• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
AVM’de turlamak hiçbir çocuğu mutlu etmez FİLİZ İÇKE ÖNAL AVM’de turlamak hiçbir çocuğu mutlu etmez filizicke@hotmail.com Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 05.05.2019, 00:00

"Çocuklarınıza sevginizi, onlara zamanınızı ayırarak gösterin. Çünkü kişi çocukluğunda sevilmediğinde sevmekte zorlanmakla kalmaz, kendisinde sevgi düşmanlığı da gelişebilir. Böyle kişiler en küçük bir sevgi emaresine tahammül edemediği gibi huzurlu insan görmeye de gelemez." Bu sözler, Çocuk Psikiyatrı Doç. Dr. Veysi Çeri'ye ait...
Etrafımdaki pek çok yetişkinin çocukluğuna 'pat diye' iniverdim mesela. Ama konu bu değil elbette...
Bir çocuk nasıl sevilir, sevildiğinden nasıl emin olur, biz onları çok severken, 'istemeden de olsa' nasıl hatalar yapıyoruz biraz bunlara kafa yoralım istiyorum. Başlayalım mı?

ZENGİNLER GALİBA!

Mesela hafta sonu saatlerce bir AVM'de vitrin seyretmek, illa ki oyuncakçıya girmek, meşhur fast food zincirlerinde zehirlenmek, nihayetinde de bitmiş bir halde eve dönmek çocukla iyi vakit geçirmek mi?
Ya dışarıda yenilen akşam yemekleri? Geçenlerde bütün akşam arkamızdaki masada oturan çekirdek ailenin bir cümlelik sohbetini duymadık mesela. Deniz göz ucuyla şöyle bir süzüp "Zenginler galiba" dedi. Hepsinin önünde birer tablet vardı çünkü!
Ya da gözümüzü ayırmadan izlediğimiz televizyon dizileri ve elimizden düşmeyen akıllı! telefonlardan dolayı, duysak da anlamadığımız sorularına "Hıı, tamam, evet, hayır" gibi saçma sapan cevaplar vermekle iletişim mi kurmuş oluyoruz?
Tamam dövmüyoruz da; bağırmayı, bir şeyi yapamadığında destek olmak yerine yıkıcı şekilde eleştirerek özgüvenini yerle bir etmeyi şiddetten saymamakla doğru mu yapıyoruz?
"Başka çocuklarda kıyaslamayın" demekten uzmanların dilinde tüy bitmişken, "Bak falancaya..." diye başlayan cümlelerle motive etmeye çalışıyor olmamız doğru mu?
"Ay biz böyle miydik", "Bizim zamanımızda...", "Eskiden ... mi vardı" diye bin yıllık klişeleri bıkıp usanmadan tekrarlamakla ne kadar sıkıcı olduğumuzun farkında mıyız?
"Terliklerini giymezsen annen olmam", "Ders çalışmazsan baban olmam" diyerek aslında komik bile olmadığımızı, 'ağır' saçmaladığımızı biliyor muyuz?

SADECE HATIRLA...

Velhasılıkelam; yanlışın bini bir para. Oysa arayan için bilgiye ulaşmak çok kolay günümüzde. Yine de üşeniyorsan, en kestirmesinden anlatayım:
Hatırla kardeşim. Kendi çocukluğunu hatırla.
Sadece su ve toprakla saatlerce nasıl oynadığını hatırla.
Dizine uzandığın büyüklerinden aldığın 'değerler eğitimi'ni hatırla.
Terlediğin bir oyunun zevkini, hiçbir pahalı oyuncağın vermediğini hatırla.
Acıkınca yediğin o salça ekmeğin tadını hatırla.
Yaramazlık yaptığında, annenin bütün ilgisini çekmekten, seninle uzun uzun konuşmasından aldığın zevki hatırla. Aynı ilgiyi istediğin için tekrar tekrar yaptığın yaramazlıkları hatırla.
İp ve topla doruğa çıkan piknik coşkusunu, şıpıdık terlik ve mayo ile hazır olduğun deniz tatillerinin sevincini hatırla.
Bunların içinde olduğu bir çocukluk ver ona da.
Dolapta salça vardır mutlaka, topu da yoldan alırsın artık. İyi pazarlar!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN