirirken yapılan en büyük hatalardan birinin "büyüklerin elini öptürmek" olduğunu söylüyor.
"Öpmek istemeyen çocuğa zorla el öptürürüz. Çünkü çocuğumuzu değil, o amcayı ya da dayıyı düşünürüz. Çünkü biz, başkaları için yaşayan bir toplumuz. Başkasına ayıp olmasın, aman elalem ne der? Bütün bu kaygılarımız çocuğumuza bedeninin kendisine ait olmadığı hissini verir" diyor.
Oysa o beden onun. O karar verecek kime dokunup, kimin elini öpeceğine. İstiyorsa gidip öper, sarılır. Ama o kişiyi sevmiyorsa ve istemiyorsa sarılıp, öpmek zorunda değil. "Merhaba" demesi yeterli.
İSTENMEYEN HER DOKUNUŞ
Bir tespiti daha var Sözen'in ki bence o da çok önemli. O da bir hareketin ne zaman cinsel istismar sayılıp sayılmayacağı konusu. İstenmeyen cinsel amaçlı her dokunuşun cinsel istismar olduğunun altını çiziyor Şevki Sözen. "İstenmeden yapılmışsa ve dokunan kişi bundan haz almışsa, cinsel istismardır. Sürtmek de cinsel istismardır"diyor. Bitmedi. Dahası da var. "Bir kadın bir adamın evine gidebilir, ya da evine davet edebilir. Sevişmek isteyebilir ama herhangi bir şeyden hoşlanmadığı için fikir değiştirdiği için vazgeçebilir. Bu erkek için de geçerli. Bir şeyden rahatsız olduğu anda çekip gidebilir. O noktadan sonra karşı tarafın her zorlayıcı hareketi cinsel istismara girer." Bilmem anlaşıldı mı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.