Sezer Altan

İnovasyon, Sağlık Turizmi ve İzmir

Yenilik anlamını taşıyan inovasyon dilimize Latince'den geçmiş olup Türkçe'de yenilik, yenileme gibi sözcüklerle açıklanmaya çalışılsa da, anlamı tek bir sözcükle anlatılamayacak kadar geniştir.
Yeni fikirlerin hayata geçirilmesi, ürün, hizmet veya sistem çıkarılmasıyla ve ardından bu ürün ve hizmetlerin pazarlanması veya sistemlerin uygulanmaya başlanmasıyla inovasyon yapılmış olur ve toplumsal fayda da sağlanmış olur.
Dolayısıyla, inovasyon öyle basit anlamlı bir yenilenme değil, yenilenmenin kuramsal aşamasından ele alarak yenilik ürününü de içine katarak pazarlanabilme niteliğini kabul eden bir süreç olduğunu anlayabiliriz.
Günümüzün hızla değişen, gelişen rekabet ortamında ayakta kalabilmek adına şirketlerimizin ürünlerini, hizmetlerini ve üretim yöntemlerini sürekli olarak değiştirmeleri ve yenilemeleri gerekmektedir.
Burada da inovasyonun olması gereken bir süreç olduğunu vurgulayabiliriz.
Ülkelerin, bölgelerin illerin bir konuda markalaşması uzmanlaşması sonucunda yenileşir gelişir kalkınır. Ülkemizde Ankara bürokrasi ve başkent olmasının avantajını kullanmakta, İstanbul Finans merkezi, Antalya yaz turizmini alarak büyüyüp gelişmektedir.
İzmir ise Sağlık ve Sağlık turizmi konusundaki iklimsel coğrafi kültürel inovatif avantajlarını kullanarak sağlık turizmi konusunda markalaşmalıdır.
EXPO'nun temasının sağlık olduğunu düşünürsek İzmir'in bu konudaki avantajları çok fazla. Özellikle Ege iklimi ve insan kaynağıyla tüm dünyaya hitap eder yapıda. Eğitim, sağlık, turizm, yeme içme ve eğlence, fuarlar ve kongre turizmi, önemli dini merkezleri barındırması bu konudaki başlıca zenginliklerimiz.
Doğru planlanması durumunda yılın 12 ayına yayılacak şekilde bu sektörleri harekete geçirecek çalışmaların yapılması gerekiyor.
İzmir bu avantajlarının yanında Dokuz Eylül Üniversitesindeki ve dünyadaki gelişmelere paralel düşünürsek önümüzdeki dönemde İzmir sağlık turizminin ve inovasyonunun cazibe merkezi olacaktır.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık yerleşkesi içinde bulunan İzmir Uluslararası Biyotıp ve Genom Merkezi (İBG) 200 milyon liralık yatırım bütçesi ile Güney Avrupa ve Ortadoğu'nun en büyük AR-GE merkezidir. Bu merkez İzmir'i uluslararası sağlık AR-GE ve inovasyon merkezi yapacak bir projedir. Öte yandan Dokuz Eylül Üniversitesi sağlık yerleşkesi içinde İBG ile entegreli olarak çalışacak Türkiye'nin ilk ve tek gerçek temalı sağlık teknoparkı DEPARK'ta kuruldu. Bu proje ile İzmir Sağlık turizmi ve sağlık inovasyonunun başkenti yapacak projedir.
Son yıllarda, ülkemizin de gelişmiş ülkelerdeki nitelikli sağlık hizmetleriyle rekabet edebilecek düzeyde sağlık hizmetleri sunmasından dolayı ülkemize dünyanın dört bir yanından tedavi amacıyla turistler gelmektedir. Avrupa standartlarıyla yarışabilecek düzeyde özellikle büyük illerde özel sağlık kuruluşları artmaya başlamıştır.
Son söz gerekli çalışmalar yapılır avantajlar kullanılırsa İzmir Sağlık Turizminin ve İnovasyonun başkenti olur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.